Billets türkçesi Billets nedir

Billets ingilizcede ne demek, Billets nerede nasıl kullanılır?

Billets doux : Aşk mektubu.

Billet doux : Aşk mektubu.

Billet heating furnace : Bilet ısıtma fırını. Ham demir çubuğu ısıtma fırını. Takoz ısıtma fırını.

Billet mill : Ham demir haddesi. Kütük haddesi.

Every bullet has its billet : Herkesin kendi kurşunu vardır. Her kurşun spesifik bir hedef için atılır. Her kurşun gideceği adresi bilir. Her kurşunun gideceği bir adres vardır.

Billet : Pusula. Ödev. Konaklama yeri. Kütük. Baraka. Not. Konaklatmak (askeri terim). Vazife. Kışla. Konak yeri.

Billed him : Ona fatura kesti. Ona ödetti. Aldığı eşya veya servisler için ondan para tahsil etti.

Billeting : Asker için barınma sağlama işi. Kalacak yer sağlama. Konaklatma. Ev sağlama.

Billeted : Konaklatmak (askeri terim).

Billers : Tahsil eden. Fatura kesen. Fatura hazırlayan. Fatura eden. Faturalayan.

İngilizce Billets Türkçe anlamı, Billets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Billets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Quartered : Dört eşit parçaya ayrılmış. Dört eşit parçaya bölünmüş. Çeyreklenmiş. Asker yerleştirmek. Dörde bölmek. Dörtte birlere bölünmüş. Dörde biçilmiş. Dört parçaya bölmek.

 

Dumdum bullet : Domdom mermisi. Dumdum kurşunu.

Memorandum : Nota. Protokol. Memorandum. Tecimde kullanılan yazılım kağıdı yarısı kadar bir kağıt üzerine genişlemesine ekleme biçiminde yazılan uyarı. Bildiri. Layiha. Bir görüşme sırasında beliren durumları saptamak ve ilerde anımsamayı sağlamak üzere tutulan yazım. Andıç. Tezkere. Muhtıra.

Homework : Ev ödevi. Evde yapılmak üzere verilen iş. Evde çalışma. Okul saatları dışında öğrencinin evinde yapması ya da bitirmesi istenilen ödevlere verilen genel ad.

Portfolios : Borsa portföy. Portföy. Resim çantası. Çıkın. Makam. Tahviller. Evrak çantası. Bakanlık. Resimler (ressamın yapıp bir araya getirdiği).

Domicil : Ev. Konut. İkamet ettirmek. İkametgah. Mesken. Poliçenin ödendiği yer.

Incumbencies : Görev. Zorunluluk. Memuriyet. Memuriyet dönemi. Yükümlülük. Görev süresi.

Annotations : Çıkma. Şerhler. Dipnot. Ek açıklamalar. İzah edici notlar. Kısaltmalar.

Modern ballet : Modern bale.

Billets synonyms : stage dancing, rifle ball, rubber bullet, full metal jacket, comedy ballet, billeted, pas de trois, commission, obligation, corral, collocate, accommodate, cantoning, compass, compassing, cantonment, chump, file, obligations, chumped, corrals, quarter, duet, inn, chit, memo, domicile, deposit, chopping block, compassed, domiciling, billet, situation.

Billets zıt anlamlı kelimeler, Billets kelime anlamı

Bibbed : Mama önlüğü. Çocuk önlüğü. Eğri ağızlı alaturka musluk. İş önlüğünün üst kısmı. Alkolik olmak. Önlük. Mutfak önlüğü. Göğüslük. Çok içmek. Tulum.