Hamper türkçesi Hamper nedir
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Engellemek.
- Yokuş yapmak.
- Kapaklı sepet.
- Travay.
- Olmak.
- Köstek olmak.
- Engel oluşturmak.
- Zorluk çıkarmak.
- At veya sığırın yer değiştirmesini yere düşmesini engellemek için hayvanın içine sokulduğu etrafı kalın demir çubuklarla çevrili yer.
- Kösteklemek.
- Aksatmak.
- Güçleştirmek.
- Engel olmak.
Hamper ile ilgili cümleler
English: Tom tossed his dirty clothes in the hamper.
Turkish: Тom kirli elbisesini sepete attı.
English: Please be quiet and don't hamper my work.
Turkish: Lütfen, sessizce otur ve beni çalışırken rahatsız etme.
English: Heavy rain throughout the night has hampered efforts to rescue survivors from the stricken ferry.
Turkish: Gece boyu süren sağanak yağış, mahsur kalan feribottaki kazazedeleri kurtarma çalışmalarına sekte vurdu.
English: Ali tossed his dirty clothes in the hamper.
Turkish: Ali kirli elbiselerini sepete attı.
Hamper ingilizcede ne demek, Hamper nerede nasıl kullanılır?
Christmas hamper : Noel hediye sepeti.
Hampered : Köstek olmak. Geciktirilmiş. Zorluk çıkarmak. Engellemek. Engellenmiş. Engel olmak. Aksatmak.
Hamperer : Önleyici. Engel olan veya zorlaştıran kişi veya nesne. Engelleyici.
Hamperers : Engelleyici. Önleyici. Engel olan veya zorlaştıran kişi veya nesne.
Hampering : Aksatmak. Engelleyen. Engel olmak. Engellemek. Engelleyici. Zorluk çıkarmak. Köstek olmak.
Champerty : İlgisinin bulunmadığı bir davada taraflardan birine yardım etme. Başkasına ait dava hakkının satın alınması. Başkasın ait dava hakkının satın alınması.
Hampers : Engel oluşturmak. Güçleştirmek. Kösteklemek. Yokuş yapmak. Engellemek. Köstek olmak. Olmak. Zorluk çıkarmak. Aksatmak. Engel olmak.
Hampshire : İngiltere'de bölge. Güney ingiltere'de kontluk. İllinois eyaletinde yerleşim yeri.
Champertor : Başkasına ait bir dava hakkını satın alan kimse. Başkasına ait bir dava hakkını satın alma suçunu işleyen kimse.
Champertous : (hukuk) champerty (başkasına ait dava hakkının satın alınması) ile alakalı.
İngilizce Hamper Türkçe anlamı, Hamper eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hamper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Kesimevi. Mezbaha.
Trammelling : Tuzağa düşürmek.
A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.
Obstructs : Zorlaştırmak. Tıkamak. Engel teşkil etmek. Menetmeye çalışmak. Tıkanmak. Kapamak. Engellenmek. Mani olmak.
Fettering : Bağlamak. Elini ayağını bağlamak. Bukağılamak. Pranga vurmak. Zincire vurmak. Ayağına zincir vurmak. Prangaya vurmak. Zincir vurmak.
Delay : Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. Tiyatro oyununda bir durumun çözümünü bile bile geciktirmek. seyircinin ilgisini canlı tutmak için çözümü geriye atmak. Ertelemek. Tehir. Gecikme. Oyalamak. Geciktirmek. Alıkoymak. Sonraya bırakmak.
Hobbles : Topallama. Ayaklarını birbirine bağlamak (at). Aksayarak yürümek. Köstek vurmak. Duraksamak. Topallamak. Bukağı vurmak. Aksamak.
Abide : Sadik kalmak. Kalmak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Dayanmak. Sakin olmak. İkamet etmek. Dözmek. Yaşamak. Çekmek. Katlanmak.
Fashes : Canını sıkmak. Zahmet vermek.
Baulking : Durdurmak. Kaçınmak. Ayak diremek. İnat etmek. Duraksamak. Ket. Sürülmemiş tarla. İnatla yürümemek. Engel.
Hamper synonyms : frustrates, be present, avert, push about, amount to, clogged, hampers, cast a damp over, strangle, complicate, hampering, be in the way, disrupts, abdominal fat necrosis, a clay, becoming, handcuff, shackling, enfetters, cuff, prevents, becomings, hamstringing, clog, averted, avoid, becometh, hobble, hamstring, a crochordon, put a crimp in, impedes, blankets.
Hamper zıt anlamlı kelimeler, Hamper kelime anlamı
Advantage : İntifa. Fayda. Yarar. Çıkar. Üstünlük. Bir kişi, nesne, durum ya da koşuldan yana olan, başarı ya da kazançta yardımı dokunan olumlu özellikler, bkz.götürü. İyilik. Getiri. Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu. Menfaat.
Hamper ingilizce tanımı, definition of Hamper
Hamper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To encumber. To insnare. A large basket, usually with a cover, used for the packing and carrying of articles. An oyster hamper, which contains two bushels. A shackle. To put a hamper or fetter on. A clothes hamper. To entangle. Anything which impedes. To put in a hamper. A fetter. As, a hamper of wine. Hence, to impede in motion or progress. To embarrass. To shackle. To inveigle.

Bu kısımda Hamper kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hamper ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hamper anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hamper ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.