Walk the plank türkçesi Walk the plank nedir
- Atılmak.
- Güvertenin üzerindeki kalasta gözleri bağlı olarak yürümeye mecbur olmak.
- (işlediği bir suçun) cezasını çekmek veya cezasına katlanmak.
- Kovulmak.
- Güvertedeki kalastan zorla yürütülmek.
- (işinden) kovulmak veya atılmak.
Walk the plank ingilizcede ne demek, Walk the plank nerede nasıl kullanılır?
Walk : Adımla ölçmek. Yürüterek yormak. Gezinmek. Yürüyüşe çıkarmak. Gezinti. Yürümek. Yürütmek. Dolaşmak. Yürüyerek gitmek. Yürüyüş yeri.
The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).
Plank : Tahta kaplamak. Kalas ile kaplamak. Dayanak. Bir trapezcinin kolları ve bacakları gerili olarak yatay biçimde trapez üzerinde durması. ileriye doğru olan yatay duruşta yüz yere, geriye doğru olanda çadırın tepesine yöneliktir. Kalas. Payanda. Tahta (enli). Yatay duruş. Tahta döşemek. Tahta.
Walk the boards : Oyuncu olmak. Sahneleri yürümek. Sahne tozu yutmak.
Walk the floor : Volta atmak. Heyecandan bir sağa bir sola yürümek.
Walk the wards : Viziteye çıkmak.
Walk the streets : Sokaklarda sürtmek. Evsiz. Serseri. Sokakları gezer. Yollarda dolanır. Sokaklara düşmek. Sokağa düşmek. Sokak sokak dolaşmak.
Random walk theory : Etkin bir piyasada, hisse senetleri fiyatlarındaki değişmenin birbirinden bağımsız ve aynı dağılıma sahip olduğu varsayımından hareketle hisse senetleri fiyatlarının geçmiş hareket veya eğilimlerininin gelecekteki fiyat öngörülerinde kullanılamayacağını ileri süren kuram. Menkul değer fiyat değişmeleri konusunda bir teori. Tesadüfi hareket teorisi. Rassal yürüyüş kuramı.
İngilizce Walk the plank Türkçe anlamı, Walk the plank eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Walk the plank ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Adventures : Tehlikeye atmak. Yeltenmek. Riske atmak.
Get the ax : İşten kovulmak.
Be fired : Defteri dürülmek. İşten çıkarılmak. Ateşlenmek. İşten kovulmak. Açığa çıkmak. Pişmek. İşten atılmak. (işten) postalanmak.
Bounce : Girivermek. Zıplamak. Fırlamak. Geri dönme. Sekmek. Sektirmek. Sepetlemek. Sıçramak. Dalmak.
Dash : Savrulmak. Tire. Kısa çizgi. Savurmak. Darbe. Fırlatmak. Dolaştırmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Fırlamak.
Bursts : Aniden açmak. Fışkırmak. İnfilak etmek. Patlamak. Had safhaya gelmek. Çatlamak. Yarılmak. Ortaya çıkmak. Fırlamak.
Get the bounce : İşten atılmak. İşinden olmak (argo terim).
Adventure : Macera. Risk. Riske atmak. Vurgunculuk. Avantür. Serüven. Sefer. Düşsel olayları konu alan masal türü. bk. halk serüveni, kişisel serüven, hayvan serüveni, öykülü serüven, krş. halk masalı, halk sagası. Yeltenmek.
Adventured : Avantür. Risk. Tehlikeye atmak. Yeltenmek. Serüven. Vurgunculuk. Tehlikeli iş. Sefer. Riske atmak.
Get the boot : Kapı dışarı edilmek. Zorla işten çıkarılmak. İstifaya zorlanmak. Sepetlenmek. Defedilmek. Yol verilmek. Pabucu eline verilmek. İşten atılmak.
Walk the plank synonyms : begin singing, adventuring, get the chop, get the push, begin, darted, burst, get the axe, court, break in on, get the gate, get the sack, dart, be dismissed, dashes.

Bu kısımda Walk the plank kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Walk the plank ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Walk the plank anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Walk the plank ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.