Obligation türkçesi Obligation nedir
- Yükümlülük.
- Zorunluluk.
- Devlet ve ortaklıklar borç belgiti.
- Borç senedi.
- Müdana.
- Devletin, belediyelerin ve ortaklıkların para sağlamak ve benzeri ekonomik amaçlarla belirli bir sürenin bitiminde ödenmek ve her yıl ödenecek belirli üremi alacaklılarına verilmek koşulu ile çıkardığı borç belgiti.
- Mükellefiyet.
- Borç.
- Fariza.
- Hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
- Minnet borcu.
- Mecburiyet.
- Bir iktisadi karar biriminin bir diğerine karşı ödemesi gereken para veya yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük.
- Ödev.
- Minnet.
- Senet.
Obligation ile ilgili cümleler
English: It is the obligation of every worker to pay taxes.
Turkish: Vergi ödemek her işçinin yükümlülüğüdür.
English: I'm not a Muslim and so I have no obligation to observe the fast but as long as I'm living in the same apartment having consideration for such a custom is important.
Turkish: Müslüman değilim. Oruç tutmamalıyım. Ama aynı apartmanda yaşadığım sürece geleneği dikkate almak önemlidir.
English: We have a legal obligation to pay our taxes.
Turkish: Vergilerimizi ödemek için yasal zorunluluğumuz var.
English: We have an obligation to do our best.
Turkish: Elimizden geleni yapmak zorundayız.
English: You have no obligation to help us.
Turkish: Bize yardım etmek zorunda değilsin.
Obligation ingilizcede ne demek, Obligation nerede nasıl kullanılır?
Obligation invention : Yükümlülük bulgusu. Bir işletmedeki teknik çalışmalar sırasında sağlanan bulgu.
Obligation of allocate : Pay verme borcu. Yapıt iyesine ya da kalıtçılarına, satıştan bir yüzde verilmesi zorunluğu.
Obligation of giving rate percent : Yapıt iyesine ya da kalıtçılarına, satıştan bir yüzde verilmesi zorunluğu. Pay verme borcu.
Obligation of licencee : Özel izin alanın, anlaşmada gösterilen sorumluluğu. Özel izinli kişinin sorumluluğu.
Obligation of returning home : Yurd içinde geri verme zorunluğu. Hizmet bağıtının yurt içinde herhangi bir barınakta bozulmasında, başkaca bir yargı yoksa gemi adamının işveren ya da yetkilisince geminin bağlama barınağına geri gönderilmesi zorunluluğu.
Accounting obligation : Yazılık tutma zorunluluğu. Tecim ve yapımla uğraşanlarla, tecim ortaklıkları, uğraşıları, tecim ve yapıma ilişkin kamu kuruluşları, dernek, kuruluş ve örgütleri ve vakıflara ilişkin ekonomik işletmeler, bağımsız uğraşı çalışırları ve çiftçilerin ödeyecekleri vergiler saptanılmak üzere yazılık tutma zorunluluğunda olmaları.
Continued obligation : Sürekli borç belgiti. Vadesi dolduğu halde aynı koşullarda yürürlükte kalan borç. Süresi dolduktan sonra da aynı koşullarla ve değişik bir üremle yürürlükte kalan borç belgiti.
Obligation outstanding : Henüz ödenmemiş olan mali yükümlülükler. Ödenmemiş borç. Ödenmemiş karşılıksız borçlar.
Debt obligation : Borç yükümlülüğü.
Obligation to pay : Ödeme yükümlülüğü.
İngilizce Obligation Türkçe anlamı, Obligation eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Obligation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bill payable : Tediye senedi. Ödenecek senet.
Compulsion : Tutku. Zorlama. Zorlanma. Baskı. Güçlü istek. Dürtü. İcbar.
Bills payable : Ödenebilen senetler. Ödemeli belgitler, tecimevi adına imzalanan belgitler ya da ödenmesi kabul edilen ödekler. Borç senetleri. Ödeme belgitleri. Tahsil edilebilir senetler. Bir firma ödemelerinin para cetveli. Ödenecek senetler. Senet borçları.
Social control : Bireylerin ya da toplumsal kümelerin toplumsal düzenin beklentilerine uygun biçimde davranmalarını sağlamaya yönelik önlemlerin tümü. Sosyal kontrol. Toplumsal denetim. Toplumsal kontrol.
Billets : Çelik çubuk. Konaklama yeri. Vazife. Kütük. Yerleştirmek. Konak yeri. Pusula. Not. Konaklatmak (askeri terim).
Promissory note : Emre yazılı senet. Buyruklusuna yazılı belgit. Bono. Ödeme senedi. Emre yazılı borç senedi. Borç belgiti. bir kişinin başka bir kişiye ya da onun buyrusu ile aktarabileceği herhangi bir kişiye belgitindeki önelin bitiminde belirli bir parayı ödemesi yükümlülüğünü veren ve tecimsel yasaların saptadığı yargılara göre aktarılarak geçerli olabilen belgit. Emre muharrer senet.
Bd : Borç sözleşmesi. Teminat. Bond (teminat). Mukavele.
Incumbrance : Taahhüt. Ağırlık. Güçlük. Sorumluluk. Ayak bağı. Bir mülk üzerinde alacak iddiası veya haciz (hukuk terimi). Gayri menkulle yüklenen külfet veya mükellefiyet. Yük.
Indebtedness : Borçluluk durumu. Borçlanma. Minnetarlık. Borçluluk. Minnettarlık.
Obligation synonyms : white man's burden, civic responsibility, line of duty, certificate of debt, keeping, civic duty, debt, answerableness, engagement, responsibility, bill of debt, liability, moral obligation, assignment, encumber, essentialness, bill of indebtedness, instrument, task, billet, amenability, indenturing, imperiousness, imperative, due bill, incumbency, acknowledgements, debts, exactions, burden of proof, homework, exaction, indentures.
Obligation ingilizce tanımı, definition of Obligation
Obligation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of obligating.

Bu kısımda Obligation kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Obligation ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Obligation anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Obligation ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.