Doğum nedir, Doğum ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

1.bk. dağdağan-

Çitlembik ağacı ve meyvesi

Frenk üzümü.

Sosyoloji'deki anlamı:

(Nüfusbilim inceleme ve yazmalarında) Yeni bir bebeğin dünyaya gelmesi.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama.

Bilimsel terim anlamı:

Yeni bir bebeğin dünyaya geliş olayı

İngilizce'de Doğum ne demek? Doğum ingilizcesi nedir?:

birth, parturition, termination, delivery

Fransızca'da Doğum ne demek?:

naissance, nodus, noeud, parturitien, accouochement

Doğum hakkında bilgiler

Doğum (çiftlik hayvanları ve diğer bazı hayvanlarda buzağılama, etçil memelilerde yavrulama), türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun dünyaya geliş sürecidir. İnsanlarda doğum zamanı, fetusun anne karnından çıktığı an olarak tanımlanır. Ovipar, vivipar ve ovovivipar doğum şekillerine göre ayrılır.

Doğum ile ilgili Cümleler

  • İkizler genellikle erken doğumludur.
  • Sadece Tom'a bir doğum günü hediyesi vermek için Boston'a bütün yolu arabayla gittim.
  • Doğum doktorluğu, gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemle ilgilenir.
  • Pazartesi Tom'un otuzuncu doğum günüdür.
  • Birkaç saatlik doğum sancısından sonra, güzel sağlıklı bir bebek doğurdu.
  • Doğum günü hediyen olarak sana bir dolma kalem aldım.
  • Doğum günleri önemlidir.
  • Doğum belgeni görebilir miyim?
  • Doğum günü dilekleri için herkese teşekkürler.
  • Doğum günlerinin önemli olduğunu düşünüyorum.
  • O bir doğum günü partisinden eve döndü.
  • Doğum günlerinin önemli olduğunu hissediyor musunuz?
  • Lütfen doğum tarihinizi buraya yazın.
  • Dün gece bir arkadaşınızın doğum gününü, saçıp savurarak tamamen tükettiğimiz şampanya kasalarıyla kutladık.
 

Doğum tanımı, anlamı:

Doğum yapmak : Doğurmak.

Doğumevi : Doğum yapılmış olan sağlık kuruluşu.

Doğum günü : Bir kimsenin doğduğu gün.

Doğumhane : Doğumevi.

Doğum ilmühaberi : Çocuk doğunca resmî görevliler tarafından hazırlanan belge.

Doğum izni : Çalışan kadınlara doğum öncesi başlayıp doğumdan sonraki belli bir süreye kadar verilen yasal izin.

Doğum kontrolü : Doğumların sınırlandırılması veya istemeyerek gebe kalmanın önlenmesi için uygulanan yöntemlerin bütünü.

Doğum odası : İçinde doğum yapılmış olan hastane odası.

Doğum oranı : Bir ülkedeki doğumların sayısal durumu.

Doğum sancısı : Doğum yaparken duyulan sancı. Yeni bir duruma geçilirken çekilen zorluklar.

Doğum tarihi : Bir kimsenin doğduğu tarih.

Doğum yeri : Bir kimsenin doğduğu yer.

Ölü doğum : Bebeğin ölü doğması durumu.

Evren doğumu : Evrenin oluşumu, kökeni, doğuşu ve yaradılışı ile ilgili kuram, kozmogoni.

Doğumlu : Belirli bir yılda doğmuş, tevellütlü.

Doğumsal : Doğumdan, soydan gelen.

Tevellüt : İnsanın doğumu, doğduğu zaman.

Veladet : Doğum, doğma, doğuş.

 

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Hayvan : At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Etçil : Etobur.

Memeliler : Doğurarak üreyen, memeleri olan, sıcakkanlı, iki akciğerli, kalbinde dört boşluğu olan, vücutları genellikle tüylerle örtülü omurgalı hayvanlar sınıfı.

Doğma : Doğruluğu sınanmadan benimsenen, bir öğretinin veya ideolojinin temeli yapılmış olan sav, nas, inak. Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz, tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi.

Bir : Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bir kez. Beraber. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sayıların ilki. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ancak, yalnız. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayı kadar olan. Aynı, benzer. Sadece. Tek.

Yıl : On iki aylık dönem. Dünya'nın, Güneş çevresinde tam bir dolanım yapması için geçen 365 gün, 5 saat ve 49 dakikalık zaman. Miladi takvime göre ocak ayının birinde başlayıp aralık ayının otuz birinde sona eren on iki aylık dönem, sene.

Doğum ağacı : Ağaçlarla çocukların gelişimleri arasında bir bağ bulunduğuna ilişkin evrensel inancın uygulanması sırasında, doğan çocukla birlikte dikilen ağaç. krş. kutsal ağaç, yaşam ağacı,

Doğum ağırlığı : Yeni doğan bir yavrunun doğumdan sonraki ilk 24 saat içerisinde belirlenen ağırlığı.

Doğum ağlaması : Çoğunlukla doğumun hemen ardından, bebeğin solumaya başladığını bildiren sesi. (Bu tepkiye özel anlam veren ruhbilim akımları vardır.)

Doğum bilim :

Doğum çarası : Doğumdan 15-20 gün önce vulvada görülen koyu, müköz, kahverengi akıntı.

Doğum çengeli : Doğuma yardım sırasında yavrunun mediyal göz açısına uygulanan, bükülü olan başın düzeltilmesi, yavrunun kanalda ilerletilmesi amacıyla kullanılan doğuma yardım aygıtı, göz çengeli.

Doğum denetimi : Cinsel ilişkide kadının gebe kalmasını önlemeye yönelik davranış.

Doğum evi :

Doğum felci : Süt humması.

Doğum hali : (kimya)

Diğer dillerde Doğum anlamı nedir?

İngilizce'de Doğum ne demek? : adj. natal, nursing, obstetric, puerperal, born

n. birth, delivery, accouchement, childbearing, parturition, termination of pregnancy, nativity

Fransızca'da Doğum : naissance [la], accouchement [le]

Almanca'da Doğum : n. Geburt, Niederkunft

adj. Geburts-

Rusça'da Doğum : n. рождение (N), роды (PL)

adj. родовой