Right to vote türkçesi Right to vote nedir
- [#oy Oy hakkı].
- Oy verme hakkı.
- Oy kullanma hakkı.
- Seçme hakkı.
Right to vote ile ilgili cümleler
English: American women didn't have the right to vote.
Turkish: Amerikalı kadınların oy verme hakkı yoktu.
English: It is their right to vote.
Turkish: Oy vermek onların hakkı.
English: The new law will deprive religious minorities of their right to vote.
Turkish: Yeni yasa dini azınlıkları oy verme haklarından mahrum edecek.
English: Ali has the right to vote.
Turkish: Ali oy verme hakkına sahiptir.
English: I thought I had the right to vote.
Turkish: Oy verme hakkım olduğunu sanıyordum.
Right to vote ingilizcede ne demek, Right to vote nerede nasıl kullanılır?
Right : Düzgün. Doğrulmak. Doğrudan doğruya. Tam. Düzelmek. Sağ. Cidden. Tam olarak. Gayet. Dosdoğru.
To : İle. Arasında. -e kadar. Kadar. E. Kala. İla. Oranla. Ya. Karşı.
Vote : Oy. Bildirmek. Rey vermek. İlan etmek. Oy vermek. Oy kullanmak. Oylamak. Oylayarak kararlaştırmak. Rey. Önermek.
Right to a pension : Emeklilik hakkı.
Right to access : Erişim hakkı. Katılma hakkı. Girme hakkı.
Right to strike : Grev hakkı.
Right to left override : Sağdan sola üstüne yazma.
Right to life : Yaşam hakkı. Yaşama hakkı.
Right to petition : Şikayet hakkı. Dilekçe hakkı.
Right to left mark : Sağdan sola imleme.
İngilizce Right to vote Türkçe anlamı, Right to vote eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Right to vote ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Freedoms : Fahri üyelik. Özgürlük. Laubalilik. Onursal üyelik. Muafiyet. Açık sözlülük. İrade. İstiklal. Hürriyet.
Elective franchise : Seçim hakkı.
Eligibility : Uygunluk. Seçilebilme ehliyeti. Üstünlük. Seçilme niteliği. Özellik. Nitelik. Ayrıcalık. Uygun olma. Seçilme liyakati.
Electoral franchise : Rey hakkı.
Option : Seçim. Seçenek. Taşınır veya taşınmaz herhangi bir malı, belirli bir süre içinde belli bir fiyattan satma veya alma hakkı veren sözleşme. İstem. Alıcıya tanınan süre. Seçme. Seçilen şey. Seçme yetkisi. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Opsiyon.
Franchise : Hak. İmtiyaz (şirketin bayiye tanıdığı). Ayrıcalık. Muhafiyet. Dokunulmazlık. Satış tekeli hakkı. Melce. Hükümetçe tanınan ayrıcalık veya bağışıklık. Üyelik.
Choice : Elit. Kaliteli. Seçkin. Üstün. Seçilmiş kişi veya şey. Bir soru çizinliği ya da ölçekte bir soru ya da sınarı izleyen ve verilebilecek olanaklı yanıtları gösteren almaşıklardan her biri. Tercih. Güzide. İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih. Çekim.
Options : Seçenek. Alıcıya tanınan süre. Sıralama seçenekleri. Opsiyonlar. Tercih. Opsiyon. Satın alma veya satma hakkı.
Enfranchisement : Vatandaşlık haklarının tanınması. Azatlık. Vatandaşlığa kabul etme. Serbest bırakma. Hak tanıma. Azat. Oy hakkı verme. Vatandaşlık hakkı verme.
Right to vote synonyms : sufrage, refusal, suffrage, refusals, enfranchisements, suffrages, right of choice, freedom, voting power, voting right, optioning, choices, the vote.

Bu kısımda Right to vote kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Right to vote ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Right to vote anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Right to vote ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.