• Doğuş.
  • Sop.
  • Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama.
  • Kodak kökeni.
  • Kaynak.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Köken.
  • Nesil.
  • Doğum.
  • Dünyaya getirme.
  • Yavrulama.
  • Doğma.
  • Veladet.
  • Soy.
  • Doğurma.
  • Başlangıç.
  • Neşet.
  • Tevellüt.
  • Yeni bir bebeğin dünyaya geliş olayı.
 

Birth ile ilgili cümleler

English: By birth she was a Londoner.
Turkish: Doğuştan Londralı.

English: Ali couldn't find his birth certificate.
Turkish: Ali nüfus cüzdanını bulamadı.

English: After a long wait in line, she was told she should get a certified copy of her birth certificate as identification.
Turkish: Uzun bir bekleyişten sonra, ona kimlik olarak onun doğum belgesinin onaylı bir nüshasını alması gerektiği söyleniyor.

English: After the birth of your child, you should make your work part-time.
Turkish: Çocuğunuzun doğumundan sonra işinizi yarım gün yapmalısınız.

English: Annihilation gives birth to my rebirth.
Turkish: Yok olma yeniden doğumumu sağlar.

Birth ingilizcede ne demek, Birth nerede nasıl kullanılır?

Birth and death process : Doğum ve ölüm süreci. Doğma ölme süreci. Doğma-ölme süreci.

Birth canal : Yumuşak doğum kanalı. Doğum sırasında yavrunun içinden geçmek zorunda olduğu uterus, serviks, vajina ve vulvadan oluşan genital kanal ve bunun dışındaki kemik çatı. kemik ve yumuşak doğum kanalı olmak üzere ikiye ayrılır. Doğum sırasında yavrunun içinden geçmek zorunda olduğu uterus, serviks, vajina ve vulvadan oluşan genital kanal. Doğum kanalı.

Birth certificate : Nüfus kaydı. Nüfus kayıt örneği. Nüfus tezkeresi. Hüviyet. Nüfus kağıdı. Doğum belgesi. Nüfus cüzdanı. Doğum cüzdanı.

Birth control : Doğum kontrolü.

Birth control devices : Gebeliği önleyici alet veya cihaz.

Birth control pill : Doğum kontrol hapı.

Birth pangs : Doğum ağrıları. Bir kadının doğum sürecinde yaşadığı düzenli ağrılar. Doğum sancıları.

Birth of jesus christ : İsa'nın doğuşu. Hıristiyan peygamberi isa'nın doğduğu yıl. Doğuş.

Birth defect : Doğum kusuru. Doğuştan gelen arıza veya sorun (eksik uzuv vs gibi). Doğuştan gelen kusur. Doğuştan olan özür.

Birth mark : Doğum lekesi.

İngilizce Birth Türkçe anlamı, Birth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Birth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Basis : Özül. Bazis. Dayanak. Kaide. Fiyat farkı. Kelime kök ve gövdelerinin çekim eki almamış yalın durumu: taş, işçi, bilgili, terbiye, ciltle-, ayakkabı, aktualite, planlama vb. Belkemiği. Altyapı. Tarihsel özdekçiliğe göre, toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin tümü.

Childbirth : Çocuk doğurma.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Emergences : Sudur. Deniz dibinin su üstüne çıkması. Oluşma. Belirme. Ortaya çıkma. Çıkma. Meydana gelme. Emerjans.

Lineages : Sülale. Nesep. Tohum. Silsile. Menşe. Şehzade. Kan.

Ancestries : Atalık. Sülale. Ata. Nesep. Ecdat. Atalar.

Labour : Çabalamak. İşçi sınıfı. Emek vermek. Doğum sancısı. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak üzere giriştiği, hem doğal ve toplumsal çevresini, hem de kendi kendisini değiştiren çalışma süreci. Emek harcamak. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Uğraşmak.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Ancestry : Bireyin kan ve dünürlük ilişkileri ile bağlı bulunduğu ve zaman olarak kendinden önce yaşamış olan aile ve yakınlık kümesi üyeleri. bir toplumsal küme ya da toplumun geçmiş kuşakları. Sülale. Atalar. Ecdat. Nesep. Ata. Atalık.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Birth synonyms : life time, starting time, posthumous birth, showtime, get go, doorway, flesh and blood, inducing, kickoff, abamectin, nascencies, childbearing, derivation, first, blood, lineage, life, bloodings, context, modification, reincarnation, a c syndrom, da capo, genesis, a band, lifetime, descents, emergence, ascendence, generation, breed, abaxial, etymon.

Birth zıt anlamlı kelimeler, Birth kelime anlamı

Middle : Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Aradaki. Ortanca. Bel. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Göbek adı. Vasati. Orta. Orta kısım. Orta yer.

Death : Ölüm. Ahiret yolculuğu. Canlılarda bütün hayati olayların son bulması. Ölme. Helak. Fevt. Katil. Yıkım. Tükeniş. Ruhun gövdeden ayrılmasıyla açıklanan evrensel halk inancı. (ölüyü arıtmak ve öte dünyadaki hayata hazırlamak amacıyla birçok işlemlere başvurulmaktadır.) bk. arınma, öteki dünya.

End : Erek. Son vermek. Sonuç. Bitmek. Son çekit. İzmarit. Sona ermek. Uç çekit. Kalıntı. Sona erdirmek.

Birth antonyms : stillbirth.

Birth ingilizce tanımı, definition of Birth

Birth kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Generally applied to human beings. As, the birth of a son. The act or fact of coming into life, or of being born. Bakınız: Berth.

Birth ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Birth kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Birth ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Birth anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Birth ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Difüzyon: DİFÜZYON (YAYINMA) OLAYI Ne demek? Farklı yoğunlukta iki ayrı fazda bulunan iki madde moleküllerinin birbiri içine yayılması...
  • Endikasyon: İki anlamı vardır. Herhangi bir hastalığa ilişkin izlenmesi gereken tedavi yöntemlerini ve tedavi içindeki sürecin gidişati...
  • Ekosistem: Ekosistemdeki bozulmaların çevreye etkileri nelerdir? Ekosistemdeki bozulma bir bütün olan çevrenin yapı ve işleyişini olumsu...
  • Ekosistem: Ekosistemlerin belirgin özelikleri nelerdir? Bir ekosistem biyosferin, bir bölümü ya da parçasıdır ; büyüklüğü ya da geni...
  • Yolantı: ..yolantı kelimesi YOLAK veya ( dağda ) patikadan çok farklı değil sanırım....( muğla ) yerkesikde patika az kullanılır..b...