Fashes türkçesi Fashes nedir

  • Zahmet vermek.
  • Zorluk çıkarmak.
  • Canını sıkmak.

Fashes ingilizcede ne demek, Fashes nerede nasıl kullanılır?

Fashed : Zahmet vermek. Canını sıkmak. Zorluk çıkarmak.

Fash : Zahmet vermek. Zorluk çıkarmak. Canını sıkmak.

Fashion : Biçimlendirmek. Kılık kıyafet. Yapmak. Göreneğe bakarak daha kısa süreli olan, çabuk değişebilen, öykünme yoluyla yayılan geçici davranış, giyim ve yaşama biçimi. Meydana getirmek. Adet. Dış görünüş. Tarz. Moda. Oluşturmak.

Fashion conscious : Modayı takip eden. En son moda trendlerine önem veren veya dikkat eden. Modaya duyarlı. Moda ile ilgilenen. Moda bilinci.

Fashion design : Giysi ve aksesuar tasarımı ile alakalı uygulamalı sanat. Moda tasarımı. Modacılık.

Fashion monger : Moda malların satıcısı.

Fashion model : Manken. Mevcut giysi stillerini sunan veya modelliğini yapan kimse. Model.

Fashion parade : Defile. Moda sergisi. Moda fuarı.

Fashion photographs : Güncel modaya uygun giysi ve diğer kıyafetlerin fotografları. Moda fotografları.

Fashion plate : Model. Elbise modeli. Moda resimleri. Gösteriş düşkünü. Modayı takip eden kimse.

İngilizce Fashes Türkçe anlamı, Fashes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fashes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Hang : Asılı durmak. Asmak. İpe çekmek. Takmak. Batmak. Eğmek. Sarkıtmak. Kapma. Dayanmak. Bağlanmak.

Bother : Sıkıntı vermek. Dert vermek. Sıkıntı. Rahatsız etmek. Üzülmek. Baş belası olmak. Daraltmak. Sinir etmek. Zahmet.

Discommoding : Rahatsız etmek. Rahatsızlık vermek. Taciz etmek.

Velcro : Cırt. Kanca ve halka kapanması (cırt cırt). Velkro bağlayıcı kuşak. Cırt cırt. Cırt-cırt bant. Fermuar ve düğmelerin yedeği olarak kullanılan karşılıklı iç içe geçerek kilitlenen iki naylon şeritten (birisinde minik yumuşak döner tüyler, diğerinde minik sert kancalar bulunan) yapılan bir bağlama malzemesi markası. Cırtcırt.

Cast anchor : Demirlemek. Demir atma. Demir atmak.

Discommoded : Rahatsız etmek. Rahatsızlık vermek. Taciz etmek.

Raise difficulties : Engel çıkarmak. Müşkülat çıkarmak. İşi yokuşa sürmek. Zora koşmak. Güçlük çıkarmak. Yokuş yapmak. Yolu yokuşa sürmek.

Discommode : Rahatsız etmek. Taciz etmek. Rahatsızlık vermek.

Hang up : -i çok beğenmek. Çamaşır asmak. Asmak. Kapamak (telefon). İçin yanıp tutuşmak. Telefon kapatmak. Ertelemek. Kapamak. Telefonu kapamak. Telefonu kapatmak.

Garter : Jartiyer. Dizbağı. Diz bağı takmak. Diz bağı. Jartijer kullanmak. Kol bağı. Çorap bağı.

Fashes synonyms : pappa, coapt, rope up, sew together, wedge, button, brooch, rivet, stonewall, stake, buckle, bar, fashed, father in law, bandage, belay, deposit, clamp, bothers, cast down, bight, berth, annoy, demurred, cleat, impose on, incommode, papa, anchor, fash, make it warm for somebody, fix, inconvenienced.

Fashes zıt anlamlı kelimeler, Fashes kelime anlamı

Female parent : Kadın ebeveyn. Anne.

 

Mother : Zemin. Anne gibi bakmak. Anne gibi davranmak. Valide. Analık yapmak. Kaynak. Analık. Doğurmak. Ana. Annelik etmek.

Child : Soy bakımından oğul veya kız. Mecazi anlamda. Çocuk. Bala. Toy. Yavru. Tam tarifeye tabi olmayan yaşça küçük kişi. Tıfıl. Çaylak. Evlat.

Fashes antonyms : unstaple, unwire, unbar, unzip, unbutton, unpin, unlock, dislodge, unhook, unbelt, untie, unbuckle, detach, unfasten, unchain.