Dayanak nedir, Dayanak ne demek
- Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet.
- Destek, dayanak noktası.
- Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel.
- Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt

"Dayanak" ile ilgili cümleler
- "Söylenenleri destekliyor, onlara dayanak oluyordu." - T. Buğra
Yerel Türkçe anlamı:
2.bk. dayak-1.
Kalınca, uzun sopa, baston, asa.
1.bk. dayak-
Koruyucu, koruyan.
Destek.
Felsefi anlamı:
Altta bulunan; temel. Niteliklerin taşıyıcısı; kendisine bir şey yüklenilen şey, töz. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların (görüngülerin) arkasında ya da altında bulunması gereken şey.
Orta Öğretim alanındaki anlamı:
(cebirde) bk. taban (geometride).
Bilimsel terim anlamı:
Ağaçişleri makinelerinde, işlenen parçayı gerekli konumda ve yönde ilerletmeye yarayan aygıt.
kimya: Değişik düzenekleri dayamaya, devinimsiz tutmaya yarayan tahta, demir ve benzeri yapılmış aygıt.
ağaç işleri: İşlenen parçayı gerekli konumda ya da yönde ilerletmeye yarayan aygıt.
İngilizce'de Dayanak ne demek? Dayanak ingilizcesi nedir?:
substratum, support
Osmanlıca Dayanak ne demek? Dayanak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
siper, mesnet
Dayanak anlamı, tanımı:
Dayanak noktası : Dayanak. Yapılarda bir bölümün ağırlığını taşımaya yarayan öge.
Dayanaklı : Dayanağı olan.
Dayanaksız : Dayanağı olmayan.
İstinat : Bir şeyi kanıt sayma. Güvenme, kuvvet alma. Dayanma, yaslanma.
Mesnet : Dayanak. Mevki, makam.
İddia : Sav. Kendinde olmayan bir yeteneği, bir durumu varmış gibi gösterme.
Güçlendirme : Güçlendirmek işi.
Tanıt : Tanıtlamaya yarayan belge veya herhangi bir şey, beyyine, hüccet. Öne sürülen bir şeyin doğruluğunu göstermede izlenen düşünce süreci.
Destek : Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Yardım. Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda.
Nokta : Hiçbir boyutu olmayan işaret. Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Orta nokta. Nöbetçi bulunan yer. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Sınır, derece, radde. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Yer.
Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.
Bir : Tek. Sadece. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ancak, yalnız. Sayıların ilki. Aynı, benzer. Eş, aynı, bir boyda. Beraber. Bir kez. Bu sayı kadar olan. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı.
Dayanak : Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel. Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt. Destek, dayanak noktası.
Dayanak açınığı : Söylemeyi kolaylaştırmak için bir kelimedeki bazı abanık öbeklerinin arasına katılan açınık. lutuf küfür, vasıl, nesil kelimelerindeki ikinci açınıklar birer dayanak açınığıdır.
Dayanak uzayı : [Bakınız: büyükçe özlekler uzayı]
Dayanak yıldızı : Bir ya da birkaç yıldızın parlaklığını ya da bir başka özelliğini saptamak üzere karşılaştırma amacıyla seçilen belirli bir yıldız.
Dayanaklık : Dayanak, destek olma durumu.
Dayanaklık etmek : dayanak, destek olmak. İlgili cümle: "Atatürk'ün yaptıkları ve bu yapılanlara dayanaklık eden prensipleri daha nice kuşaklar Türkiye'nin ilerisinde kalacak." F. R. Atay.
Dayanaksızlık : Dayanaksız olma durumu.
Dayanak ile ilgili Cümleler
- Ben bir dayanak yaptım.
- Yurtdışı gıda ihracatları tarım dayanaklarından biridir.
- Bana bir dayanak noktası verin, Dünya'yı yerinden oynatayım.
- Bu iddialar için hiçbir bilimsel dayanak yok.
- Senin iddianı destekleyen bir dayanak göster.
- Bu iddialar bir bilimsel dayanaktan yoksun.
- Bana yeterince uzun bir manivela ve onu yerleştirmek için bir dayanak verin ve dünyayı kımıldatacağım.
Diğer dillerde Dayanak anlamı nedir?
İngilizce'de Dayanak ne demek? : n. support, prop, rest, base, abutment, abuttal, fulcrum, ground, hinge, mount, pivot, shore, anchorage
Fransızca'da Dayanak : soutènement [le], soutien [le], accotoir [le], appui [le], base [la], fondement [le], pilier [le], support [le]
Almanca'da Dayanak : n. Anhaltspunkt, Halt, Widerhalt
Rusça'da Dayanak : n. опора (F), субстрат (M)
adj. опорный

Bu kısımda Dayanak nedir? Dayanak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dayanak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dayanak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.