Precede türkçesi Precede nedir

  • Üstün olmak.
  • Önce gelmek.
  • Önde olmak.
  • -den önde yer almak.
  • Önünde olmak.
  • -den üstün olmak.
  • Önce davranmak.
  • Önünde gitmek.
  • Önce olmak.
  • -den önce gelmek.

Precede ile ilgili cümleler

English: Lightning precedes thunder.
Turkish: Şimşek gök gürültüsünden önce gelir.

English: In English the verb precedes the object.
Turkish: İngilizcede yüklem nesneden önce gelir.

English: There is no precedent for such a case.
Turkish: Böyle bir durum için emsal yok.

English: He set a precedent.
Turkish: O bir emsal teşkil etti.

English: The flash of lightning precedes the sound of thunder.
Turkish: Şimşeğin ışığı gök gürültüsünün sesinden önce gelir.

Precede ingilizcede ne demek, Precede nerede nasıl kullanılır?

Preceded : -den önce gelen. -den önce gelmiş. Önünde gitmek. Önce davranmak. Önde olmak. Önce gelmek. Önce olmak. Üstün olmak.

Precedence : Önde gelme. Takaddüm hakkı. Öncelik sırası. Üstünlük. Çalışanın bir işte çalıştığı süre. Önce gelme. Öncelik. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Kıdem. Öncelik hakkı.

Precedences : Öncelik. Kıdem. Üstünlük. Önde gelme. Öncelik sırası. Önce gelme. Rüçhan. Takaddüm hakkı. Önce olma. Öncelik hakkı.

Precedency : Öncelik.

Precedent : Yapılageliş. Eşine rastlanmış. Numune. Emsal. Geçmiş örnek. Örnek oluşturan durum. Adet. Benzeri olan. Gelenek. Örneği olan.

 

Have precedence over : Ağır basmak. -den daha acil. Önem bakımından birinci olmak. Daha önemli veya mühim olmak. 'e göre daha fazla önem veya ehemmiyet taşımak. Önceliği olmak. Üzerinde üstünlüğü olmak.

De facto precedent : Gerçekte olan emsal. Fiilen var olan emsal.

Precedented : Eşi görülmüş. Benzeri yaşanmış. Örneğine rastlanmış.

Precedes : Önce gelmek. Önde olmak. Önünde gitmek. Önce olmak. Önce davranmak. Üstün olmak.

Precedents : Örnek. Örnek olay. Emsal. Geçmiş örnek. Etkileyenler.

İngilizce Precede Türkçe anlamı, Precede eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Precede ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get ahead : Para biriktirmek. Gelişme göstermek. Tasarruf etmek. İlerleyerek diğerlerinin önüne geçmek. Başarılı olmak. İlerlemek. Maddi olarak daha iyi bir duruma gelmek. Başarmak. İlerleme kaydetmek.

Keep ahead of : İlerisinde olmak.

Forerun : Kehanette bulunmak. Cet. Önde koşmak. Müjdeci. Önde gitmek. Haberci. Önceden göstermek. Tahmin etmek. Ata.

Excelling : Sivrilmek (argo terim). Gölgede bırakmak. Geçmek. Mükemmelleşme. Kusursuzlaşma.

Forewent : Bırakmak. Önceden gitmek. Vazgeçmek.

Predated : Geçmiş tarihle yazmak. -den daha önce gelmek. Eski tarihle yazmak. Erken bir tarihe almak. Erken tarih atmak. Bir belgeye düzenlenme tarihinden önceki tarihi koymak. Erken tarihe almak. Eski tarih atmak. Erkene almak.

Foreruns : Müjdeci. Ata. Belirtisi olmak. Kehanette bulunmak. Cet. Haberci. Önceden haber vermek. Tahmin etmek. Önde koşmak.

 

Forestalled : Engel olmak. Stoklamak. Pusu kurmak. Önceden yapmak. Erken davranıp önlemek. Önüne geçmek. Önlemek. Önce davranıp engellemek.

Precede synonyms : be superior, be in advance of, have the whip hand, be in the front, anteceding, anteceded, excelled, be dormy, have the edge on somebody, come before, antedating, have the best of it, have the precedence, antedate, be over somebody, get the better of, anticipates, predate, forego, outdo, forestalling, excel, forestall, come to the front, take precedence of, antecede, give points to somebody, to the fore, excels, be ahead, keep ahead, foreran, forestalls.

Precede zıt anlamlı kelimeler, Precede kelime anlamı

Postdate : Üzerine ileri bir tarih atmak. Bir belgeye düzenlenme tarihinden daha ileri bir tarihi koymak. İleri tarihli çek. İleri bir tarih atmak. (üzerine) ileri bir tarih yazmak. Üzerine ileri tarih yazmak. Gelecekteki bir tarihi koymak. Düzenlendiği tarihten sonraki bir tarih konan yasal belge. İleri tarih koymak.

Succeed : -den sonra gelmek. Sonra gelmek. Amaca ulaşmak. Varisi olmak. Yerine geçmek. Başarılı olmak. Başarı yakalamak. Başarmak. Takip etmek. Muvaffak olmak.

Precede ingilizce tanımı, definition of Precede

Precede kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To occur first with relation to anything. To go before in order of time.