Wall pier türkçesi Wall pier nedir

  • Bir duvarın yatay uzunluk ve kalınlık ölçüleri 2.5 ve 6 ve yüksekliği de yatay uzunluğunun en azından iki katı olan bölümü.
  • Plaster.
  • (inşaatçılık) duvar ayağı.
  • Duvar ayağı.
  • Pilaster.

Wall pier ingilizcede ne demek, Wall pier nerede nasıl kullanılır?

Wall : Duvar örmek. Bir yarığın yan duvarları. Kapatmak. Bir kenti ya da kasabayı çepeçevre saran kale duvarı. Duvar. Kocaduvar. Baraj. Duvarla çevirmek. Cidar. Sur.

Pier : İskele. Payanda ayak. İskelesi olan yerleşim yeri. Rıhtım. Mendirek. Denize uzanmış iskele. Dalgakıran. Irakgörürlerin üzerine bindiği dikine yerleştirilmiş sütun. Kapılar arasındaki duvar.

Wall anode : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir alıcı ışıtacının iç çeperine çekilen maden katından oluşma artıuç. Çeper artıucu.

Wall bar : Duvar parmaklığı. Duvara iliştirilmiş basamaklar dizisinden oluşan hareket aleti.

Wall bars : Duvar parmaklıkları. Tırmanma duvarı.

Wall box : Kurum üfleyici bağlantı yuvası. Elektrik anahtarı veya elektrik çıkışı tedariki için bir duvara veya tavana konulan kutu. Elektrik duvar kutusu. (inşaat) duvar çerçevesi. Duvar yuvası. Elektrik panosu.

İngilizce Wall pier Türkçe anlamı, Wall pier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wall pier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Court plaster : Bant.

Sticking plaster : Yara bandı. Flaster. Yapışkan yakı.

Rough cast : Kaba görünüşlü sıva. Sıva yapmak. Harç uygulamak. Kaba sıva vurmak. Sıva. Taslağını yapmak. Plaster uygulamak. Yakı. Kaba sıva.

Adhesive tape : Yapışkan şerit. Bant (yapıştırıcı). Selobant. Seloteyp. Yapıştırıcı bant. Şeffaf ve yapışkan bant. Yapışkan bant.

Adhesive bandage : Yara bandı.

Adhesive plaster : Yara bandı. Bant.

Patch : Yamalamak. Arsa. Yama vurmak. Yamamak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yama yapmak. Ek örtüsü. Toprak parçası. Yama. İki filmin uç uca getirilerek yapıştırılmaksızın geçici olarak birleştirilmesini sağlayan, film eninde, iki yanında delikler bulunan mukavva, selüloit ya da madenden parça. film üzerindeki resim ya da ses yolunun yitime uğramaksızm birleşmesini sağlayan yapıştırıcı kuşak.

Plaster : Sürmek. Yakı yapıştırmak. Yara bandı yapıştırmak. Sıva. Sıva vurmak. Alçılamak. Yakı. Yapıştırmak. Düzlemek.

Pilaster : Gömme ayak. Pilastr. Duvara yapışık sütun. Dört köşeli sütun.