Incumbency türkçesi Incumbency nedir

Incumbency ingilizcede ne demek, Incumbency nerede nasıl kullanılır?

Incumbencies : Görev süresi. Ödev. Zorunluluk. Memuriyet. Yükümlülük. Memuriyet dönemi. Görev. Vazife.

Incumbent : Üzerine vazife olan. Görev olarak yükletilmiş. Görevli kimse. Zorunlu. Yükümlü. Üzerine düşen. Görevdeki. Memur. Düşen. Görevli.

Incumbently : Gerekli bir şekilde. Zorunlu bir şekilde. Sorumlu bir şekilde. Mecbur bir şekilde. Görev sorumluluğu olan bir şekilde.

Incumbents : Zorunlu. Görevli. Ödevli. Mahalle papazı (ingiliz ingilizcesi). Memur. Üzerine düşen. Düşen. Görevli kimse. Yükümlü.

Be incumbent : İşlemle ilişkisi olma. Görevli olma, işi yapımla ilişkili bulunma. Terettüp etmek.

Incumber : Yük olmak. Ayak bağı olmak. Engellemek. Güçlük çıkarmak (encumber olarak da yazılır). Engel olmak. Ağırlık olmak. Güçlük çıkartmak.

Incumbered : Engellemek. Güçlük çıkartmak. Güçlük çıkarmak (encumber olarak da yazılır). Ağırlık olmak. Engel olmak. Ayak bağı olmak. Yük olmak.

Be incumbent on : -e düşmek. Sorumluluğu -e ait olmak. Terettüp etmek.

Incumbers : Engel olmak. Yük olmak. Ağırlık olmak. Ayak bağı olmak. Engellemek. Güçlük çıkarmak (encumber olarak da yazılır). Güçlük çıkartmak.

 

Incumbering : Güçlük çıkarmak (encumber olarak da yazılır). Ağırlık olmak. Engel olmak. Yük olmak. Engellemek. Güçlük çıkartmak. Ayak bağı olmak.

İngilizce Incumbency Türkçe anlamı, Incumbency eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incumbency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exigence : Mecburiyet. Acil durum. Gereklilik. İhtiyaç. Gerek.

Office : İma. Ofis. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Hizmet. Büro. Kiler. Devlet dairesi. Kalem. İş. Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır.

Obligation : Senet. Minnet. Hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Mecburiyet. Devletin, belediyelerin ve ortaklıkların para sağlamak ve benzeri ekonomik amaçlarla belirli bir sürenin bitiminde ödenmek ve her yıl ödenecek belirli üremi alacaklılarına verilmek koşulu ile çıkardığı borç belgiti. Borç. Müdana. Devlet ve ortaklıklar borç belgiti. Borç senedi.

Civil service : Kamu hizmeti veya görevi. Sivil kamu hizmetleri. Devlet memurları. Kamu görevi. Devlet hizmeti. Devlet memurluğu. Sivil devlet memurları. Mülkiye memurluğu.

Engagement : Mülakat. Sözleşme. Uğraş. Vuruşma duruşunda, savutların uçlarını karşılıklı olarak uygun görülen çelgi doğrultusunda çaprazlama. Sorumluluk. Çatma. Çarpışma.

Post : Sonraki. Vazifelendirmek. Bildirmek. Sonrası. Bilgi vermek. İlan yapıştırmak. Makam. Direk. Posta. Postalamak.

Essentiality : Asıl gereklilik. Esas olan şey.

Asgmt : Mülkiyet veya haklar devretme. İş.

Vocations : Sanat. Zanaat. Meslek. Davet. Çağrı. Eğilim (belirli bir işe yönelik). Kabiliyet. Yetenek. İlahi bir göreve çağrı.

 

Obligations : Senet. Minnet. Borçlar. Minnet borcu. Mecburiyet. Borç. Zorunluluklar.

Incumbency synonyms : berth, officialism, coursework, tenure of office, devoir, task, exigences, imposition of duties, employments, berths, amenability, vocation, business, employment, commission, incumbencies, official duties, position, spot, compulsion, schoolwork, missions, duties, imperative, portfolios, charge, appointment, imper, imperativeness, term of office, tenure, duty, billet.

Incumbency ingilizce tanımı, definition of Incumbency

Incumbency kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A lying or resting on something. The state of being incumbent.