Discommode türkçesi Discommode nedir

  • Rahatsız etmek.
  • Taciz etmek.
  • Rahatsızlık vermek.
  • Zahmet vermek.

Discommode ingilizcede ne demek, Discommode nerede nasıl kullanılır?

Discommoded : Taciz etmek. Zahmet vermek. Rahatsızlık vermek. Rahatsız etmek.

Discommodes : Taciz etmek. Rahatsız etmek. Zahmet vermek. Rahatsızlık vermek.

Discommoding : Rahatsızlık vermek. Taciz etmek. Rahatsız etmek. Zahmet vermek.

Discommodious : Uygunsuz. Kullanışsız. Zahmetli.

Discommodity : Rahatsızlık. Külfet. Uygunsuzluk. Sıkıntı.

Discombobulate : Karman çorman etmek. Şaşırtmak. Bozmak. Karıştırmak. Altüst etmek. Afallatmak. Kafasını karıştırmak. Aptala çevirmek. Serseme çevirmek. Birbirine katmak.

Discomfit : Şaşırtmak. Mosmor etmek (argo terim). Sinirlendirmek. Mağlup etmek. Bozmak. Sinir etmek. Mosmor etmek. Yenmek. Bozum etmek.

Discombobulated : Bozmak. Altüst etmek. Şaşırmış. Karıştırmak. Rahatı bozulmuş. Sinirlenmiş. Karman çorman etmek. Birbirine katmak.

Discomfiting : Bozum etmek. Bozmak. Sinir etmek. Yenmek. Mosmor etmek (argo terim). Mağlup etmek. Mosmor etmek. Sinirlendirmek. Şaşırtmak.

Discommend : Uygun görmemek. Uygun bulmamak. Aleyhinde olmak. Katılmamak. Suçlamak.

İngilizce Discommode Türkçe anlamı, Discommode eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discommode ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Badger : Rahat vermemek. Porsuk. Başının etini yemek. Üstelemek. Etçiller (carnivora) takımının, sansargiller (mustelidae) familyasından, 70 cm kadar uzunlukta, 17 cm kadar kuyruğu olan, kısa ve kalın bacaklı, kış uykusuna yatan, avrupa ve asya’ da yaşayan bir tür. Yakasına yapışmak. Yakasını bırakmamak.

Bothering : Üzülmek. Takmak. Müziç. Sinir etmek. Sıkmak. Rahat vermemek. Canını sıkmak. Dert vermek. Daraltmak.

Bait : Cezbeden şey. Kışkırtmak. Yapısında organik ve inorganik besin maddelerini bulunduran, belli oranlarda verildiğinde yetiştirciliği yapılan canlının sağlık, gelişme, üreme, verim gibi özellikleri üzerinde olumlu etki yapan maddeler. balıkları cezbetmek için olta iğnesine takılan veya tuzak ağlar içine konulan, sinek, canlı yem, yem solucanı gibi gerçek veya yapay balık yemleri. Cezbetme. Yapay olta yemi. İstek uyandıran şey. Cezbetmek. Dikkati çeken şey. Yem. Mola.

Beleaguers : Rahat vermemek. Etrafını çevirmek. Üstüne gelmek. Kuşatma altına almak. Etrafını sarmak. Muhasara etmek. Kuşatmak.

Impact : Vurma. Çarpışan ilki nesneden birinin ya da ikisinin birden hızlarını değiştiren etkileşim. Darbe. Vuruş. Şok. Çarpışma. Güçlü etki. Vuruşma. Tesir. Sıkıştırmak.

Unsettles : Sarsmak (inanç veya ekonomi vb'ni). Sarsmak. Düzenini bozmak. Midesini bozmak. Hasta etmek. Yerinden çıkarmak. Tedirgin etmek. Karıştırmak. Huzurunu kaçırmak.

Affect : Sarsmak. Taslamak. Gibi davranmak. Yaşamak ( de). Tesir etmek. Etkilemek. Duygulandırmak. Üzmek. Etki etmek. Hoşlanmak.

Annoys : Sataşmak. Rahatını kaçırmak. Sinir etmek. Dalına basmak. Kızdırmak. Sinir bozmak. Sinirini bozmak. Can sıkmak. İzaç etmek. Sinirlendirmek.

 

Abuses : Kötü emellerine alet etmek. Kötüye kullanmak. Küfretmek. Kötü davranmak. Tecavüz etmek. Suistimal etmek.

Discommode synonyms : discommodes, abuse, bug, discommoding, annoy, fashed, incommode, bite, badgers, ail, abusing, impose upon, trouble, discommoded, fashes, put out, beleaguer, distress, incommoding, badgering, touch on, baited, offends, inconveniences, inconvenience, impose on, touch, fash, bothers, bother, ailed, besiege, unsettle.

Discommode ingilizce tanımı, definition of Discommode

Discommode kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To put inconvenience. To trouble. To incommode.