Absents türkçesi Absents nedir

Absents ingilizcede ne demek, Absents nerede nasıl kullanılır?

Absent minded : Unutkan. Dalgın.

Absent mindedly : Şaşkınca. Şaşkın bir halde.

Absent mindedness : Dalgınlık. Dalıp gitme.

Absent oneself : Gelmemek. Gitmek. Bulunmamak. Katılmamak. Hazır bulunmamak. Çıkmak.

Absent oneself from : Ayrılmak. Başka yerde kalmak. Kendini çekmek. Katılmamak. Okuldan kaçmak. -den uzak durmak. Karışmamak. Uzak durmak. Geri çekilmek.

Absented : Gaip. Bulunmayan. Bulunmamak. Yoklamada bulunmayan. Namevcut. Dalgın. Bulunmayan (kişi) (orada artık). Devamsız. Yok (mevcut olmama). Eksik.

Absentee ballot : Posta ile kullanılan oy. Posta yoluyla kullanılan oy. Posta yoluyla verilen oy. Yabancı oy.

Absent : Bulunmamak. Dalgın. Yoklamada bulunmayan. Bulunmayan (kişi) (orada artık). Yok. Devamsız. İlgisiz. Namevcut. Bulunmayan. Yok (mevcut olmama).

Absentee landlord : Kiraya verdiği gayrimenkulden uzakta yaşayıp onunla pek ilgilenmeyen mülk sahibi. Varlığının idaresini kiracısına bırakan mal sahibi.

Absentee vote : Posta ile kullanılan oy. Posta yoluyla kullanılan oy.

İngilizce Absents Türkçe anlamı, Absents eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Absents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Absent minded : Unutkan.

The unseen : Öbür dünya. Ahiret.

Truant : Dersi asan kimse. Okulu asmış. Aylak. Kaytarıcı. Kaytarıkçı. Kaçamak yapan. Okuldan kaçmış. Okul kaçağı. Kaçkın. Kaçak.

Absentee : Hazır olmayan kişi. Devamsız kimse. Bulunması gereken yere gelmeyen kimse. Görevi başında bulunmayan kimse. Başka bir ülkede ikamet eden mal sahibi. Başka bir ülkede oturan mal sahibi. Hazır bulunmayan. Görevinde bulunmayan kimse.

Destituent : Yetersiz. Eksikli. Eksiltili.

Bemused : Şaşkına dönmüş. Aklı karışık. Şaşkın. İyi düşünemeyen. Şaşırmış. Sersemlemiş. Kafası karışmış. Sersemlemiş (argo terim).

Not found : Bulunmadı. Bulunamıyor. Bulunamayan. Bulunamadı.

Snatchy : Ara sıra olan. Düzensiz. Kısa süreli.

Absents synonyms : introuvable, absented, be away, defaulters, be lacking, deeper, devoid, broody, presence, defaulter, distrait, deficient, abortive, lost, absent, discontinuous, be absent, deficiencies, abstracted, lack, contemplative, absenting, deficiency, want, impermanent, momentary, cogitative, nonexisting, dumb, awol, inconstant, absent oneself, nonoccurrence.

Absents zıt anlamlı kelimeler, Absents kelime anlamı

Presence : Kişilik. Mevcudiyet. Protokol görevlileri. Yüksek frekansları düzenleyerek sesin canlılığını denetleyen bir çeşit frekans düzenleyici devre. Ön. Hazır bulunma. Buradalık. Orada bulunma. Varlık. Bulunma.

Absence : Devamsızlık. Gıyap. Yokluk. İşe gelmeme. Bulunmama. Eksiklik. Olmayış. Dalgınlık. Bulunmayış süresi. Uzakta olma.

Present : Tanıştırmak. Sunmak. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Mevcut. Göstermek. Tanıtmak. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Takdim etmek. Şimdiki zaman. Bugünkü.