Brooding türkçesi Brooding nedir

  • Arpacı kumrusu gibi düşünmek.
  • Kuluçkaya yatmak.
  • Kara kara düşünmek.
  • Üzerinde dolaşmak (bela vb).

Brooding ile ilgili cümleler

English: Dark clouds were brooding over the city.
Turkish: Şehrin üzerinde kara bulutlar vardı.

Brooding ingilizcede ne demek, Brooding nerede nasıl kullanılır?

Broodingly : Kara kara düşünerek.

Broodiness : Mutsuzluk. Gurk olma. Mutsuz olma durumu. Endişeli olma durumu.

Broodier : Düşüncelere dalan. Düşünceye dalan. Kuluçka tavuk. Kara kara düşünen. Kuluçkaya yatmak isteyen. Düşüncelere dalmış.

Broodiest : Kara kara düşünen. Kuluçka tavuk. Düşünceye dalan. Düşüncelere dalmış. Kuluçkaya yatmak isteyen. Düşüncelere dalan.

Brood capsule : Kız kese. Hidatit içerisinde bulunan ve protoskoleks içeren kese. unilokuler hidatidin germinal tabakalarından ekzojen tomurcuklanmayla oluşan içerisi sıvı ve protoskloleksle dolu kese. echinococcus granulosus’un neden olduğu hidatit kistte daha büyük bir kistin iç duvarından oluşan küçük parazitik kist.

Broodmare : Damızlık kısrak.

Brood parasitism : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kuluçka parazitizmi. Bazı arılar (chrysididae, mutillidae vb.), bazı kın kanatlılar (meloidae) ve bazı kuşların (guguk kuşu) bir başka türün kuluçka odalarına ya da yuvalarına girip yumurtalarını, larvalarını ya da besinlerini yemeleri ya da kendi yavrularını baktırıp büyütmeleri durumu. Kimi arılar (chrysididae, multillidae vb.), kimi kın kanatlılar (meloidae) ve kimi kuşların (guguk kuşu) bir başka türün kuluçka odalarına veya yuvalarına girip yumurtalarını, larvalarını veya besinlerini yemeleri veya kendi yavrularını bırakıp büyütmeleri durumu. Kuluçka paraziti.

 

Brooded : Civcivler. Üzerinde dolaşmak (bela vb). Damızlık. Kara kara düşünmek. Kuluçkaya yatmak. Düşünceye dalmak. İki eli şakaklarında düşünmek. Kuluçka. Arpacı kumrusu gibi düşünmek. Derin derin düşünmek.

Brood mare : Damızlık kısrak.

Brooders : Civciv büyütme makinesi. Kuluçka tavuk. Kuluçka makinesi. Kara kara düşünen kimse. Civciv büyütücü. Ana makinesi. Arpacı kumrusu. Civciv ana makinesi.

İngilizce Brooding Türkçe anlamı, Brooding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brooding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reflective : Mütefekkir. Yansıtıcı. Yansıyan. Reflektif. Aksettirici. Dalgın. Düşünceli. Aksettiren. Yansıtır. Yansıtan.

Contemplative : Düşünceye dalmış. Uzun uzun düşünmeyi seven. Dalgın. Dini düşüncelere dalmış. Derin düşünceye dalmış. Düşünceli.

Pensive : Düşünceli. Endişeli. Dalgın. Düşünceli (dalgın).

Sits : Oturtmak. Burnunu sürtmek. Modellik yapmak. Sınava girmek. Tünemek. Yola getirmek. Toplanmak. Oturmak. Poz vermek.

Pensiveness : Dalgınlık. Düşüncelilik. Kara kara düşünme.

Sit : Modellik yapmak. Olmak (imtihan). Konmak. Kalmak (bir yerde). Oturuma katılmak. Oturmak. Poz vermek. Burnunu sürtmek. Oturtmak. Tam oturmak.

 

Incubate : Kuluçkaya yatırmak. Kafasında kurmak. Civciv çıkarmak. Tasarlamak. Kafasında plan kurmak. İnkübe etmek. Üretmek.

Musing : Düşüncelere dalmış. Düşünceye dalmış. Derin düşünce. Kafa yorma. Derin düşünme. Derinlemesine düşünme.

Incubating : Tasarlamak. Kuluçkaya yatırmak. Üretmek. Civciv çıkarmak. Kafasında kurmak. Kuluçkaya yatan. Kuluçkaya yatma.

Brooding synonyms : brood on, brood, melancholy, brooded, pondering, broods, meditative, incubated, broody, ruminative, incubates, thoughtful.

Brooding zıt anlamlı kelimeler, Brooding kelime anlamı

Thoughtless : Bencil. Hesapsız kitapsız. Tasasız. Pervasız. Dikkatsiz. Savruk. Patavatsız. Düşüncesiz. Kaygısız. Ahmak.