Reflective türkçesi Reflective nedir

Reflective ingilizcede ne demek, Reflective nerede nasıl kullanılır?

Reflectively : Yansıtan bir biçimde. Dalgın bir şekilde.

Antireflective : Yansıma engelleyici. Yansımayı önleyen veya engelleyen (ışık, ses, vs. ile ilgili). Antirefle. Yansıma önleyici.

Antireflective coating : Yansıma engelleyici kaplama. Yansıma ve parlamayı azaltmak optik lenslerde kullanılan ince materyal tabakası. Yansıma önleyici kaplama. Antirefle kaplama.

Nonreflective : Yansıtıcı olmayan. Yansıtmaz. Yansıtmayan. Yansımaz. Aksettirmeyen. Yankısız.

Unreflective : Düşüncesiz. Aceleci. Düşünce ürünü olmayan.

Reflection density : Bütün yansıma çarpanının tersinin ondalık logaritması.bk. iç optik yoğunluk, geçme karalığı. Yansımada karalık.

Reflection grating : Metal ya da cam gibi yansıtıcı bir yüzeye çizilen koşut çizgilerden oluşmuş ışık ağı. Yansımalı şebeke. Yansımalı ağ.

Reflection : Derin düşünce. Refleks. Hayal. Düşünme. Bilgisayar, eğitim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ayıplama. Kusur bulma. Yankı. Yansıma. Aksetme.

Reflection loss : Yansıma kaybı. Yansıma yitimi.

Reflecting : Düşünüp taşınmak. İfade etmek. Yansıtmak. Yansıyan. Yansıtma. Düşünmek. Yansıtan. Aksettiren. Aksettirmek.

 

İngilizce Reflective Türkçe anlamı, Reflective eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reflective ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absented : Eksik. Bulunmayan (kişi) (orada artık). Bulunmamak. Bulunmayan. Gaip. Namevcut. Yok (mevcut olmama). Devamsız. Yoklamada bulunmayan.

Echoer : Tekrar eden. Yankılayan. Taklit eden. Yankı yapan. Bir sesi tekrarlayan kimse veya şey. Yankı oluşturan. Tekrarlayan. Eko yapan kimse veya şey.

Reflexives : Yansımalı. Dönüşlü dönüşlü fiil. Dönüşlü yapı. Dönüşlü zamir. Dönüşlü çatı. Dönüşlü fiil. Düşüngüsel. Dönüşümsel. Dönüşlü.

Deliberative : Müzakereye ait. Tedbirli. İhtiyatlı. Bilinçli. Düşünen. Görüşmeye dayalı. Üzerinde düşünülmüş.

Pondering : Düşünme. Kafa patlatmak. İyice düşünmek. Düşünüp taşınmak. Ölçüp tartmak. Ölçüp biçmek. Kafa yormak.

Reverberator : Işıldak. Projektör. Yansıtaç. Reflektör.

Absent minded : Unutkan.

Intellectual : Düşünsel. Yüksek zeka sahibi. Zihni. Akıllı. Aydın. Entelektüel. Fikir adamı. Akli. Entellektüel. Münevver.

Consumed : Tamamen harcanmış. Dalmış. Tüketilmiş. Yok edilmiş. Meşgul. Yenmiş. Etkilenmiş. Tamamen tükenmiş. Harcanmış.

Reflector : Reflektör. Yansıtmalı ırakgörür. Ayna. Yansıtaç. Aynalı teleskop. Fizik, uzay, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yagi-uda dalgalığında çiftucayın ardında yer alıp, gelen dalgaları bunun üzerine yansıtan parça. Bir çukur ayna yardımıyla ışık toplayan ırakgörür. Koruyucu zırhın iç bölümünü saran ve nükleer tepkime sırasında kaçan nötronların geriye dönerek yeniden tepkimeye girmesini sağlayan donanım. nötronların geriye dönme olasılığı “albedo” ile belirtilir.

 

Reflective synonyms : absent, cogitator, contemplative, cogitators, thinker, absenting, etherial, meditative, echoers, circumspect, thinkers, reflexive, brooding, forethoughtful, reflected, pensive, deeper, specular, considerate, reflectors, advertent, delicate, deep, reflecting, philosophic, deepest, ruminative, reverberating, distrait, absents, thoughtful, mindful, gleaming.

Reflective zıt anlamlı kelimeler, Reflective kelime anlamı

Thoughtless : Düşüncesiz. Hesapsız kitapsız. Patavatsız. Bencil. Ahmak. Tasasız. Kaygısız. Pervasız. Savruk. Dikkatsiz.

Nonintellectual : Akla ait olmayan. Entellektüel olmayan. Entelektüel olmayan. Akla başvurmayan. Zihinsel olmayan. Aydın olmayan.

Reflective ingilizce tanımı, definition of Reflective

Reflective kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Throwing back images. As, a reflective mirror.