Üzülmek nedir, Üzülmek ne demek
"Üzülmek" ile ilgili cümle
- "Bu apartmandan başka yere gideceksiniz diye üzülüyorum." - P. Safa
- "Karısının düştüğü bu hâle üzülmek şöyle dursun ona çok defa dadı kalfa muamelesi etmekten çekinmezdi." - R. N. Güntekin
Yerel Türkçe anlamı:
Yorulmak, ezilmek.
Kumaş, ip ve benzeri nesneler eskimek, incelmek, aşınmak.
İnme inmek.
Hastalık yinelenmek.
İncelmek, yıpranmak, eskimek, kopacak duruma gelmek (kumaş ve benzeri için).
Zayıflamak.
Hastalık yinelemek, artmak.
Diğer sözlük anlamları:
Yüzülmek.
İyileşmeğe yüz tuttuğu halde yeniden hastalanmak.
Kopmak, koparılmak, kırılmak, kopup dağılmak, bozulmak, kesilmek, sökülmek, uzaklaşmak.
Alâkayı kesmek.
Üzülmek anlamı, tanımı:
Üzülme : Üzülmek durumu.
Üzme : Üzmek işi.
Üzüntü : Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür.
Duymak : Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. İşitmek, ses almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.
Kaygılanmak : Kaygı duymak, üzülmek.
Konu : Üzerinde konuşulan şey, bahis. Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje.
Olmak : Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Bulunmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek veya yapılmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Yitirmek, elinden kaçırmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Uymak, tam gelmek. Sarhoş olmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Sürdürmek, yürütmek. Yaklaşmak, gelip çatmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Geçmek, tamamlanmak. Yol açmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek.
Üzülmek ile ilgili Cümleler
- Hâlâ Mary ile arama girip ilerisi için kötü dileklerde bulunacaksan senin için üzülmekten başka bir çarem olmayacak.
- Her neyse, üzülmek zorunda değilsin.
- Onun için üzülmekten kendimi alamadım.
- Üzülmek için hiçbir neden yok.
- Ali için üzülmekten kendimi alamıyorum.
- Üzülmek ve ağlamaktan başka şeyler yapmam lazım.
- Onun için üzülmekten başka bir şey yapamıyorum.
- Ali artık Mary hakkında üzülmek zorunda değil.
Diğer dillerde Üzülmek anlamı nedir?
İngilizce'de Üzülmek ne demek? : v. feel bad about, feel badly about, bother, bother about, deplore, fret, grieve, languish, regret, rue, sadden, sorrow, trouble, be troubled about, worry, worry oneself
Fransızca'da Üzülmek : déplorer, être désole, pleurer sur, regretter, s'affecter, se faire de la bile, se mettre martel en tête, se peiner, se tourmenter, se vexer
Almanca'da Üzülmek : v. bedauern, trauern
Rusça'da Üzülmek : v. мучиться, терзаться, огорчаться, томиться, печалиться, скорбеть, горевать, изнашиваться, ослабевать, нахохливаться, замучиться, измучиться, огорчиться, износиться, ослабеть


Bu kısımda Üzülmek nedir? Üzülmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Üzülmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Üzülmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.