Kuluçka nedir, Kuluçka ne demek
- Civciv çıkarmak amacıyla yumurtaya yatmış veya yatmak üzere olan dişi kuş veya kümes hayvanı, gurk

- Bilim ve teknolojide araştırma, geliştirme ve uygulama için hazırlık dönemi.
Yerel Türkçe anlamı:
Ülker yıldızı takımı.
Kutup yıldızı.
Biyoloji'deki anlamı:
İnkübasyon.
Tek bir doğum ya da bir grup yumurtadan çıkan yavru; ergin tarafından bakılan genç hayvan.
Nükleer Enerji alanındaki anlamı:
Dönüşüm oranı 1 'den büyük olan işlem.
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
Embriyonun yumurtadan çıkması.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Hastalık etkeninin vücuda girişiyle hastalık belirtilerinin meydana çıkışı arasında patojen mikroorganizmanın vücutta gelişimi.
Bir kuş embriyosunun, yumurta içerisinde belli bir sıcaklıkta ve belli bir sürede gelişme dönemi.
Mikropların kültür ortamında gelişmesi.
Canlı doku parçasının kültür ortamında geliştirilmesi.
İngilizce'de Kuluçka ne demek? Kuluçka ingilizcesi nedir?:
brood, breeding, hatch, incubation
Fransızca'da Kuluçka ne demek?:
couveuse, incubation
Kuluçka hakkında bilgiler
Kuluçka, kanatlı hayvanların nesillerini devam ettirebilmek için gösterdikleri doğal ve fizyolojik arzu hali.
Halk dilinde kuluçka olmuş tavuğa 'gurk', kuluçka olmuş tavuğu kuluçkalatmaya 'gurka bastırma' denir.
Kuluçka anlamı, kısaca tanımı:
Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
Kuluçka olmak : Dişi kuş yumurtaya yatma zamanı gelmek.
Kuluçkaya oturmak : Genellikle dişi kuş yavru çıkarmak için yumurtaların üzerine yatmak.
Kuluçka devri : Kuluçka dönemi.
Kuluçka dönemi : Döllenmeden sonra canlı bir organizma oluncaya kadar geçen süre. Bir mikrobun vücuda girmesiyle hastalığın belirmesi arasında geçen süre. Genellikle dişi kuş veya dişi kümes hayvanının yavru çıkarmak için yumurtaları üstüne yatması gereken süre, kuluçka devri.
Kuluçkahane : Kuluçkalık.
Kuluçka makinesi : Gereken sıcaklığı sağlayacak düzeni bulunan ve çok sayıda civciv çıkarmaya yarayan araç.
Ön kuluçka : Bilim ve teknolojide araştırma, geliştirme ve uygulama sırasında ilk destek evresi.
Kulu : Konya iline bağlı ilçelerden biri.
Kuluçkalık : Kuluçkada kullanılmaya elverişli. Kuluçka döneminin geçirildiği yer, kuluçkahane. Kuluçka olma durumu. Küçük işletmeleri büyümelerine zemin hazırlamak amacıyla altyapı hizmetleri yanında danışmanlık ve çeşitli destek hizmetleri sağlamak üzere genellikle üniversiteler veya kamu araştırma kuruluşlarınca oluşturulmuş birimler, inkübatör.
Civciv : Kümes hayvanlarının yumurtadan yeni çıkmış yavrusu.
Çıkarmak : Yayımlamak. Bulmak, ortaya koymak. Söylemek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Resim yapmak. Yapmak, üretmek. Sunmak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Sağlamak, elde etmek. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Göstermek. Yollamak, göndermek. Gidermek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Fotoğraf çektirmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Hatırlamak. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek.
Yumurta : Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Tavuk yumurtası. Er bezi.
Yatmak : Belli bir süreyi cezaevinde geçirmek. Bilerek yenilmek, şike yapmak. Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek. Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak. Cinsel ilişkide bulunmak. Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek. İşlemez, çalışmaz durumda kalmak. Düz bir duruma gelmek, düzleşmek. Bulunmak, var olmak. İşsiz kalmak, çalışmamak. Ölü gömülmüş olmak. Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak. Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak. Heves etmek, eğilmek. Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek. Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak. Boş yere beklemek.
Kümes : Ufak ev. Tavuk, hindi vb. evcil hayvanların barınmasına yarayan kapalı yer.
Gurk : Erkek hindi. Kuluçka.
Bilim : Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.
Kanatlı : Kanadı olan.
Kuluçka aracı : Döllenmiş yumurtaların embriyonal gelişmelerinin tamamlandığı Zuger şişesi, tekne tipi kuluçkalık ve kuluçka dolabı gibi gereçler.
Kuluçka havuzu : Balık yumurtalarının kuluçkaya alındığı havuz.
Kuluçka işlemi : Mikroorganizmaların belirli sıcaklıkta tutularak gelişmesini sağlama işlemi.
Kuluçka kanalı : Mersin balığı gibi balıkların yumurtalarının kuluçkalanmasında kullanılan, su yatağında oluşturulmuş, yumurta bırakmaya elverişli yapay kanallar.
Kuluçka kazancı : Kuluçka oranının 1den küçük olması.
Kuluçka kesesi : Embriyoları ya da yumurtaları taşıyan kese. İnkübasyon kesesi.
Kuluçka oranı : Reaktörde üretilen etkin nötron sayısının, tüketilen nötron sayışma oranı. İnkubasyonda bulunan kuluçkadaki fertil yumurta yüzdesi.
Kuluçka paraziti : Bazı arılar (Chrysididae, Mutillidae vb.), bazı kın kanatlılar (Meloidae) ve bazı kuşların (guguk kuşu) bir başka türün kuluçka odalarına ya da yuvalarına girip yumurtalarını, larvalarını ya da besinlerini yemeleri ya da kendi yavrularını baktırıp büyütmeleri durumu.
Kuluçka parazitizmi : Kimi arılar (Chrysididae, Multillidae vb.), kimi kın kanatlılar (Meloidae) ve kimi kuşların (guguk kuşu) bir başka türün kuluçka odalarına veya yuvalarına girip yumurtalarını, larvalarını veya besinlerini yemeleri veya kendi yavrularını bırakıp büyütmeleri durumu.
Kuluçka reaktör : Tükettiğinden daha fazla fisil madde üreten, bir başka deyişle, dönüşüm oranı 1'den büyük olan reaktör.
Diğer dillerde Kuluçka anlamı nedir?
İngilizce'de Kuluçka ne demek? : n. nest
Fransızca'da Kuluçka : couveuse [la]
Almanca'da Kuluçka : n. Bruthenne
Rusça'da Kuluçka : n. клуша (F), наседка (F)
adj. инкубационный

Bu kısımda Kuluçka nedir? Kuluçka ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kuluçka tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kuluçka hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.