Believe türkçesi Believe nedir
- Yemek.
- İman etmek.
- Kani olmak.
- Güvenmek.
- İnancı olmak.
- İnanmak.
- Sanmak.
- Kanmak.
- Zannetmek.
- Güven duymak.
- Varsaymak.
Believe ile ilgili cümleler
English: Ali advised Mary not to believe everything she reads on the Web.
Turkish: Ali Mary'ye Web'te okuduğu her şeye inanmamasını tavsiye etti.
English: "Does anyone know what has caused this plague?" "The scholars of the University of Paris believe that the source of this evil is an especially unfavorable constellation of Jupiter, Saturn, and Mars."
Turkish: "Bu vebaya neyin neden olduğunu bilen biri var mı?" "Paris Üniversitesi bilim adamlarının bu kötülüğün kaynağının özellikle Jüpiter, Satürn ve Mars olumsuz takımyıldızı olduğuna inanıyorlar."
English: "My son, do you believe in God?" "Yes, my father."
Turkish: "Oğlum, Allah'a inanır mısın?" "Evet, baba."
English: "Do you know Tom?" "I don't believe I do."
Turkish: "Sen tom'u biliyor musun?" "Ben yapabileceğime inanmıyorum"
English: A good lie is easier to believe than the truth.
Turkish: İyi bir yalana inanmak bir gerçeğe inanmaktan daha kolaydır.
Believe ingilizcede ne demek, Believe nerede nasıl kullanılır?
Believe an apology is in order : Özür dilemenin usulüne uygun olduğuna inanmak. Bir pişmanlık ifadesinin yaraşır olduğunu düşünmek.
Believe in god : Allah'a inanmak.
Believe it or not : İnan ya da inanma. İster inanın ister inanmayın. İster inan ister inanma.
Believe me : Sözüme inan!.
Believe to be guilty : Suçlu olduğuna inanmak.
Would you believe it : İnanabiliyor musun.
Firmly believe : Gerçekten inanmak.
Led to believe : -olduğuna inanmasına neden oldu. -in doğru olduğunu düşünmesine neden oldu. O ikna olmuştu.
Lead to believe : -in doğru olduğunu düşünmesine neden oldu. O ikna olmuştu. -olduğuna inanmasına neden oldu.
Be led to believe : Yanlış yönlendirilmek (bilerek veya bilmeyerek). Yanıltılmak. Kandırılmak.
İngilizce Believe Türkçe anlamı, Believe eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Believe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bargain on : Ummak. Bel bağlamak. Beklemek.
Have faith in : Güveni olmak. İnanç duymak.
Infer : Sonuç çıkarmak. Görüşüne varmak. Çıkarsamak. Sonucuna varmak. Anlamak. Anlam çıkarmak. Sonucunu çıkarmak. Göstermek. Anlamına gelmek. Çıkarmak.
Buy : Yutmak. Kabul etmek. Satın almak.
Be sold on : Memnuniyetle kabul etmek. Benimsemek. Kabul etmek.
Believed : İnanılan.
Grant : Teslim etmek. Tahsisat. Bağışlama. Nasip. İmtiyaz. Bir kişinin malını karşılıksız olarak bir başka kişiye vermesi. Burs. Hibe. Bahşetmek.
Bank : Para yatırmak. Bilgisayar, coğrafya, iktisat, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Yığın. Banko. Uçağın bir yana yatması. Banka. Yığılmak. Yokuş. Parasal işlerini yapmak. Sıra.
Accept : Normal karşılamak. Eyvallah demek. Kabul etmek. Onaylamak. Kabullenmek. Üstlenmek. Hazmetmek. Razı olmak. Anlamak. Katlanmak.
Dining : Yemekli. Yemek yiyerek. Akşam yemeği yeme. Yemek yeme.
Believe synonyms : believe in, look upon, take to be, devours, conjecturing, conceive, calculate, dinners, dinner, be deceived, have confidence in, assume, deeming, reckon, accredit, consider, devour, count on, conjecture, rely, buys, think, ate, deems, think of, chow, abrade, build, base oneself on, attach credence, calculate upon, calculates, crop.
Believe zıt anlamlı kelimeler, Believe kelime anlamı
Disbelieve : İnançsız olmak. Güvenmemek. İnanmamak. İman etmemek. Kuşkulanmak.
Mistrust : Güvenmemek. Şüphe etmek. Güvensizlik. İtimat etmemek. Şüphe. Sıtkı sıyrılmak. Kuşkulanmak. İtimatsızlık. Sorumsuz alan taramaları nedeniyle kamuoyunda bilimsel araştırma ve yoklamalara karşı duyulan güvenin sarsılması. Kuşku.
Distrust : Güvensizlik. Emniyet etmemek. Güvenmeme. Güveni sarsılmak. İtimatsızlık. İtimat etmemek. Güvenmemek. Sıtkı sıyrılmak. -e itimat etmemek. İnanmamak.
Believe antonyms : reject, real.
Believe ingilizce tanımı, definition of Believe
Believe kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To exercise belief in. As, to believe a person, a statement, or a doctrine. To think. To have a persuasion approaching to certainty. To consider. To exercise belief or faith. To place confidence in. To be persuaded of the truth of, upon evidence furnished by reasons, arguments, and deductions of the mind, or by circumstances other than personal knowledge. To regard or accept as true. To have a firm persuasion, esp. of the truths of religion. To credit upon the authority or testimony of another.

Bu kısımda Believe kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Believe ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Believe anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Believe ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.