Coddler türkçesi Coddler nedir

  • Sıcak su içerisinde yavaşça yemek hazırlayan kimse.
  • Kaynatıcı.

Coddler ingilizcede ne demek, Coddler nerede nasıl kullanılır?

Coddlers : Sıcak su içerisinde yavaşça yemek hazırlayan kimse. Kaynatıcı.

Coddle : Kaynatmak. Özenle bakmak. Hafif ateşte kaynatmak. Hafif ateşte pişirmek. Üstüne düşmek. Üstüne titremek. Ağır ateşte kaynatmak. Üzerine titremek. Çok üstüne düşmek. Nazlı alıştırmak.

Coddled : Nazlı alıştırmak. Bir dediği iki edilmeyen. Kaynatmak. Aşırı şımartılmış (çocuk). Üzerine titremek. Pohpohlanmış. Özenle bakmak. Hafif ateşte pişirmek. Gül bebek. Şımartmak.

Coddled egg : Haşlanmış yumurta.

Coddles : Hafif ateşte pişirmek. Nazlı alıştırmak. Ağır ateşte kaynatmak. Kaynatmak. Özenle bakmak. Üzerine titremek. Hafif ateşte kaynatmak. Şımartmak. Çok üstüne düşmek. Üstüne düşmek.

Mollycoddles : Şımartmak. Hanım evladı. Üstüne titremek. Muhallebi çocuğu.

Mollycoddled : Nazenin. Üstüne titremek.

Codding : Ödemeli. Teslimatta ödemeli. İşletmek. Morina. Morina balığ. Mezgitgiller. Morina balığı. Dalga geçmek. Morina (balığı). Sazanlamak.

Coddling : Üstüne titremek. Üzerine titremek. Şımartmak. Üstüne düşmek. Çok üstüne düşmek. Hafif ateşte kaynatmak. Kaynatmak. Ağır ateşte kaynatmak. Hafif ateşte pişirmek. Nazlı alıştırmak.

 

Atlantic cod : Atlantik morinası.

İngilizce Coddler Türkçe anlamı, Coddler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coddler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mortal : İnsanoğlu. Çok büyük. Fani. Ölümle ilgili. Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan. İnsan. İnsanlık. Amansız. Geçici. Mortal.

Somebody : Kimisi. Biri. Şahsiyet. Bazısı. Önemli birisi. Önemli kimse. Birisi. Bir kimse. Kimse.

Individual : Başlıbaşına. Özgün. Birbirinden ayrı. Bireysel. Ferdi. Kişisel. Zat. Kişi. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Şahsi.

Spoiler : Hava deflektörü. Kanatların üzerindeki hava akışını dağıtarak kaldırma kuvvetini azaltan kumanda yüzeyi. Rüzgarlık. Hava freni. Hızlı spor otomobillerin arka tarafına yerleştirilen hava yönlendirici kanat. Çapulcu. Hız kesici kanat. Kanatların üzerindeki hava akışını dağıtarak veya bozarak kaldırma kuvvetini azaltan kumanda yüzeyi. Uçak fren kanadı. Bozan.

Soul : Kişi. Can. Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık. Zencilerle ilgili. Zencilere ait. Öz. Timsal. Temel direk. Ruh.

Person : Can. Kişilik. Adam. Beden. Zat. Tip. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Kimse. Vücut.

Someone : Bir kimse. Önemli kimse. Biri. Şahsiyet. Kimse. Birisi.

Boiler : Kazan. Buhar kazanı. Kaynatma kazanı. Haşlanan kümes hayvanı. Kaynatan kimse. Su ısıtıcısı. Kalorifer kazam. Buğu kazanı.

Coddler synonyms : mollycoddler, pamperer, coddlers.