Birthing türkçesi Birthing nedir

  • Doğum.
  • Doğum yapma süreci.
  • Doğum yapma.

Birthing ingilizcede ne demek, Birthing nerede nasıl kullanılır?

Birth and death process : Doğma ölme süreci. Doğma-ölme süreci. Doğum ve ölüm süreci.

Birth canal : Doğum sırasında yavrunun içinden geçmek zorunda olduğu uterus, serviks, vajina ve vulvadan oluşan genital kanal. Doğum kanalı. Doğum sırasında yavrunun içinden geçmek zorunda olduğu uterus, serviks, vajina ve vulvadan oluşan genital kanal ve bunun dışındaki kemik çatı. kemik ve yumuşak doğum kanalı olmak üzere ikiye ayrılır. Yumuşak doğum kanalı.

Birth certificate : Nüfus cüzdanı. Nüfus tezkeresi. Nüfus kağıdı. Doğum belgesi. Nüfus kaydı. Doğum cüzdanı. Nüfus kayıt örneği. Hüviyet.

Birth control : Doğum kontrolü.

Birth control devices : Gebeliği önleyici alet veya cihaz.

Birth mother : Doğum annesi. Biyolojik anne. Doğal anne. Öz anne. Gerçek anne.

Birth of christ : İsa'nın doğumu.

Birth of jesus christ : İsa'nın doğuşu. Doğuş. Hıristiyan peygamberi isa'nın doğduğu yıl.

Birth place : Doğum yeri.

Birth defect : Doğuştan gelen arıza veya sorun (eksik uzuv vs gibi). Doğum kusuru. Doğuştan olan özür. Doğuştan gelen kusur.

İngilizce Birthing Türkçe anlamı, Birthing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Birthing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Egg laying : Yumurtlama. Yumurta bırakma.

Labour : Boğuşmak. İşgücü. Doğum sancısı. Çabalamak. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ayrıntılara girmek. Uğraşmak. Emek harcamak. ä°şçi partisi'ne ilişkin. Güçlükle hareket etmek.

Brooding : Kuluçkaya yatmak. Üzerinde dolaşmak (bela vb). Kara kara düşünmek. Arpacı kumrusu gibi düşünmek.

Bearing : Bağıl devinimli iki parça arasında sürtünmeyi ve aşınmayı azaltmaya yarayan örgen. Katlanma. Bedenin duruşu. Davranış. Ayak. Birisine katlanma. Çekme. Ürün verme. Taşıyan.

Births : Doğuş. Nesil. Soy. Doğurma. Köken. Yavrulama. Doğumlar. Doğma. Kaynak.

Reproduction : Kopyasını yapma. Önceden seslendirme. Okuma. Eşeyli veya eşeysiz hücre bölünmesiyle hücre veya birey sayısındaki artış, üreme, reprodüksiyon. Yeniden üretim. Tekrar oynama. Çoğaltma. Biyoloji, iktisat, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eşeyli ya da eşeysiz hücre bölünmesi ile çoğalma. üreme, reprodüksiyon. Aslını bozmadan çoğaltma veya taklit biçimde yapılan üretim.

Giving birth : Doğuran.

Genitures : Doğuş. (eski kullanım) doğum. Jenerasyon. Meydana gelme. Üreme. Bir kişinin doğumu.

Hatching : Yumurtadan çıkan hayvanlar. Yumurtadan çıkma. Fevkalade. Civcivler. Ştrif. Kuluçkadan çıkma. Tarama (resim). Tarama. Yumurtadan çıkan yavrular. Haşur.

Birthing synonyms : vaginal birth, organic process, biological process, child bearing, confinement, calving, delivering, delivery, parturition, childbearing, born, deliveries, laying, labor, lying in, hatch, travail, geneses, parturiency, childbirths, birth, incubation, childbed, childbirth, geniture, farrowing, farrow, being born, accouchement.

Birthing ingilizce tanımı, definition of Birthing

Birthing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Anything added to raise the sides of a ship.