Diseases türkçesi Diseases nedir
- Hastalık.
- Hastalıklar.
- İllet.
- Rahatsızlık.
Diseases ile ilgili cümleler
English: Desperate diseases require desperate remedies.
Turkish: Umutsuz hastalıklar umutsuz çareler gerektirir.
English: Genetic diseases are mostly irremediable.
Turkish: Genetik hastalıklar çoğunlukla tedavi edilemez.
English: About a third of these diseases can be cured, but the others may be serious, or even fatal.
Turkish: Bu hastalıkların yaklaşık üçte biri tedavi edilebilir fakat diğerleri ciddi, hatta ölümcül olabilir.
English: Her family had a history of genetic diseases that dated back several centuries.
Turkish: Onun ailesi bir kaç yüzyıl öncesine dayanan genetik hastalıkların bir öyküsüne sahipti.
English: Many diseases result from poverty.
Turkish: Çoğu hastalık yoksulluktan sonuçlanır.
Diseases ingilizcede ne demek, Diseases nerede nasıl kullanılır?
Actinic diseases : Derinin aktinik hastalıkları. Aktinik hastalıklar.
Actinic skin diseases : Güneş ışığındaki aktinik radyasyon olarak bilinen kimi bileşenler tarafından oluşturulan özel hastalık grubu, aktinik hastalıklar. güneş yanığı, fotosentitizasyon, fotoalerji ve deri kanserlerinden oluşur. Derinin aktinik hastalıkları.
Animal parasitic diseases : Hayvanların paraziter hastalıkları. Paraziter organizmaların neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyonlar.
Blood diseases : Kan hastalıkları. Hematolojik hastalıklar. Ya tek başına kanda veya hem kanda hem de dokulara yerleşen kan protozoonlarının neden olduğu (babesiozis, tripanosomiozis, theileriozis, leishmaniozis vb.) hastalıklar. Hayvanlarda kan paraziti hastalıkları.
Deficiency diseases : Yetersiz beslenme sonucu rahatsızlık. Bazı vitaminlerin, eser elementlerin yokluğu sebebiyle hayvanlarda ve bitkilerde görülen hastalık durumu. örnek: memelilerde b1 vitamini yokluğu sebebiyle meydana çıkan beriberi hastalığı. Vitamin eksikliği rahatsızlığı. Gıda eksikliği hastalığı. Noksanlık hastalıkları. Vitaminsizlik hastalığı. Zafiyet.
Fish lice diseases : Balık biti hastalığı. Argulus foliaceus, argulus japonicus ve argulus coregoni türü parazitlerin tatlı su balıklarında oluşturduğu bir hastalık, arguloz.
Hepatobliary diseases : Karaciğer ve safra yolları hastalıkları. Hepatobilyer hastalıklar.
Mycoplasma diseases : Mikoplazma hastalıkları. Mikoplazma türü mikroorganizmaların oluşturduğu bir grup hastalık, mikoplazmozis. etkenler çoğunlukla nemli mukoza yüzeylerinde, özellikle de üst solunum yollarında daima bulunur ve pnömonik akciğerin olağan fırsatçılarıdır.
Mental diseases : Akil hastalıkları. Akıl bozuklukları. Ruh hastalığı. Akıl hastalığı. Akıl-ruh hastalıkları. Akliye.
Parasitic diseases : Paraziter organizmaların neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyonlar. Paraziter hastalıklar. Parazitlerin neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyon. Parazit hastalıkları.
İngilizce Diseases Türkçe anlamı, Diseases eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Diseases ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Discommodity : Sıkıntı. Külfet. Uygunsuzluk.
Incompetence : Kabiliyetsizlik. Yetersizlik. Yeteneksizlik. Ehliyetsizlik. Beceriksizlik. Acziyet. Yetkisizlik. Eksiklik. Pulmoner yetersizliği.
Syndrome : Araz. Bir hastalığı karakterize eden ve aynı anda ortaya çıkan belirtiler. Sendrom. Tüm semptomlar. Belirgi. Bir arada görülen ve özel bir durumu veya hastalığı anlatan durum. Tüm belirti. Hastalık belirtileri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Belirti.
Infirmity : Kararsızlık. Bedensel ve zihinsel güçsüzlük. Güçsüzlük. Zayıflık. Dermansızlık. Sakatlık. Zafiyet.
Unhealthy : Sağlıksız. Anormal. Sağlığı bozuk. Sıhhatsiz. Hastalıklı. Zararlı. Sağlığa zararlı. Tehlikeli.
Aspergillosis : Asperjiloz. Aspergillozis (bir hayvan hastalığı). Aspergillozis. Aspergillus familyasına ait mavi küfün neden olduğu hayvan hastalığı.
Polyarteritis nodosa : Poliarteritis nodoza. Tüm vücuttaki küçük ve orta boy müsküler atardamarların özellikle dallanma noktalarında damar duvarlarında nekroz, yangı ve nodüler kalınlaşmalar ve buna bağlı infarktüslerle belirgin, bazı bakteriyel ve viral enfeksiyonları takiben ikincil olarak oluşan otoimmün hastalık, panarteritis nodoza, periarteritis nodoza, kusmaul, hastalığı, kusmaull-maier hastalığı.
Ails : Rahatsızlıklar. Keyifsizlik.
Goiter : Guatr. Sıraca. Cedre. Guvatr. Guşa. Tiroit bezinin tümör veya yangıya ilgili olmaksızın her türlü büyümesi ve bunun sonucu ortaya çıkan klinik hastalık tablosu, struma, tirosel. Tiroidin büyümesi.
Bad blood : Deve kini. Hiddet. Düşmanlık. Kızgınlık. Bitmek tükenmek bilmeyen kin. Husumet. Dargınlık. Öfke.
Diseases synonyms : pycnosis, fibrocystic breast disease, ozena, thyromegaly, disease of the skin, marseilles fever, milk sickness, inflammatory disease, cystic mastitis, liver disease, indian tick fever, respiratory disease, cystic breast disease, onychosis, roseola infantilis, mucocutaneous lymph node syndrome, inherited disorder, hereditary condition, roseola infantum, endemic disease, disease of the neuromuscular junction, pseudorubella, hereditary disease, ozaena, kenya fever, exanthema subitum, congenital disease, fibrocystic disease of the breast, meniere's disease, skin disorder, boutonneuse fever, phlebotomus, genetic abnormality.
Diseases zıt anlamlı kelimeler, Diseases kelime anlamı
Wellness : Sağlıklı olma durumu. Kuvvetlilik. Güçlülük. Sıhhat. İyi olma durumu. İyi durumda olma. Sağlık. Zindelik. Sağlıklılık. Sıhhatli olma durumu.
Healthy : Sağlığa yarar. Sağlıklı. Sıhhatli. Önemli. Büyük. Sağlam. Esen. Demir gibi. Kuvvetli. Yararlı.

Bu kısımda Diseases kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Diseases ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Diseases anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Diseases ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.