Goss türkçesi Goss nedir
Goss ile ilgili cümleler
English: He loves to gossip.
Turkish: O, dedikodu yapmayı sever.
English: Ali and Mary like to gossip about celebrities.
Turkish: Ali ve Mary, ünlüler hakkında dedikodu yapmayı severler.
English: Ali isn't the type of person who gossips.
Turkish: Ali dedikodu yapan insan türü değildir.
English: He likes to gossip, therefore he has a lot of enemies.
Turkish: Dedikoduyu sever,bu nedenle çok düşmanı var.
English: Ali loves to gossip.
Turkish: Ali dedikodu yapmayı seviyor.
Goss ingilizcede ne demek, Goss nerede nasıl kullanılır?
Gossamer : Çok ince bir tür bürümcük. İnce kumaş. İncecik. Çok ince şey. Bürümcük. Çok hafif. Hafif. Hafif ve incecik. İncecik şey. İnce.
Gossamers : İnce. Havada uçan ince örümcek ağı. Bürümcük. İnce kumaş. Hafif. Çok ince bir tür bürümcük. İncecik. Hafif ve incecik. İncecik şey. Örümcek ağı.
Gossamery : Dayanıksız. Hafif ve hassas. İncecik bir şey. Bürümcükle ilgili.
Gossan : Demir başlık. Demir şapka. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Sülfürlü maden yataklarının, üst kesimindeki paslaşma kuşağını oluşturan gözesel limonit örtüsü.
Gossip : Dedikodu etmek. Dedikodu yapmak. Çene çalmak. Dedikodu. Dedikoducu kimse. Gevezelik etmek. Söz. Kov. Kaynatmak.
Gossiper : Dedikodu yayan kimse. Dedikodular yayan kimse. Dedikoducu kimse. Dedikodu yapan kimse. Dedikoducu.
Gossoon : Delikanlı. Genç (irlanda terimi). Delikanlı (irlanda terimi).
Gossiped : Kov. Kaynatmak. Dedikodu. Gevezelik etmek. Gevezelik. Dedikodu yapmak. Laf yetiştirmek. Söz. Dedikodu etmek. Çene çalmak.
Gossipy : Boşboğaz. Dedikodulu. Dedikoducu. Geveze.
Gossipry : Söylenti. Manevi ilişki veya yakınlık. Dedikodu. Benzersiz yakınlık. Bir kişi ve ona parasal kaynak sağlayanlar ile arasındaki yakınlık. Diğer insanların özel ilişkileri hakkında olan boş konuşma. Hoşbeş.
İngilizce Goss Türkçe anlamı, Goss eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Goss ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Chitchats : Sohbet. Çene. Hasbıhal. Muhabbet. Laklak. Gevezelik. Çene çalma. Çene çalmak. Havadan sudan konuşmak.
Grapes : Üzümler. Koyu mor renge ait. Bağsur. Koyu mor renkle ilgili.
Gorse : Dikenli katırtırnağı. Katırtırnağı. Avrupa dikenli katır tırnağı.
Blackthorn : Karadiken. Çalıdikeni. Çakal eriği. Çakaleriği. Güvem.
Hearsays : Kulak dolgunluğu. Söylenti. Kulaktan dolma. Bir tanığın başka bir kimseden aldığı bilgilere dayanarak yaptığı tanıklık. Duyuma dayalı anlatım. Söz. Rivayet. Şayia.
Gorses : Dikenli katırtırnağı. Avrupa dikenli katır tırnağı.
Gossipry : Manevi ilişki veya yakınlık. Söylenti. Benzersiz yakınlık. Hoşbeş. Diğer insanların özel ilişkileri hakkında olan boş konuşma. Bir kişi ve ona parasal kaynak sağlayanlar ile arasındaki yakınlık.
Chat up : Ayarlamak. Konuşarak tavlamaya çalışmak. Birine yazmak veya asılmak. Tavlamak. (argo) havadan sudan konuşma. Flört etmek. (birine) yazılmak. Tavlamaya çalışmak. (birine) asılmak.
Cank : Laklak etmek. (argo) sohbet. Konuşmak.
Financial loss : Maddi bilanço. Maddi kayıp. Maddi hasar. Mali kayıp.
Goss synonyms : transferred property, transferred possession, wastage, diminution, gossips, blackthorns, reducing, epilation, grapevine, forfeit, gossip, dirt, decline, claver, sacrifice, whin, hearsay, forfeiture, grapevines, furze, chitchat, sloe, furzes, sloes, black thorn, gossiped.
Goss zıt anlamlı kelimeler, Goss kelime anlamı
Net : Herhangi bir ölçüden çıkarılması gerekenler çıkarıldıktan sonra kalan bölük. Tül. Çoğu kez düşçül oyunlarda, sahnedeki görüntüye uçuculuk, gerçek dışı, düşsel ya da anısal bir hava vermek ereğiyle kullanılan tül perde. Masatopu oyununda alanı iki eşit bölüme ayıran, uzunluğu 1.83 m., üst kenarının masa yüzeyinden yüksekliği 15,5 cm. olan ipten kafes örgü. Tenis, bilgisayar, masa tenisi, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro, voleybol alanlarında kullanılır. Uçantop oyununda iki takımın alanını ayıran, iki direk arasına belli ölçü ve yükseklikte gerilen, ipten örülü delikli perde. Oyun alanını ortadan ikiye bölen ve ortasında yerden yüksekliği 91 cm. olan ipten kafes örgü. Katıksız. Süzek. Ağ.
Employee : Çalışan. Eleman. Adam. Görevli. Hizmetli. İşçi. Memur. Personel. Müstahdem.
Goss ingilizce tanımı, definition of Goss
Goss kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Gorse.

Bu kısımda Goss kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Goss ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Goss anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Goss ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.