Take precedence of türkçesi Take precedence of nedir

  • Öncelikli olmak.
  • Daha önemli olmak.
  • -den önce gelmek.
  • Önce davranmak.
  • Üstün olmak.
  • Önce gelmek.

Take precedence of ingilizcede ne demek, Take precedence of nerede nasıl kullanılır?

Take : Avalanan hayvan miktarı. Hasat. (fotoğraf) çekmek. Reaksiyon. Götürmek. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Kabul edilmek. Alıntı. Yakalamak. Pay.

Precedence : Öncelik hakkı. Çalışanın bir işte çalıştığı süre. Üstünlük. Önde gelme. Rüçhan. Takaddüm hakkı. Öncelik sırası. Öncelik. Kıdem. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır.

 

Of : Karşı. İle ilgili. Hakkında. Li. Yüzünden. -nın. -li. -den övünerek bahsetmek. -in. In.

Take precedence over : Daha önemli veya mühim olmak. 'e göre daha fazla önem veya ehemmiyet taşımak. Önüne geçmek. Ağır basmak.

İngilizce Take precedence of Türkçe anlamı, Take precedence of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take precedence of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forestalled : Pusu kurmak. Engel olmak. Erken davranıp önlemek. Önceden yapmak. Önlemek. Önce davranıp engellemek. Stoklamak. Önüne geçmek.

Cut across : Geçmek. Ötesine geçmek. Keseden gitmek. Kestirmeden gitmek. Yolu kısaltmak. Geniş kapsamlı olmak. Ötesine gitmek. Sınırlarını aşmak. Karşı gelmek.

Come before : -nin önceli olmak. Önünde gitmek.

Be over somebody : Üstünde olmak.

Come to the front : Göze çarpmak. Önde gelmek. Öne çıkmak. Olağanüstü olmak.

Beat one to it : Birini atlatmak. Rakipten önce gelmek. Erken davranmak. Bir yarışmacıdan önce varmak.

Have the best of it : Galip gelmek.

Excels : Gölgede bırakmak. Sivrilmek (argo terim). Geçmek. Excel. Çok iyi olmak. Cebinden çıkarmak. Başarı göstermek. Sivrilmek.

Forego : Önce gitmek. Bırakmak. Vazgeçmek. Önceden gitmek.

Anticipates : Beklemek. Söylenmeden yapmak. Geleceği görmek. Önceden görmek. Ummak. Sezmek. Tahmin etmek. Önceden yapmak.

Take precedence of synonyms : antedates, outranks, foreran, predate, outranking, override, give points to somebody, preceded, forestalling, get ahead of, forestalls, have the whip hand, foregoes, anteceding, precede, antecede, forewent, antecedes, antedate, predated, outranked, overrides, anticipate, forerun, antedated, come off well, foreruns, be superior, forestall, get the better of, have the precedence, have the edge on somebody, excelled.