Sıva nedir, Sıva ne demek
- Herhangi bir yapıdaki yüzeyleri düzgünleştirmek için kullanılan, yarı akışkan, kum, kireç, çimento karışımı veya toprak harç

- Bir yapının duvarlarına sürülen ince harç tabakası.
"Sıva" ile ilgili cümleler
- "Onu sıvası dökük, iki göz evinde kınalı saçlı, çipil oğlancığını severken görmeli." - N. Meriç
Yerel Türkçe anlamı:
Cıvık.
Badana.
Derin olmayan su, sığ.
Sıva, badana.
Bilimsel terim anlamı:
Hint - Avrupa dillerinin tasımlamasında başaşağı bir e ile gösterilen silik ı sesi. İbranicede bu sesi gösteren işarete ETKİLİ SIVA ( Chva mobile ), açınık değeri sıfır olana da ETKİSİZ SIVA ( Chva quienscens ) denir.
Fransızca'da Sıva ne demek?:
enduit
Sıva kısaca anlamı, tanımı:
Sıva vurmak : Bir duvarı sıva kullanarak düzgünleştirmek, sıvamak.
İnce sıva : Kaba sıva üzerine ince kum ve çimento karışımıyla yapılmış olan düzgün sıva.
Kaba sıva : İnce sıvadan önce duvarlarda bulunan pürüzleri doldurup kapatmak için yapılmış olan sıva.
Sıvacı : Duvarları sıvayan kimse.
Sıvacı kuşu : Sıvacı kuşugillerden, Avrupa ve Asya ormanlarında yaşayan, 15 santimetre uzunluğunda ötücü bir kuş (Sitta europea).
Sıvacı kuşugiller : Omurgalı hayvanlardan, birçok türü bulunan ötücü kuşları içine alan bir familya.
Sıvacılık : Sıvacının işi.
Sıvalama : Sıvalamak işi.
Sıvalamak : Sıva vurmak, sıvamak.
Sıvalı : Sıvanmış, kıvrılmış (giysi kolu). Sıvar gibi bulaşmış, sıvanmış. Sıva vurulmuş, sıva sürülmüş.
Sıvama : Zemini hemen hiç görülmeyecek kadar kaplanmış, örtülmüş veya takılmış olarak. Sıvanır gibi üstüne kaplanmış, örtülmüş veya çok sık takılmış. Sıvamak işi. Silme.
Sıvamak : Harcı bir yere vurmak. Küfretmek. Kolu, paçayı yukarı çekip toplamak veya kıvırmak. Okşamak, sıvazlamak. Bulaştırmak. Sıva ile kaplamak, sıva vurmak.
Sıvanmak : Sıvama (I) işi yapılmak. Bir işe girişmek. İştahla yemek. Sıvama (II) işi yapılmak.
Sıvaşmak : Sıvık veya sıvışık bir duruma gelmek. Bulaşmak, üstüne sürülmek.
Sıvaştırma : Sıvaştırmak işi.
Sıvaştırmak : Bulaştırmak, üstüne sürmek. Sıvık veya sıvışık duruma getirmek.
Sıvatmak : Sıvama işini yaptırmak.
Sıvazlama : Sıvazlamak işi.
Sıvazlamak : Okşamak. Bir şeyin üstünde yavaş yavaş, hafifçe el gezdirmek.
Sıvazlatma : Sıvazlatmak işi.
Sıvazlatmak : Sıvazlama işini yaptırmak.
Arkasını sıvamak : Birini övmek, iltifat etmek.
Çayı görmeden paçaları sıvamak : Dereyi görmeden paçaları sıvamak.
Dereyi görmeden paçaları sıvamak : Gerektiğinden çok önce veya henüz ortada hiçbir şey yokken hazırlanmaya kalkışmak.
Güneş balçıkla sıvanmaz : "herkesin bildiği gerçek inkâr edilemez" anlamında kullanılan bir söz.
Kolları sıvamak : Bir iş yapmaya güçlü bir biçimde, istekle hazırlanmak.
Paçaları sıvamak : Kolları sıvamak.
Sıçıp sıvamak : Öfkelenip kaba küfürlerle dolu sözler söylemek.
Sırtını sıvazlamak : Birini desteklediğini göstermek.
Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.
Düzgü : Norm.
Akışkan : Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.
Kireç : Kalsiyum hidroksit, Ca(OH). Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit, (CaO).
Çimento : Killi kalkerleri özel fırınlarda pişirip ezmekle elde edilen, çamuru çarçabuk katılaşıp sertleşen ve yapılarda harç malzemesi olarak kullanılan kül renginde veya beyaz toz.
Karışım : Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey. İki veya daha çok maddenin kimyasal tepkimeye girmeden bir araya gelmesi, mahlut.
Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Kara. Arazi, tarla. Memleketli. Ülke. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış.
Sıvacıkuşu : (zooloji)
Sıvacıkuşugiller : (zooloji) (Sittidae), (Lat. sitta=sıvacı kuşu), Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının öz-ötücüler (Oscines) üst-familyasına giren bir familyası. Gagaları düz ya da yukarı kıvrık olur. Küçük ve tıknazdırlar. Kuyrukları karadır. Böcek ve tane yerler. Sıvacı kuşu (Sitta europea), cüce sıvacı kuşu (S. canadensis krüpei), kaya sıvacı kuşu (S. neumayer) iyi bilinen türleridir.
Sıvag : Sıva, beton
Sıvak : Derin olmayan su, sığ. 1.Arkın taşkın suyu. 2.Su biriktirilen yer. 1.Düz, düzgün : O çivi sıvak da asılan şey düşüyor. 2.Düz yer : Şu sıvakta oturalım. Arıların kaya içine yaptıkları kovan. Kendini ilgilendirmeyen işlere karışan. Baş belası olan kimse.
Sıvama bezi : Lehimli ekte, yumuşayan lehimi sıvamakta kullanılan bez.
Sıvama ek : Isıtılarak yumuşatılmış lehimin ek yerine sıvanması ile oluşan ek.
Sıvan : Derin olmayan su, sığ. 1.Bir çeşit çoraksı toprak. 2.Yağlı, özlü, yapışkan toprak. 3.Tarlanın en sulu yeri.
Sıvanabilme : Sıvanabilmek işi.
Sıvanabilmek : Sıvanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Sıvanak : Düz, düzgün
Sıva ile ilgili Cümleler
- Ali sakalını sıvazladı.
- Kollarını sıva ve işe giriş.
- Yaşlı adam nazik bir şekilde sakalını sıvazladı.
- O gömlek kollarını sıvadı.
- Tom, paçaları ıslanmasın diye onları sıvadı.
- Dereyi görmeden paçayı sıvama.
- Ali Mary'nin sırtını sıvazladı.
Diğer dillerde Sıva anlamı nedir?
İngilizce'de Sıva ne demek? : [Shiva] n. plaster, stucco, stucco work, coating, grout, laying, parget, plaster of paris, rendering
v. plaster, parget, roll up, draw up, tuck up, turn up, daub, puddle
Fransızca'da Sıva : enduit [le], revétement [le]
Almanca'da Sıva : n. Deckenputz, Verputz
Rusça'da Sıva : n. штукатурка (F)
adj. штукатурный

Bu kısımda Sıva nedir? Sıva ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sıva tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sıva hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.