Precedence türkçesi Precedence nedir

  • Rüçhan.
  • Çalışanın bir işte çalıştığı süre.
  • Kıdem.
  • Önde gelme.
  • Öncelik.
  • Üstünlük.
  • Öncelik sırası.
  • Önce olma.
  • Takaddüm hakkı.
  • Önce gelme.
  • Öncelik hakkı.
  • Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır.

Precedence ingilizcede ne demek, Precedence nerede nasıl kullanılır?

Have precedence over : -den daha acil. Daha önemli veya mühim olmak. Ağır basmak. Önceliği olmak. Önem bakımından birinci olmak. Üzerinde üstünlüğü olmak. 'e göre daha fazla önem veya ehemmiyet taşımak.

Take precedence of : -den önce gelmek. Öncelikli olmak. Daha önemli olmak. Üstün olmak. Önce davranmak. Önce gelmek.

Take precedence over : 'e göre daha fazla önem veya ehemmiyet taşımak. Önüne geçmek. Daha önemli veya mühim olmak. Ağır basmak.

Yield precedence to : Öncelik tanımak.

Give precedence : Öncelikli tutmak. Öncelik vermek. Diğer şeylerden önce gelmek. Tercih etmek. Öncelik hakkı tanımak.

Precedents : Örnek. Geçmiş örnek. Etkileyenler. Emsal. Örnek olay.

Order of precedence : Kıdem sırası. Öncelik sırası.

Precedences : Öncelik sırası. Kıdem. Rüçhan. Önde gelme. Üstünlük. Önce olma. Takaddüm hakkı. Öncelik hakkı. Öncelik. Önce gelme.

Precedential : Evvelce olmuş. Emsal niteliği taşıyan.

Precedent : Örnek oluşturan durum. Yapılageliş. Adet. Gelenek. Numune. Eşine rastlanmış. Teamül. Örnek olay. Örnek. Benzeri olan.

 

İngilizce Precedence Türkçe anlamı, Precedence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Precedence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ascendance : Kontrol. Nüfuz. Hakimiyet. Yukarı çıkma. Egemenlik. Soy. Güç.

Preferential right : Sıra hakkı. Birinin diğerinden üstün olması, seçimde söz iyesi olan kişi. Yeğleme hakkı. Rüçhan hakkı. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Tercih hakkı.

Anteriority : Önde olma. Tercih.

Advantages : Avantaj. Avantajlar. Menfaat. Fayda. Çıkar.

Seniorities : Bir işte daha deneyimli ve daha eski olma. Büyüklük. Yaşça büyüklük. Eskilik. Bayrılık. Üstlük. Kıdemlilik.

Championships : Birincilik. Şampiyona. Şampiyonluk.

Altitude : Coğrafya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Yükselti. Kot. Karalar üzerinde herhangi bir nokta ile deniz yüzü arasındaki düşey uzaklık. İrtifa. Rakım. Denizden yükseklik. İtibar. Yükseklik.

Preferences : Tercih hakkı. Yeğleme. Yeğ tutma. Tercihler. Yeğlenenler. İmtiyazlı hisse senedi. Rüçhan hakkı. Tercih.

Preceding : -den önceki. Önceki. Mukaddem. Önce gelen. Önde bulunan.

Precedence synonyms : high status, front burner, right of the preference, excellence, precession, pre emptive right, privileging, right of priority, option to call, ascendency, subscription right, distinction, back burner, eminences, privilege, initiative, exclusive rights, antecedence, eligibility, precedency, order of precedence, precedences, seniority, previousness, dominance, rights offering, advantage, pre emption right, primacies, distinctions, ascendancy, championship, antecedency.

 

Precedence zıt anlamlı kelimeler, Precedence kelime anlamı

Back burner : İkincil. Önemsiz. İkincil durumdaki (argo terim). Bir sobanın arka yakıcısı. Düşük öncelikli.

Inactivity : Tesirsizlik. Üşengeçlik. Etkisizlik. Durgunluk. Hareketsizlik. Tembellik. Avarelik.

Precedence antonyms : low status, front burner.

Precedence ingilizce tanımı, definition of Precedence

Precedence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, one event has precedence of another. The act or state of preceding or going before in order of time. Priority.