Pensive türkçesi Pensive nedir

Pensive ile ilgili cümleler

English: A piano is expensive.
Turkish: Bir piyano pahalıdır.

English: A wooden chair is expensive.
Turkish: Ahşap sandalye pahalıdır.

English: A piano is expensive, but a car is more expensive.
Turkish: Piyano pahalıdır, ama araba daha pahalıdır.

English: Ali accepted an expensive gift from Mary.
Turkish: Ali Mary'den pahalı bir hediye kabul etti.

English: "30 Yuan is far too expensive for that little room", he thought.
Turkish: " Bu kadar küçük oda için 30 Yuan çok pahalı," diye düşündü.

Pensive ingilizcede ne demek, Pensive nerede nasıl kullanılır?

Be pensive : Düşünmek.

Pensively : Dalgın dalgın. Düşünceli bir halde. Kös kös.

Pensiveness : Dalgınlık. Düşüncelilik. Kara kara düşünme.

Be inexpensive : Pahalı olmamak. Ucuz olmak.

Be too expensive : Pahalıya mal olmak.

I find it a little expensive : Bunu biraz pahalı buluyorum.

Inexpensively : Ucuz bir şekilde. Pahalı olmayan bir şekilde. Ucuza. Fazla pahaya patlamayan bir şekilde.

Expensively : Pahalı. Pahalıya. Lüks. Pahalıya mal olan. Pahalı bir şekilde. Aşırı veya fahiş bir şekilde.

Expensive : Pahalıya mal olan. Pahalı. Masraflı.

Inexpensiveness : Ucuz olma durumu. Fazla pahaya patlamama durumu. Pahalı olmama durumu. Ucuzluk. Düşük fiyatlı olma durumu.

 

İngilizce Pensive Türkçe anlamı, Pensive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pensive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absents : Bulunmayan. Bulunmayan (kişi) (orada artık). Eksik. Yok (mevcut olmama). Namevcut. Yoklamada bulunmayan. Gaip. Devamsız. Bulunmamak.

Absented : Bulunmamak. Bulunmayan. Namevcut. Gaip. Eksik. Yoklamada bulunmayan. Devamsız. Bulunmayan (kişi) (orada artık). Yok (mevcut olmama).

Deliberative : Bilinçli. Müzakereye ait. Görüşmeye dayalı. Tedbirli. İhtiyatlı. Düşünen. Üzerinde düşünülmüş.

Concerned : Kaygılı. İlgilenen. Alakalı. Meşgul. İlişkili. İlgili. Alakadar.

Distressed : Yıpranmış. Kahırlı. Talihsiz. Yoksul. Tükenmiş. Kederli. Şanssız. Dertli. Üzüntülü.

Anxious : İstekli. Can atan. Hevesli. Tedirgin. Korkulu. Meraklı. Çok arzulu. Kasavetli. Huzursuz. Kaygılanmak.

Mindful : Dikkat eden. Duyarlı. Dikkatli. Unutmayan. -e dikkat eden. Bilinç sahibi. Önem veren.

Brooding : Kuluçkaya yatmak. Üzerinde dolaşmak (bela vb). Arpacı kumrusu gibi düşünmek. Kara kara düşünmek.

Flustered : Canı sıkılmış. Kızışmış. Kafası karışmış. Kaygılı. Heyecanlı. Tedirgin. Kızıştırılmış. Allak bullak olmuş.

Absent : Eksik. Yoklamada bulunmayan. İlgisiz. Devamsız. Gaip. Yok. Bulunmayan (kişi) (orada artık). Bulunmayan. Bulunmamak.

Pensive synonyms : consumed, cogitative, reflective, distrait, apprehensive, frettiest, forethoughtful, broody, abstracted, wistful, thoughtful, bemused, sad, etherial, fraughting, fraught, advertent, advised, nice, philosophic, deeper, absenting, cliffhanging, meditative, pondering, exasperated, fretted, absentminded, circumspect, ruminative, fearful, dubio, frettier.

 

Pensive zıt anlamlı kelimeler, Pensive kelime anlamı

Thoughtless : Hesapsız kitapsız. Kaygısız. Ahmak. Dikkatsiz. Tasasız. Pervasız. Savruk. Bencil. Patavatsız. Düşüncesiz.

Glad : Memnun edici. Sevinçli. Memnun. Mutluluk verici. Hoşnut. Mutlu.

Pensive ingilizce tanımı, definition of Pensive

Pensive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Thoughtful, sober, or sad. Employed in serious reflection. Given to, or favorable to, earnest or melancholy musing.