Get the bounce türkçesi Get the bounce nedir

  • İşinden olmak (argo terim).
  • İşten atılmak.
  • Kovulmak.

Get the bounce ingilizcede ne demek, Get the bounce nerede nasıl kullanılır?

Get : Gelmek. Yalanını çıkarmak. -tirmek. Gidip almak. Kavramak. Uğraşmak. Hale gelmek. Varmak. Yapmak. Edinmek.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Bounce : Zıplamak. Girivermek. Geri dönme. Sepetlemek. Sektirmek. Sıçramak. Sepetlemek (argo terim). Atılmak. Zıplatmak.

Get the ax : Kovulmak. İşten kovulmak.

Get the axe : Kovulmak. İşten kovulmak. İşten atılmak.

Get the cold shoulder : Soğuk bir karşılık almak. Soğuk bir şekilde karşılanmak.

Get the boot : İstifaya zorlanmak. İşten atılmak. Zorla işten çıkarılmak. Defedilmek. Yol verilmek. Kovulmak. Atılmak. Kapı dışarı edilmek. Sepetlenmek. Pabucu eline verilmek.

Get the ball rolling : (argo terim) faaliyete geçirmek. (bir şeylerin başlamasına) ön ayak olmak. Başlatmak. İşleri başlatmak. Bir şeyleri başlatmak. Başlamak. İşleri kaldığı yerden devam ettirmek.

Get the bottom of : Derinlemesine araştırmak. Derinine inmek.

Get the blues : Morali bozulmak.

 

İngilizce Get the bounce Türkçe anlamı, Get the bounce eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get the bounce ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get the ax : İşten kovulmak.

Get the gate : İşten çıkarılmak. Kapı dışarı edilmek.

Get the boot : Defedilmek. Kapı dışarı edilmek. Atılmak. Sepetlenmek. İstifaya zorlanmak. Zorla işten çıkarılmak. Pabucu eline verilmek. Yol verilmek.

Get the push : Sepetlenmek.

Get the chop : Baltalanmak. İşten kovulmak. Sepetlenmek.

Get the axe : İşten kovulmak.

Get the sack : Atılmak. İşten kovulmak. İşine son verilmek. Sepetlenmek.

Be dismissed : Salıverildi. İşten çıkarılmak. Azledilmek. İşine son verildi. Görevlerinden azledildi. Atılmak. Görevine son verilmek. Görevden alınmak. Açığa çıkarılmak.

Be fired : Defteri dürülmek. (işten) postalanmak. Pişmek. Ateşlenmek. İşten çıkarılmak. İşten kovulmak. Açığa çıkmak.

Walk the plank : (işlediği bir suçun) cezasını çekmek veya cezasına katlanmak. Güvertenin üzerindeki kalasta gözleri bağlı olarak yürümeye mecbur olmak. Güvertedeki kalastan zorla yürütülmek. (işinden) kovulmak veya atılmak. Atılmak.