Distresses türkçesi Distresses nedir
- Üzmek.
- Endişelendirmek.
- Sıkıntı.
- Sıkıntı vermek.
- Acı vermek.
- Sıkıntıya sokmak.
- Endişe uyandırmak.
- Kahretmek.
- El koymak.
- Haczetmek.
- Sıkmak.
Distresses ingilizcede ne demek, Distresses nerede nasıl kullanılır?
Distressed : Şanssız. Üzüntülü. Sıkkın. Dertli. Fakir. Sıkıntılı. Kederli. Talihsiz. Yoksul. Endişeli.
Distressed area : İşsizliğin yoğun olduğu bölge. Yoğun işsizlik bölgesi. Fakirliğin yoğun olduğu bölge.
Distressed areas : Yoğun işsizlik bölgesi. İşsizliğin yoğun olduğu bölge. Fakirliğin yoğun olduğu bölge.
Be distressed : Sıkıntısı olmak. Kahırlanmak. Kasvet çökmek. Sıkıntıda olmak.
Distress call : İmdat çağrısı. S.o.s.
Distress wavelength : Alarm dalga boyu.
Distress frequency : İmdat frekansı. İmdat çağrı frekansı.
Distress oneself : Canını sıkmak.
Distress signal : İmdat çağrı işareti. İmdat sinyali. İmdat işareti. İmdat çağrısı. Tehlike sinyali.
Distress rocket : İmdat fişeği.
İngilizce Distresses Türkçe anlamı, Distresses eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Distresses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Captures : Ele geçirmek. Almak. Çekim alanına almak. Zaptetmek. Esir almak. Ganimet almak. Tutsak etmek.
Astringing : Kabız. Büzmek. Sıkıştırmak.
Burthen : Nakarat. Yük. Yüklemek. Külfet. Ağırlaştırmak. Ana fikir. Mesuliyet. Yüklenmek. Bir yük koyarak ağırlaştırmak.
Perturb : Perişan etmek. Telaşlandırmak. Huzursuz etmek. Altüst etmek. Dizgeyi niteliğini değiştirmeden biraz etkilemek. Aklını karıştırmak. Bozmak. Kafasını karıştırmak. Kaygılandırmak.
Besets : Sarmak. Rahat vermemek. Sıkıştırmak. Etrafını çevirmek. Etrafını sarmak. Kuşatmak. Rahat bırakmamak. Dört bir yandan saldırmak.
Fret : Yiyip bitirmek. Perde. Perde demiri. Perdeleri birbirinden ayıran demirler. Üzülmek. Aşındırmak. Endişelenmek. Kızmak.
Capture : Yansıtmak. Esir almak. Özdeciksel ya da çekirdeksel bir yapının ılıncık gibi bir parçacıkla etkileşerek onu yakalaması. Esir alma. Bir nükleer ya da atomik sistemin ek bir parçacık elde ettiği süreç. Aynen almak. Almak. Ganimet. Bilgisayar, hukuk, coğrafya, fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Tutsak etmek.
Hardship : Güçlük. Aşırı ifa güçlüğü. Zorluk. Yokluk. Eza. Yoksulluk. Darlık. Cefa. Meşakkat.
Overpowers : Yenmek. Hakkından gelmek. Kaba kuvvet kullanarak (birini) etkisiz hale getirmek. Mecal bırakmamak. Ezmek. Zararsız hale getirmek. Tepelemek. Boyun eğdirmek. (bir duyguya) hakim olamamak.
Commandeering : Askeri bir hizmete mecbur etmek. (bir uçağı vb) kaçırmak. Müsademe etmek. Askeri nedenlerle el koymak. Kendine mal etmek. Benimsemek. Askerliğe mecbur etmek. Kendine maletmek.
Distresses synonyms : tsoris, hard knocks, bothering, preoccupying, attach, self torment, aggrieves, confiscating, confiscates, commandeers, balls ache, wound, appropriates, boredoms, distrain, distress, disquiet, torment, attaching, embarrasses, agitating, clogging, commandeered, clogged, affects, distrain on, cast down, perturbs, break up, perturbing, angst, appropriating, bore.
Distresses zıt anlamlı kelimeler, Distresses kelime anlamı
Pleasure : Lezzet. Eğlence. Keyif. İrade. İstek. Sevinç. Zevk. Kıvanç. Memnuniyet. Haz.
Untroubled : Endişesiz. Durgun. Rahat. Dertsiz. Sakin. Sıkıntısız. Kaygısız.

Bu kısımda Distresses kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Distresses ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Distresses anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Distresses ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.