Şımartmak nedir, Şımartmak ne demek

  • Şımarmasına yol açmak

"Şımartmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Herifi şımartıp da bu hâle koyan sen değil misin?" - E. E. Talu

Şımartmak anlamı, tanımı:

Şımartma : Şımartmak işi.

Şımarma : Şımarmak işi.

Açmak : Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yapmak, düzenlemek. Yarmak. Ferahlık vermek. Engeli kaldırmak. Geçit sağlamak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Bir konu ile ilgili konuşmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Alışverişi başlatmak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Görünür duruma getirmek. Alanını genişletmek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yakışmak, güzel göstermek. Savaşla almak, fethetmek.

Yol : Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Kumaşta bulunan çizgi. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Gaye, uğur, maksat. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Gidiş çabukluğu, hız. Kez, defa. Yolculuk. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Hile, tuzak. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.

 

Diğer dillerde Şımartmak anlamı nedir?

İngilizce'de Şımartmak ne demek? : n. cosset

v. spoil, spoonfeed, baby, featherbed, cocker, coddle, cosher, dandle, indulge, pamper, pet

Fransızca'da Şımartmak : gâter, chouchouter

Almanca'da Şımartmak : v. hätscheln, verhätscheln, verwöhnen, verziehen

Rusça'da Şımartmak : v. распускаться, избаловываться, распуститься, избаловаться