Anticipates türkçesi Anticipates nedir

  • Önceden görmek.
  • Önceden yapmak.
  • Söylenmeden yapmak.
  • Beklemek.
  • Önce davranmak.
  • Sezmek.
  • Ummak.
  • Tahmin etmek.
  • Geleceği görmek.

Anticipates ile ilgili cümleler

English: He anticipates that he will be in trouble.
Turkish: O başının belaya gireceğini seziyor.

Anticipates ingilizcede ne demek, Anticipates nerede nasıl kullanılır?

Anticipate the future : Geleceği sabırsızlıkla bekmelek. Gelecekte olacak şeylere hazırlıklı olmak. Geleceği öngörmek. Geleceği tahmin etmek.

Anticipate : Sezmek. Beklemek. Söylenmeden yapmak. Önceden görmek. Beklenti içinde olmak. Beklenti sahibi olmak. -den önce davranmak. Görmek. Ummak.

Anticipated : Beklenilen. Tahmin edilen. Umulan. Zihinde canlandırılmış. Öngörülen. Beklenile.

Anticipated balance : Belirli bir dönemin sonunda beklenen bakiye. Banka bakiyesi.

Anticipated breach : Bir anlaşmanın ihlali olacağını bilme durumu. Beklenen sözleşme ihlali. Beklenilen ihlal.

The anticipated income theory : Beklenen gelir teorisi. Bankaların ödünç alıcılar borçlarını taksitler halinde ödedikleri durumda uzun süreli borçlar vererek likidite sorunlarını çözebilecekleri görüşü. Banka likiditesinin kredi ve senetlerin düzenli taksitlerle ödenmesinin müşterilerin gelecekte elde edecekleri gelirlerden etkileneceği düşüncesiyle, likidite yönetiminde banka kredi ve senet vadelerinin ayarlanması gerektiğini savunan kuram. Beklenen gelir kuramı.

 

Total anticipated living and : Toplam beklenen sabit ve diğer giderler.

Unanticipated inflation : Beklenmeyen enflasyon. Gerçekleşen enflasyonun, beklenen enflasyon oranının üstünde veya altında olması. Öngörülmeyen enflasyon.

Unanticipated : Öngörülememiş. Beklenmedik. Umulmadık. Tahmin edilmemiş.

Anticipated index : Halka halen bildirilmemiş olan endeks. Tahmin edilen oran (enflasyon, vs.). Öngörülen endeks.

İngilizce Anticipates Türkçe anlamı, Anticipates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anticipates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discerned : Farkına varmak. Seçmek. Kavramak. Fark etmek. Anlamak. Algılamak. Sezinlemek. Ayırdetmek. Farketmek.

Forestalling : Önleme. Önüne geçme. Gıda ürünlerinin bir pazardan toplanıp aynı pazara daha yüksek oranda satılması. Zorla durdurma. Pusu kurma. Engel olma. Yol kesme. Önüne geçmek.

Expect of : İstemek.

Be in hopes of : -nın beklentisinde olmak.

Beat one to it : Bir yarışmacıdan önce varmak. Rakipten önce gelmek. Birini atlatmak. Erken davranmak.

Evaluate : Değerlendirmelerde bulunmak. Değerlendirmeye almak. Değerlendirme yapmak. Değer biçmek. Kıymet biçmek. Paha biçmek. Değerlendirmek (test etme vb). Değerlendirmek. Kıymetlendirmek. Ölçmek.

 

Take precedence of : Önce gelmek. Öncelikli olmak. -den önce gelmek. Üstün olmak. Daha önemli olmak.

Speculate : Vurgunculuk yapmak. Tahminde bulunmak. Kafa patlatmak. Spekülasyon yapmak. Kuramlar yürütmek. Kafa yormak. Üzerinde düşünmek. Borsada oynamak. Alavere etmek. Kuramsal olarak düşünmek.

Bargain on : Bel bağlamak. Güvenmek.

Hoped : Arzu etmek. İstemek. Ümit etmek.

Anticipates synonyms : suppose, imagine, expects, forestall, divine, abide, presume, awaited, wait, precedes, theorise, previse, hypothesise, judge, divined, approximated, prefabricating, detected, detect, foresaw, await, conjecturing, forestalls, conjecture, foreknow, think, augurate, foresee, forestalled, look, foresees, precede, assume.

Anticipates zıt anlamlı kelimeler, Anticipates kelime anlamı

Unexpected : Beklenmez. Beklenmeyen. Beklenilmeyen. Beklenilmedik. Umulmadık. Davetsiz. Beklenmedik. Ümit edilmeyen. Ummadık.

Refrain : Nakarat. Frenlemek. Sakınmak. Geri durmak. Kendini tutmak. Çekinmek. Alıkoymak. Kaçınmak.