Kulu nedir, Kulu ne demek

Kulu; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Konya iline bağlı ilçelerden biri

Yerel Türkçe anlamı:

At ve eşek yavrusu.

Kedi yavrusu.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Ankara kenti, Nallıhan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Amasya şehri, Suluova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kulu hakkında bilgiler

Kulu, Konya ilinin bir ilçesidir.

Tarihi Cilali Taş Devri'ne dayanan, Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Frig, Galat, Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerini yaşamış, İç Anadolu Bölgesi'nin ortasında Konya iline 150 km Ankara iline 100 km olan bir ilçedir.İlçe adını Kurucusu olan Kuluboğlu Mustafa Bey'den (Kulu Bey)alır. Kuluboğlu, Afyon-Karabağ dolaylarından gelen bir yörük beyidir.

1853-1856 Osmanlı-Rus Kırım Savaşı'ndan sonra Anadolu'ya göç eden Nogay Türklerinin büyük bir kısmı ilçeye ve çevresine yerleştirildiler. Kozmopolit bir yapıya sahiptir. İlçe halkı Yörükler, Kürtler, Nogaylar, Türkmenlerden oluşur. İlçeye bağlı Kozanlı ve Karacadağ kasabasında, Altılar ve Yaraşlı köylerinde tarihi mağaralar vardır. Ayrıca İlçenin 3 km doğusundaki Düden Gölü 183 çeşit kuşu barındıran bir doğa harikasıdır. Kozanlı yakınlarındaki Gökgöl de hem çok sayıdaki kuş türünün gözlenebildiği doğal bir güzellik, hem de her yıl yapılmış olan şenlikleriyle halkın uğrak ve mesire yeri durumundadır.

 

İsveç'te kalabalık bir Kululu toplumu yaşamakta olup, ilçe ile bu ülke arasında Emirdağ-Belçika ilişkisine benzer bir olgu oluşmuştur. Bir suikastta hayatını kaybeden Eski İsveç Başbakanı Olof Palme'nin hayatında Kulu'yu ziyaret etmesi anısına, Olof Palme ismi ilçedeki cadde ve parklara verilmiştir.

Kulu ile ilgili Cümleler

  • Ayrılık efendi, kulu biz aşıklar.
  • Allah'ın affettiği kuluna siz nasıl olur da acı çektirirsiniz?
  • Ben Allah'ın kuluyum ve onun parçasıyım.
  • Ben insanım, kulum bana tapmanızı istemiyorum.
  • Bir Allah'ın kulu yoktu.
  • Hepimiz bir Allah'ın kuluyuz; hangimizin yanlışları hataları olmadı?
  • Allah kulunu darda bırakmaz.

Kulu kısaca anlamı, tanımı:

Konya : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Kuluçka : Bilim ve teknolojide araştırma, geliştirme ve uygulama için hazırlık dönemi. Civciv çıkarmak amacıyla yumurtaya yatmış veya yatmak üzere olan dişi kuş veya kümes hayvanı, gurk.

Kuluçka devri : Kuluçka dönemi.

Kuluçka dönemi : Bir mikrobun vücuda girmesiyle hastalığın belirmesi arasında geçen süre. Döllenmeden sonra canlı bir organizma oluncaya kadar geçen süre. Genellikle dişi kuş veya dişi kümes hayvanının yavru çıkarmak için yumurtaları üstüne yatması gereken süre, kuluçka devri.

Kuluçka makinesi : Gereken sıcaklığı sağlayacak düzeni bulunan ve çok sayıda civciv çıkarmaya yarayan araç.

 

Kuluçka olmak : Dişi kuş yumurtaya yatma zamanı gelmek.

Kuluçkahane : Kuluçkalık.

Kuluçkalık : Kuluçkada kullanılmaya elverişli. Küçük işletmeleri büyümelerine zemin hazırlamak amacıyla altyapı hizmetleri yanında danışmanlık ve çeşitli destek hizmetleri sağlamak üzere genellikle üniversiteler veya kamu araştırma kuruluşlarınca oluşturulmuş birimler, inkübatör. Kuluçka döneminin geçirildiği yer, kuluçkahane. Kuluçka olma durumu.

Kuluçkaya oturmak : Genellikle dişi kuş yavru çıkarmak için yumurtaların üzerine yatmak.

Kulun : Altı aylığa kadar olan at veya eşek yavrusu.

Kulun atmak : Kısrak veya eşek yavru düşürmek.

Kulunç : Şiddetli omuz ve sırt ağrısı.

Kulunç girmek : Bir organda veya vücut bölgesinde birdenbire veya şiddetli sancı oluşmak, tutulmak.

Kulunç kırmak : Ağrıyan veya tutulan yeri ovmak.

Kuluncak : Malatya iline bağlı ilçelerden biri.

Kulunlama : Kulunlamak işi.

Kulunlamak : Kısrak veya eşek yavrulamak.

Kulunluk : Kısrak, eşek vb. hayvanlarda döl yatağı.

Kulunuz : Alçak gönüllülük göstermiş olmak için ben zamiri yerine kullanılan bir söz.

Buyruk kulu : Emir kulu.

Emir kulu : Bir işi, aldığı buyruk gereğince yapmak yükümlülüğünde olan kimse, buyruk kulu.

Kapı kulu : Osmanlılarda, devletten ödenek alan, sürekli görev yapan atlı ve yaya askerlerden oluşan teşkilat.

Ön kuluçka : Bilim ve teknolojide araştırma, geliştirme ve uygulama sırasında ilk destek evresi.

Tarih : Tarih dersi. Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı. Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz. Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim. Tarih kitabı.

Cila : Gereksiz süs, gösteriş. Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik. Bir şeydeki aldatıcı, göz boyayıcı durum. Sert içkiden sonra içilen hafif içki. Parlaklık.

Tunç : Koyu kızıl renkte olan, bakır, çinko ve kalay alaşımı, bronz. Bu alaşımdan yapılan.

Hitit : MÖ XX-XII. yüzyıllar arasında Anadolu'da, XII-VIII. yüzyıllar arasında Hatay ve Kuzey Suriye'de devletler kurmuş olan eski bir ulus, Eti.

Galat : Yanlış kelime veya söz. Yanılma.

Dönem : Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yarıyıl. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre.

Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.

Bağlı : Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı. Kapatılmış olan, kapalı. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Kuluba : Tarla ve bağlara yapılan barınak, kulübe.

Kulubalık : Edirne şehri, Havsa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kuluç : Gaga. Eğitilmiş atmaca.

Kuluçe : Külçe

Kuluçi : Sivri : Kuluçi burunun biridir o!

Kuluçka aracı : Döllenmiş yumurtaların embriyonal gelişmelerinin tamamlandığı Zuger şişesi, tekne tipi kuluçkalık ve kuluçka dolabı gibi gereçler.

Kuluçka havuzu : Balık yumurtalarının kuluçkaya alındığı havuz.

Kuluçka işlemi : Mikroorganizmaların belirli sıcaklıkta tutularak gelişmesini sağlama işlemi.

Kuluçka kanalı : Mersin balığı gibi balıkların yumurtalarının kuluçkalanmasında kullanılan, su yatağında oluşturulmuş, yumurta bırakmaya elverişli yapay kanallar.

Kuluçka kazancı : Kuluçka oranının 1’den küçük olması.