Discommodity türkçesi Discommodity nedir

Discommodity ingilizcede ne demek, Discommodity nerede nasıl kullanılır?

Discommoding : Rahatsızlık vermek. Taciz etmek. Zahmet vermek. Rahatsız etmek.

Discommodious : Kullanışsız. Zahmetli. Uygunsuz.

Discommode : Taciz etmek. Rahatsız etmek. Rahatsızlık vermek. Zahmet vermek.

Discommoded : Rahatsızlık vermek. Zahmet vermek. Rahatsız etmek. Taciz etmek.

Discommodes : Rahatsızlık vermek. Taciz etmek. Rahatsız etmek. Zahmet vermek.

Discommon : Umumi alanı özelleştirmek. Genel araziyi özelleştirmek. Umumi bir alanı özele çevirmek.

İngilizce Discommodity Türkçe anlamı, Discommodity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discommodity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impertinencies : Yakışmama durumu. İlgisizlik. Saygısızlık. Küstahça veya arsızca davranış. Uymazlık. Yersizlik. Arsızlık. Terbiyesizlik. Yakışmazlık.

Diseases : Hastalık. Hastalıklar. İllet.

Discrepancy : Fark. Ayrım. Zıtlık. Muhalefet. Çelişki. Uyuşmazlık. Farklılık. Tutumları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı kişinin yanıtları arasındaki benzeşmezlik. Aykırılık.

Boredoms : Bun. Gına. Usanç. İlinti. Bıkkınlık. Afakan. Can sıkıntısı.

Discomfiture : Yenilgi. Bozuntu. Hezimet. Bozgun. Bozum. Şaşkınlık.

 

Complaint : Karşıtlama. Dert. Suçlama. Resmi şikayet. Keder. Sitem. Yakınma. İftira. Şikayet.

Tasks : Görev. İş. Görevler. Angarya. Ödev. Etkinlik.

Burthens : Bir yük koyarak ağırlaştırmak. Yüklemek. Yük.

Agitation : Gerginlik. Galeyan. Heyecan. Çalkama. Sallama. Karıştırma. Çalkalama. Çalkantı. Üzüntü. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Discomforted : Üzmek. Rahatını bozmak. Rahatını kaçırmak. Bozmak. Rahatsız etmek. Ağrı. Sıkıntı vermek. Keyfini kaçırmak.

Discommodity synonyms : adversity, disagreeableness, inaptness, burthen, difficulties, bores, heterogeneousness, onus, onerousness, inappositeness, awkwardness, improperness, onuses, discordance, discomforting, impositions, adversities, angsts, disorderliness, complaints, annoyances, boredom, discomposure, imposition, besetment, inaptitude, inconveniency, bore, inappropriateness, balls ache, tax, angst, impertinency.

Discommodity ingilizce tanımı, definition of Discommodity

Discommodity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Disadvantage. Inconvenience.