Distressed türkçesi Distressed nedir

Distressed ile ilgili cümleler

English: Ali appears distressed.
Turkish: Ali sıkıntılı görünüyor.

English: The news distressed her.
Turkish: Haber onu sıkıntıya soktu.

English: Jane was distressed.
Turkish: Jane sıkıntılıydı.

English: Ali was very distressed.
Turkish: Ali çok sıkıntılıydı.

English: Ali was distressed.
Turkish: Ali sıkıntılıydı.

Distressed ingilizcede ne demek, Distressed nerede nasıl kullanılır?

Distressed area : İşsizliğin yoğun olduğu bölge. Fakirliğin yoğun olduğu bölge. Yoğun işsizlik bölgesi.

Distressed areas : Yoğun işsizlik bölgesi. İşsizliğin yoğun olduğu bölge. Fakirliğin yoğun olduğu bölge.

Be distressed : Kasvet çökmek. Sıkıntısı olmak. Kahırlanmak. Sıkıntıda olmak.

Distresses : Sıkıntı vermek. Sıkmak. Sıkıntıya sokmak. Haczetmek. Acı vermek. Üzmek. El koymak. Kahretmek. Endişe uyandırmak. Endişelendirmek.

Distress call : İmdat çağrısı. S.o.s.

Distress selling : İhtiyaçtan satma.

Distress freight : Gemi tam yüklü değilken uygulanan düşük navlun tarifesi. Zaruret navlunu.

Distress rocket : İmdat fişeği.

Distress wave : Alarm dalgası.

 

Distress frequency : İmdat frekansı. İmdat çağrı frekansı.

İngilizce Distressed Türkçe anlamı, Distressed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Distressed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Annoying : Göze batan. Kızdırıcı. Taciz edici. Sinir bozucu. Musallat. Can sıkıcı. Sinirlendirici. Baş ağrıtıcı. Sinirlendirme.

Eroded : Kemirilmiş. Yalama olmuş. Eskimiş. Aşınmış. Aşındırılmış.

Shagged : Pestili veya canı çıkmış. Eskimiş. Bitkin (argo terim). Tüylü. Kaba ve keçeleşmiş. Bitkin. Uzun keçeleşmiş tüyleri olan. Yorulmuş.

Downcasts : (gözler) yere doğru bakan. Hüzünlü. Hava kuyusu. Mahzun. Aşağıya yönelmiş. Havalandırma bacası. Neşesiz.

Maxed out : Sarhoş. Yorulmuş.

Necessitous : Muhtaç.

Fraughting : Yüklü. Rahatsız edici. Dolu. Hileli kullanım. Endişe verici.

Chagrined : Kırgın.

Detrited : Eskimiş. Kılıksız. Pejmurde. Aşınmış. Bayat.

Paupering : Fakir kişi.

Distressed synonyms : hard put, constrained, disastrous, geared up, unhappy, dubio, dysphoric, depauperate, distressing, needier, badly off, bleaker, buggered, faquir, departed, depleted, drearier, in the blues, darker, troubled, threadbare, bored, afflicted, shabby, doomed, doubting, fakirs, neediest, catastrophal, distressful, dampy, concerned, down and out.

Distressed zıt anlamlı kelimeler, Distressed kelime anlamı

Untroubled : Durgun. Kaygısız. Sakin. Rahat. Sıkıntısız. Dertsiz. Endişesiz.

Elated : Coşkun. Mutlu. Sevindirilmiş. Memnun. Sevinçli. Kıvançlı. Bahtiyar.

Euphoric : Öforik. Yerinde duramayacak halde olan. Sevinçten havalara uçan (argo terim). Sevinçten havalara uçan.