Incumbencies türkçesi Incumbencies nedir

Incumbencies ingilizcede ne demek, Incumbencies nerede nasıl kullanılır?

Incumbency : Görev süresi. Görev. Yükümlülük. Zorunluluk. Memuriyet dönemi. Memuriyet. Ödev. Vazife.

Incumbent : Memur. Zorunlu. Düşen. Görev olarak yükletilmiş. Görevdeki. Görevli. Yükümlü. Üzerine düşen. Görevli kimse. Ödevli.

Incumbently : Görev sorumluluğu olan bir şekilde. Sorumlu bir şekilde. Mecbur bir şekilde. Zorunlu bir şekilde. Gerekli bir şekilde.

Incumbents : Düşen. Görevli. Zorunlu. Mahalle papazı (ingiliz ingilizcesi). Memur. Üzerine düşen. Ödevli. Görevli kimse. Yükümlü.

Be incumbent : Görevli olma, işi yapımla ilişkili bulunma. İşlemle ilişkisi olma. Terettüp etmek.

Be incumbent on : Terettüp etmek. Sorumluluğu -e ait olmak. -e düşmek.

İngilizce Incumbencies Türkçe anlamı, Incumbencies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incumbencies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Obligations : Minnet. Zorunluluklar. Mecburiyet. Minnet borcu. Borç. Borçlar. Senet.

Assignement : Belli bir ders konusu ya da ünitesi ile ilgili olarak öğrencinin yapması gereken zihin ya da beden çalışması. tek bir öğrenciye ya da bütün bir sınıfa, üzerinde düşünmeleri ve çalışmaları için verilen konu, sorun, iş. bk. ev ödevi, sınıf ödevi.

 

Commission : Talimat. Memur etmek. Aracı ödeneği. Ismarlama. Görev vermek. Atamak. Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine aracılık eden kişiye hizmeti karşılığında işlem tutarının belli bir oranında yapılan ödeme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Alım ve satım işlemlerinde yanlar arasında aracılık yapan ve bunları düzenleyen kişilerin bu çalışma ve çabaları karşılığında her iki yandan da aldıkları paralar. Komisyon.

Classwork : Sınıf çalışması.

Schoolwork : Dersler. Okul çalışmaları. Okul ödevi.

Accountability : Hesap verme mecburiyeti. Saymanlık. Hesap verme zorunluluğu. Hesap verme. Hesap verebilirlik. Sayışım sorumluluğu. Sorumluluk. İzlenebilirlik.

Compulsion : Güçlü istek. Baskı. Güç kullanma. Cebir. Öznel zorlama. Mecburiyet. Zorlama.

Obligation : Devlet ve ortaklıklar borç belgiti. Senet. Minnet. Müdana. Mükellefiyet. Hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Borç senedi. Borç. Minnet borcu.

Situation : Mevki. Hal. Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Şartlar. Durum.

Incumbencies synonyms : incumbency, imperiousness, amenability, compulsions, encumbrance, billet, official duty, answerability, accountableness, commissions, billets, task, imperativeness, imperatives, imperative, employments, official duties, essentiality, officialdom, term of office, mission, office, engagement, berth, tenure of office, officialism, imposition of duties, business, portfolio, exigence, homework, charge, tenures.