Coddled türkçesi Coddled nedir

  • Pohpohlanmış.
  • Nazlı alıştırmak.
  • Aşırı şımartılmış (çocuk).
  • Bir dediği iki edilmeyen.
  • Özenle bakmak.
  • Gül bebek.
  • Kaynatmak.
  • Şımartmak.
  • Hafif ateşte pişirmek.
  • Üzerine titremek.

Coddled ile ilgili cümleler

English: Ali was a sickly child and was mollycoddled by his parents.
Turkish: Ali hastalıklı bir çocuktu ve ana babası tarafından şımartılmıştı.

Coddled ingilizcede ne demek, Coddled nerede nasıl kullanılır?

Coddled egg : Haşlanmış yumurta.

Mollycoddled : Nazenin. Üstüne titremek.

Coddle : Üzerine titremek. Çok üstüne düşmek. Hafif ateşte pişirmek. Ağır ateşte kaynatmak. Hafif ateşte kaynatmak. Kaynatmak. Üstüne düşmek. Özenle bakmak. Şımartmak. Üstüne titremek.

Coddler : Kaynatıcı. Sıcak su içerisinde yavaşça yemek hazırlayan kimse.

Coddlers : Sıcak su içerisinde yavaşça yemek hazırlayan kimse. Kaynatıcı.

Mollycoddles : Şımartmak. Üstüne titremek. Hanım evladı. Muhallebi çocuğu.

Coddling : Çok üstüne düşmek. Özenle bakmak. Üzerine titremek. Şımartmak. Üstüne titremek. Üstüne düşmek. Hafif ateşte kaynatmak. Ağır ateşte kaynatmak. Nazlı alıştırmak. Hafif ateşte pişirmek.

Alaska cod : Alaska morinası.

Codding : Morina balığı. Mezgitgiller. Morina (balığı). Dalga geçmek. İşletmek. Ödemeli. Morina. Teslimatta ödemeli. Sazanlamak. Morina balığ.

 

Mollycoddle : Hanım evladı. Şımartmak. Üstüne titremek. Nazlı büyütmek. Muhallebi çocuğu.

İngilizce Coddled Türkçe anlamı, Coddled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coddled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gossip : Çene çalmak. Söz. Gevezelik etmek. Bir birey ya da toplumsal küme üzerinde, yüze karşı değil arkadan sözlü saldırıda bulunmak yoluyla toplumsal denetim kurma. Kov. Dedikodu. Dedikodu yapmak. Dedikodu etmek. Laf yetiştirmek.

Gossips : Laf yetiştirmek. Dedikodu yapmak. Çene çalmak. Kov. Dedikodu. Dedikodu etmek. Gevezelik. Söz. Gevezelik etmek.

Babying : Bebek muamelesi yapmak. Aşırı bir özenle bakmak. Çocuk. Hayvan yavrusu. Bebeksi. Bebek. Yavru. Her ihtiyacını karşılamak.

Snuggle : Sarılıp yatmak. Sarınıp yatmak. Kıvrılıp yatmak. Yanına kıvrılmak. Kıvrılmak. Kucaklamak. Sarılmak. Sokulmak. Yanına sokulmak.

Cockers : Cocker. Avcı köpeği. Ahbap.

Cherishes : Kuşsütü ile beslemek. Bağrına basmak. Aziz tutmak. Gütmek. Değer vermek. Sevgi ile muamele etmek. Beslemek. El üstünde tutmak. Değerli tutmak.

Do by : Davranmak.

Treat : İşlemek. Muamele etmek. Zevk veren şey. Tedavi etmek. Otamak. İkram. Ziyafet. Bahsetmek. Zevk. Otalamak.

Spoiled : Berbat olmuş. Acımış. El bebek gül bebek. Bozulmuş. Defolu. Nazenin. Bozuk (yiyecek veya içecek). Kusurlu. Şımartılmış.

Nestle : Kurulmak. Barındırmak. Daldalanmak. Bağrına basmak. Sokulmak. Yaslamak. Birbirine sokulmak. Sığınmak. Yerleştirmek. Gömülmek.

Coddled synonyms : indulge, hold tight, hold close, cosseting, dote, coddle, nuzzle, mollycoddle, coshers, cherishing, seethes, gossiped, boil, flattered, cherish, scald, boils, bubble, baby, featherbed, coshering, dote on, clutch, cling to, handle, petted, coddles, scalds, babied, pamper, dance attendance on, spoil, chew the fat.

 

Coddled zıt anlamlı kelimeler, Coddled kelime anlamı

Undamaged : Zarar görmemiş. Hasar görmemiş. Sağlam.

Warm : Candan. Canlı. Isınma. Samimi. Taze. Sıcak. Isınmak. Sıcak yer. Sıcak tutan. Kızmak.