Commode türkçesi Commode nedir

Commode ingilizcede ne demek, Commode nerede nasıl kullanılır?

Commodes : Şifoniyer. Oturaklı iskemle. Konsol. Oturak. Komodin. Şifonyer. Çekmeceli dolap. Lazımlık iskemlesi. Klozet.

Discommode : Rahatsız etmek. Zahmet vermek. Taciz etmek. Rahatsızlık vermek.

Discommoded : Zahmet vermek. Rahatsız etmek. Taciz etmek. Rahatsızlık vermek.

Discommodes : Rahatsız etmek. Taciz etmek. Rahatsızlık vermek. Zahmet vermek.

Incommode : Huzursuz etmek. Sıkmak. Huzursuzluk vermek. Sıkıntı vermek. Zahmet vermek. Rahatsızlık vermek. Rahatsız etmek.

Commodification : Metalaştırma. Metalaşma. Nesneleştirme. Bir şeyi mal durumuna dönüştürme eylemi.

Commodious : Ferah. Rahat. Geniş. Ehven. Kullanışlı.

Commodity : Meta. Madde. Hammadde. Ticarete konu olan mallar. krş. mal. Ticaret eşyası. Mal. Emtia. Yararlı şey. Alıp satılan şey.

Commodity agreement : Olağan istekten daha çok elde edilen malların dağıtım ve değişim kuralları yapımı ve gönderilmesi; ederlerinin saptanması amacıyla yapılan anlaşma. Emtia anlaşması. Mal anlaşması. Mal anlaşmaları. Emtia sözleşmesi. İthalatçı ve ihracatçı ülke arasında yapılan ve malın fiyatını belirleyen anlaşma. Mal sözleşmesi.

 

Commodity arbitrage : Mal arakazancı. Türdeş malların ucuza satıldığı ülkeden pahalı satıldığı ülkelere gitmesi sonucu ülke piyasalarında mal fiyatlarının eşitlenmesi süreci sırasında elde edilen kazanç.

İngilizce Commode Türkçe anlamı, Commode eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Commode ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Console table : Konsollu masa. Duvar masası.

Bath : Banyo suyu. İlaçlı su. Banyo yapmak. Sıcak. Yıkanma. Banyo yaptırmak. Banyo. Hamam. Küvet. Ç.hamam.

Bathroom : Tuvalet. Banyo. Yunak. Yıkanmak için kullanılan oda, yıkanma odası.

Toilet seat : Klozet oturacağı. Klozet üstüne tutturulan oturma yeri. Klozet üzerine tutturulan oturma yeri. Klozet kapağı.

Jerry : Alman askeri. Alman. Eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet. Lazımlık.

Flush toilet : Sifonlu tuvalet. Alafranga tuvalet.

Urinals : Pisuar. Ördek. Çişlik. Çiş kabı. Pota. Pisuvar. Sürgü. Hela. İdrar kabı.

Dressers : Alıştırıcı. Dekoratör. Tabaklık. Tabak dolabı. Kostümcü. Ameliyat pansumancısı. Tuvalet masası. Makyaj masası. Büfe.

Commode synonyms : potty seat, flushless toilet, plumbing fixture, chest of drawers, bedstands, lav, commodes, stool, throne, corbels, chiffonier, cantilever, bedpan, privy, flushing box, cantilevering, console, tallboys, closeting, john, nightstand, potty, tuffets, cantilevers, chiffonnier, flush tank, water closet, chiffoniers, the cabinet, night table, corbeling, chest, toilet.

Commode ingilizce tanımı, definition of Commode

Commode kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A kind of headdress formerly worn by ladies, raising the hair and fore part of the cap to a great height.