Tanıt nedir, Tanıt ne demek

Felsefi anlamı:

Öne sürülen bir şeyin doğruluğunu göstermede izlenen düşüncel süreç.

Tanıtlamada öne sürülen şey; tanıtlamanın dayandığı temel. Tanıtlamak: Usavurma yoluyla ya da tanık göstererek bir şeyin doğruluğunu ortaya koymak.

(Lat. probare = sınamak, göstermek, tanıtlamak) :

Hukuki terim anlamı:

isbât, beyyine.~ yükü: isbât külfeti, beyyine külfeti.

Bilimsel terim anlamı:

Yargı yerinde bir savı gerçekleştirmek için baş vurulan belgeler.

Bir olayın doğruluğunu ortaya koyabilen yöntem.

[Bakınız: kanıtlanım]

[Bakınız: bellik]

Bir bilgi ya da savı sınamak üzere başvurulan sözlü ya da yazılı belge.

İngilizce'de Tanıt ne demek? Tanıt ingilizcesi nedir?:

proof, evidence, testimony

Tanıt anlamı, tanımı:

Tanıtıcı : Piyasaya yeni çıkarılmış ilaç, kitap vb. şeyleri tanıtan kimse, propagandist. Tanıtma işini yapan, tanıtan.

Tanıtıcı reklam : Tanıtılacak ürünün kullanımını ve etkilerini değişik ögeler yardımıyla ayrıntılı olarak haber biçiminde anlatan reklam.

Tanıtıcılık : Tanıtıcı olma durumu.

Tanıtılış : Tanıtılma işi.

Tanıtılma : Tanıtılmak işi.

Tanıtılmak : Tanıtma işine konu olmak, takdim edilmek.

 

Tanıtım : Tanıtma işi, lansman.

Tanıtım gösterisi : Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo.

Tanıtış : Tanıtma işi.

Tanıtlama : Öne sürülen bir iddianın doğruluğunu mantıksal yöntemle gösterme. Tanıtlamak işi, ispatlama.

Tanıtlamak : Bir iddianın gerçekliğini inkâr edilmeyecek bir kesinlikle göstermek, ispatlamak. Muhakeme etme yoluyla veya tanık göstererek bir şeyin doğruluğunu ortaya koymak.

Tanıtlanış : Tanıtlanma işi.

Tanıtlanma : Tanıtlanmak işi.

Tanıtlanmak : Tanıtlama işi yapılmak veya tanıtlama işine konu olmak, ispatlanmak.

Tanıtlayış : Tanıtlama işi.

Tanıtlı : Tanıtlanmış, tanıta dayanan.

Tanıtma : Tanıtmak işi, takdim, prezantasyon.

Tanıtma adı : Tanıtımı ayrıntılı bir biçimde sağlayan, ilgi çekici, kısa ad, jenerik.

Tanıtma filmi : Bir sinemada bir sonraki programı veya filmi tanıtmak için filmden önce gösterilen örnek parçalar, fragman.

Tanıtma kartı : Kimlik.

Tanıtma yazısı : Kitap, dergi, film vb. eserlerin özelliklerini genel çizgileriyle anlatan yazı. Bir filmde emeği geçen yapımcı, yönetmen, oyuncu vb.nin adlarını, filmin yapımıyla ilgili bilgileri içine alan, filmin başında veya sonunda bulunan liste, jenerik.

 

Tanıtmacı : Tanıtma işiyle görevli kimse, takdimci.

Tanıtmacılık : Tanıtmacının işi, takdimcilik.

Tanıtmak : Bir kişinin kim olduğunu başkasına bildirmek, tanıştırmak, takdim etmek, prezante etmek. Bir kimsenin veya bir şeyin tanınmasını sağlamak.

Tanıtmalık : İlaçların bileşimi, yan etkileri vb. ile nasıl kullanılacağını anlatan bilgileri içeren tanıtma yazısı, tarife, prospektüs.

Tanıtsız : Tanıtlanmamış, tanıta dayanmayan.

Belge : Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.

Beyyine : Duruşma sırasında bir düşünceyi gerçekleştirmek için başvurulan belge, kanıt, tutamak, delil. Bir olayın doğruluğunu ortaya koyabilen yöntem.

Hüccet : Tanıt. Belgit.

Doğrulu : Bir doğru boyunca olan, müstakim.

Gösterme : Teşhir, sergileme. Göstermek işi.

Düşünce : Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Dış dünyanın insan zihnine yansıması. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı.

Tanıtabilme : Tanıtabilmek işi.

Tanıtabilmek : Tanıtma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Tanıtaç : Bilgi ulaşımda yararlanılan konu tanıtma terimi. Bir konuyu, ya da konunun bir yönünü tanıtmak için kullanılan koda çevrilebilir sözcük.

Tanıtı : İletişim araçları yoluyla tanıtma işi. Duvar duyurusu. Seyircinin, bir tiyatronun oynadığı yapıta ilgisini sağlamak amacıyla, duvar duyurusu, gazete, radyo ve televizyon gibi iletişim araçlarıyla yapıtı tanıtma işi. Bir filmin izleyicisini çoğaltmak amacıyla çeşitli yollardan (gazete tanıtısı, radyo tanıtısı, el tanıtısı, vb.) yararlanılarak yapılan duyurular. TV. Televizyon yoluyla yapılan tanıtı; bu tanıtı için hazırlanmış izlence. Bir yapıttan alınan ya da kalan parça.

Tanıtı araştırması : Duyuruların etkenlik derecelerinin ölçülmesini, bunların yayınından önce ve sonra çeşitli deneyler yapılmasını, dinleme ve görme olanaklarının saptanmasını kapsayan araştırma.

Tanıtı bulantısı : Kısa bir süre içinde (örneğin yarım saat) çok değişik malların tanıtılarını izlemekten doğan bulantı. (Bu çeşit tanıtılar ABD televizyonunda yer alır).

Tanıtı filmi : Sinemalarda, televizyonda tanıtı amacıyla gösterilen film. Herhangi bir şeyin tanıtısını yapmak amacıyla çevrilmiş kısa film.

Tanıtı görevlisi : Bir yapımevinde, çevrilen filmlerin ve yapımevine bağlı yıldızların tanıtı yoluyla değerlendirilmesini sağlayan kimse.

Tanıtı resmi : Üzerinde filmin, başlıca oyuncu ve uygulamanların adları ile filmden bir resim bulunan, sinema sergenlerine konan, genellikle 27x42 cm boyunda renkli karton.

Tanıtı yöneticisi : Büyük yapımevlerinde tanıtı bölümünü yöneten kimse.

Tanıt ile ilgili Cümleler

  • Bana bir tanıtım yap.
  • Biz herhangi bir kötü tanıtım istemiyoruz.
  • Tanıtım için teşekkür ederim.
  • Lütfen kendini tanıt.
  • Tanıtımda ne yazdım?
  • Tanıtım sırasında bir sonraki kişisin.
  • Şirket televizyonda yeni bir araba tanıtımı yapıyor.
  • Bize bir tanıtım yap.
  • Ali sınıfın geri kalanına kendini tanıttı.
  • 1600'larda , çay Hindistan'dan Avrupa'ya tanıtıldı.

Diğer dillerde Tanıt anlamı nedir?

İngilizce'de Tanıt ne demek? : [Tanit] v. introduce, present, acquaint, familiarize, hold out

Almanca'da Tanıt : der Zeuge, das Dokument, der Beweis

Rusça'da Tanıt : n. доказательство (N), улика (F)