Sezmek nedir, Sezmek ne demek

  • Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş veya olacak bir şeyi anlamak, kestirmek, hissetmek.
  • Anlamak, fark etmek

"Sezmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Düşüncelerinde en uzak bir şüphenin gölgesini bile sezmek mümkün değildi." - H. S. Tanrıöver
  • "Onun deli sayılmasının sebeplerini gizlice biz de sezerdik." - A. Ş. Hisar

Yerel Türkçe anlamı:

Duymak.

Diğer sözlük anlamları:

Sezmek, hissetmek, farkına varmak.

Zannetmek, tahmin etmek.

Sezmek anlamı, kısaca tanımı:

Sezme : Sezmek işi.

Kanıt : Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman. Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil. Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil.

Olacak : Olma, gerçekleşme olasılığı bulunan şey. Olmasının önüne geçilemeyen durum. Olması, yapılması uygun olan.

Anlamak : Sorup öğrenmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Doğru ve yerinde bulmak.

Kestirmek : Akıl yolu ile gerçeğe yakın bir yargıya varmak, tahmin etmek. Kesilmesini sağlamak, kesilmesine yol açmak. Karar vermek. Anlamak, farkına varmak. Kısa bir süre uyumak, şekerleme yapmak. Kesme işini yaptırmak.

 

Hissetmek : Fiziksel bir uyarıyı duymak. Sezmek, farkına varmak, anlamak. Saymak, addetmek. Bir şeyden etkilenmek, duymak.

Fark : Ayrım. Çıkarma işleminin sonucu. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, ayrım, nüans.

Etmek : Bulmak, erişmek. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Bir işi yapmak. Demek, söylemek. Kötülükte bulunmak. Herhangi bir değerde olmak. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak.

Diğer dillerde Sezmek anlamı nedir?

İngilizce'de Sezmek ne demek? : adj. be sensible of

v. intuit, perceive, discern, feel, guess, sense, smell, sniff, have a scent for smth., antedate, anticipate, detect, divine, rumble, scent, see

Fransızca'da Sezmek : percevoir, augurer, comprendre, pressentir, sentir

Almanca'da Sezmek : v. fühlen, wittern

Rusça'da Sezmek : v. чувствовать, догадываться, угадывать, улавливать, почувствовать, догадаться, угадать