The vote türkçesi The vote nedir

The vote ile ilgili cümleler

English: Many of the votes were illegal.
Turkish: Oyların çoğu yasadışıydı.

English: It was clear to everyone that the vote would be close.
Turkish: Seçim sonucunun yakın olacağı herkes tarafından biliniyordu.

English: None of the candidates got a majority of the votes.
Turkish: Adayların hiçbiri oy çoğunluğunu almadı.

English: Ali received only one per cent of the vote.
Turkish: Ali oyların sadece yüzde birini aldı.

English: Hoover won fifty-eight percent of the votes.
Turkish: Hoover oyların yüzde elli sekizini kazandı.

The vote ingilizcede ne demek, The vote nerede nasıl kullanılır?

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Vote : Bildirmek. Rey vermek. Oylamak. Oy vermek. Önermek. Oylayarak kararlaştırmak. Oy. Rey. Oy kullanmak. İlan etmek.

Take the vote : Oylama yapmak.

Was put to the vote : Oylamaya sunuldu. Oylamaya açıldı. Oylamaya konuldu.

The 1967 borders : Yeşil hat. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). 1967 sınırları.

 

The a team : Televizyonda macera dizisi ismi. A takımı.

The 2004 tsunami : 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 2004 tsumanisi. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225.

İngilizce The vote Türkçe anlamı, The vote eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The vote ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Suffrages : Oy. Seçme hakkı. Oy kullanma hakkı.

Franchise : Hak. Bağışıklık. Üyelik. Berat. İmtiyaz (şirketin bayiye tanıdığı). Dokunulmazlık. Ayrıcalık. İmtiyaz. Melce.

Right to vote : Seçme hakkı. Oy verme hakkı. Oy kullanma hakkı.

Electoral franchise : Oy kullanma hakkı. Seçme hakkı. Rey hakkı.

Suffrage : Seçme hakkı. Oy. Oy kullanma. Oy kullanma hakkı.

Voting right : Oy verme hakkı.

Voting power : Yönetime katılma.