Childbirth türkçesi Childbirth nedir

Childbirth ile ilgili cümleler

English: Jale died during childbirth.
Turkish: Jale çocuk doğururken öldü.

English: Many women pursue higher education and careers, thus delaying marriage and childbirth.
Turkish: Birçok kadın yüksek öğretime ve kariyere devam ediyor, bu nedenle evlilik ve doğum gecikiyor.

English: His wife died in childbirth.
Turkish: Karısı doğum yaparken öldü.

English: Last time it was a natural childbirth.
Turkish: Normal doğum yaptım.

English: Obstetrics deals with pregnancy, childbirth, and the postpartum period.
Turkish: Doğum doktorluğu, gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemle ilgilenir.

Childbirth ingilizcede ne demek, Childbirth nerede nasıl kullanılır?

Childbirth education class : Class which teaches about the development and birth of a baby.

Natural childbirth : İlaçsız doğum. Normal doğum.

Painless childbirth : Ağrısız doğum.

Childbirths : Doğurma. Çocuk doğurma. Doğum.

Childbearing : Doğum yapma. Çocuk doğurma. Çocuk sahibi olma. Doğum.

Childbed : Loğusalık. Lohusa yatağı. Loğusa yatağı. Doğum hali.

Childbeds : Loğusalık.

Be in childbed : Loğusa olmak.

İngilizce Childbirth Türkçe anlamı, Childbirth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Childbirth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Births : Nesil. Soy. Doğuş. Köken. Doğumlar. Doğma. Kaynak. Yavrulama.

Delivery : Malların alıcısına veya temsilcisine fiilen verilerek el değiştirilmesi süreci. Konuşma. Bilgisayar, hukuk, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Teslim. Servis. Dağıtma. Dağıtım. Sevkiyat. Konuşma tarzı. Verme.

Generating offspring : Çoluk çocuk dünyaya getirme.

Inducing : Yönlendirme. Meydana getirme. Tetikleme. Sebep olma. Sevk etme. Teşvik etme. Harekete geçirme. Neden olma. İndükleme.

Geneses : Türüm. Oluş. Hilkat. Yaradılış. Kaynak. Menşe. Kök. Başlangıç. Başlama noktası. İncil'in ilk kitabı.

Parturition : Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Parturasyon. Doğumun gerçekleşmesi.

Genitures : Bir kişinin doğumu. Doğuş. (eski kullanım) doğum. Jenerasyon. Üreme. Meydana gelme.

Breedings : Üretme. Üreme. Yavrulama. Görgü kuralları. Yetiştirme. Islah. Terbiye. Edep. Kesit.

Course : Atletizm, eğitim alanlarında kullanılır. İzlenen yol. Dizi. Kır koşularında, atletlerin izlemek zorunda oldukları imlerle belirlenmiş yarış yolu. Gidişat. Köpekle kovalamak. Sıralama. İzge. Kur. Kurs.

Childbirth synonyms : course of instruction, vaginal birth, alternative birth, alternative birthing, active birth, obstetrical delivery, childbirths, birthing, breeding, child bearing, calving, course of study, birth, bearing, giving birth, deliveries, natural childbirth, labour, born, childbearing, being born, class, engendering, geniture, accouchement, give birth, parturitions.

Childbirth ingilizce tanımı, definition of Childbirth

Childbirth kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Labor. The act of bringing forth a child. Travail.