Anticipate türkçesi Anticipate nedir

  • Ummak.
  • Beklenti sahibi olmak.
  • Önceden yapmak.
  • Tahmin etmek.
  • Önceden görmek.
  • Sezmek.
  • Önceden tahmin edip ona göre davranmak.
  • Beklemek.
  • Söylenmeden yapmak.
  • Önce davranmak.
  • Beklenti içinde olmak.
  • Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak.
  • Geleceği görmek.
  • -den önce davranmak.
  • Tenis alanında kullanılır.
  • Görmek.

Anticipate ile ilgili cümleler

English: Ali didn't anticipate a problem.
Turkish: Ali bir sorun beklemiyordu.

English: Ali didn't anticipate that that would happen.
Turkish: Ali onun olacağını tahmin etmedi.

English: Ali didn't anticipate that it would be a problem.
Turkish: Ali bunun bir sorun olacağını beklemiyordu.

English: Ali didn't anticipate that this would happen.
Turkish: Ali bunun olacağını tahmin etmedi.

English: Ali didn't anticipate that happening.
Turkish: Ali bunun olduğunu ummuyordu.

Anticipate ingilizcede ne demek, Anticipate nerede nasıl kullanılır?

Anticipate the future : Geleceği tahmin etmek. Geleceği öngörmek. Gelecekte olacak şeylere hazırlıklı olmak. Geleceği sabırsızlıkla bekmelek.

Anticipated : Umulan. Beklenile. Öngörülen. Beklenilen. Zihinde canlandırılmış. Tahmin edilen.

Anticipated balance : Belirli bir dönemin sonunda beklenen bakiye. Banka bakiyesi.

Anticipated breach : Beklenen sözleşme ihlali. Bir anlaşmanın ihlali olacağını bilme durumu. Beklenilen ihlal.

 

Anticipated index : Öngörülen endeks. Halka halen bildirilmemiş olan endeks. Tahmin edilen oran (enflasyon, vs.).

The anticipated income theory : Bankaların ödünç alıcılar borçlarını taksitler halinde ödedikleri durumda uzun süreli borçlar vererek likidite sorunlarını çözebilecekleri görüşü. Beklenen gelir teorisi. Beklenen gelir kuramı. Banka likiditesinin kredi ve senetlerin düzenli taksitlerle ödenmesinin müşterilerin gelecekte elde edecekleri gelirlerden etkileneceği düşüncesiyle, likidite yönetiminde banka kredi ve senet vadelerinin ayarlanması gerektiğini savunan kuram.

Total anticipated utilities : Toplam beklenen kamu hizmetleri.

Unanticipated inflation : Öngörülmeyen enflasyon. Gerçekleşen enflasyonun, beklenen enflasyon oranının üstünde veya altında olması. Beklenmeyen enflasyon.

Total anticipated credit card expense : Toplam beklenen kredi kartı gideri.

Anticipates : Tahmin etmek. Sezmek. Ummak. Önceden yapmak. Söylenmeden yapmak. Önce davranmak. Önceden görmek. Beklemek. Geleceği görmek.

İngilizce Anticipate Türkçe anlamı, Anticipate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anticipate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hypothesise : Varsaymak. Hipotez kurmak. Farz etmek. Kuşkulu veya belirsiz bir temelde inanmak. Varsayımda bulunmak.

Move : Yer değiştirmek. Oynatmak. İlerlemek. Taşıma. Taşımak. Kıpırdanmak. Hareket. Hareket ettirmek. Devinmek. Oynamak.

Believe : Zannetmek. Güven duymak. Varsaymak. Kanmak. İnancı olmak. İman etmek. Güvenmek. Kani olmak. İnanmak. Sanmak.

 

Hope : Umut etmek. İstemek. Ümit etmek. Arzu etmek. Umut. Ümit.

Antedating : Geçmiş tarih atmak. Erkene almak. Önce gelmek. Erken tarihe almak. Eski tarih atmak. Geçmiş tarih atmak (faturaya vb). Bir senede geçmiş tarih atmak. Eski tarih koymak. Erken bir tarihe almak.

Prefabricating : Parçalarını önceden hazırlamak. Önyapım. Prefabrik. Önceden üretmek. Önceden hazırlamak. Önceden inşa etmek. Önceden imal etmek. Parçalarını önceden üretmek.

Opine : Fikrini söylemek. Farzetmek. Fikir yürütmek. Düşünmek. Görüş belirtmek. Belirtmek. Düşüncelerini belirtmek. Varsaymak. Dile getirmek.

Deuce : Aman. Şeytan. Tenis düs. Zarda dü. İkili. Kör talih. Dü (zar). Beraberlik (tenis). Aynı oyun içinde her iki oyuncunun da üç ya da daha çok eşit sayı kazanmış olmaları. Düs.

Foreseeing : İleriyi görmek. İleri görüşlü. Önceden görme.

Reckon : Gözüyle bakmak. Hükmetmek. Tutmak. Saymak. Sanmak. Hesap etmek. Hesaba katmak. Hesaplamak. ...gözüyle bakmak.

Anticipate synonyms : half volley, deeming, discerned, beholding, advantage to server, pass judgment, expect of, forestalling, conjecturing, center serviceline, antedates, approximates, approximated, catch sight of, antedate, deem, espy, divines, take for granted, beat one to it, think, hypothecate, espying, precede, figure on, dropshot, theorise, abided, imagine, abideth, abides, divined, anticipates.

Anticipate zıt anlamlı kelimeler, Anticipate kelime anlamı

Refrain : Kaçınmak. Kendini tutmak. Sakınmak. Çekinmek. Geri durmak. Frenlemek. Nakarat. Alıkoymak.

Anticipate ingilizce tanımı, definition of Anticipate

Anticipate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To preclude or prevent by prior action. To be before in doing. To do or take before another.