Syndrome türkçesi Syndrome nedir

  • Belirti.
  • Araz.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Belirgi.
  • Hastalık belirtileri.
  • Sendrom.
  • Tüm belirti.
  • Tüm semptomlar.
  • Bir arada görülen ve özel bir durumu veya hastalığı anlatan durum.
  • Bir hastalığı karakterize eden ve aynı anda ortaya çıkan belirtiler.
  • Belli bir hastalığa ait klinik belirtilerin tümü.

Syndrome ile ilgili cümleler

English: My wrist and forearm hurt, I think I might be suffering from carpal tunnel syndrome.
Turkish: Bileğim ve ön kolum acıyor. Bence karpal tünel sendromunun acısını çekiyor olabilirim.

English: Foreign accent syndrome is an as-yet unexplained medical condition where the patient can no longer pronounce his mother tongue correctly and seems to have a foreign accent.
Turkish: Yabancı aksan sendromu henüz açıklanamayan, hastanın anadilini daha fazla düzgün şekilde telaffuz edemeyip yabancı bir aksanla konuşmaya başlamasıyla vuku bulan tıbbi bir durumdur.

English: The Paris syndrome is a type of culture shock. It's a psychiatric term used to describe foreigners who start living in Paris, drawn to the image of the city as a center of fashion, don't adapt well to the local customs and culture, lose their mental balance and exhibit symptoms close to depression.
Turkish: Paris sendromu bir tür kültür şokudur. Şehrin moda merkezi imgesine kapılıp Paris'te yaşamaya başlayan, sonrasında yerel adetlere ve kültüre iyi uyum sağlayamayıp, zihinsel dengesini yitiren ve depresyona yakın belirtiler gösteren yabancıları tanımlamak için kullanılan psikiyatrik bir terimdir.

 

English: I suffer from restless leg syndrome.
Turkish: Ben huzursuz bacak sendromundan muzdaribim.

Syndrome ingilizcede ne demek, Syndrome nerede nasıl kullanılır?

Egg drop syndrome 76 : Yumurta azalması sendromu. Yumurta azalması sendromu-76.

Abomasal reflux syndrome : Şirden sıvısının ön midelere doğru ters yönde geriye akması sonucu asit baz dengesinin bozulması, karın şişkinliği ve içeriğin burun deliklerinden boşalmasıyla belirgin sendrom, abomazal refluks sendromu. Abomazal refluks sendromu. Şirden sıvısı geri akış sendromu.

Abstinence syndrome : Perhiz sendromu. Rejim sendromu. Yoksunluk sendromu.

Acquired immune deficiency syndrome : Aids. Kazanılmış immün yetmezlik sendromu. Bağışıklık sisteminin kötüleşmesi ve birkaç enfeksiyon ve kanser türüne karşı duyarlı olması ile tanımlanan tedavisi olmayan hastalık (hıv virüsünün neden olduğu).

Acquired immunodeficiency syndrome : Kazanılmış bağışıklık yetmezlik sendromu. Edinsel immun yetmezlik. İnsan immün yetmezlik virüsü tarafından meydana getirilen ve immün yetmezlik veya yetersizlikle belirgin olan ölümcül hastalık, aids. Kazanılmış immün yetmezlik sendromu. Aıds. Edinilmiş immün yetmezlik sendromu. Bağışıklık sisteminin kötüleşmesi ve birkaç enfeksiyon ve kanser türüne karşı duyarlı olması ile tanımlanan tedavisi olmayan hastalık (hıv virüsünün neden olduğu).

 

Barking foal syndrome : Havlayan tay hastalığı. Hiyalin zar hastalığı.

Avian runting syndrome : Tavuk, hindi ve ördeklerde gelişme geriliği, kursak yangısı, lenfoid organların atrofisi, anemi vr b lenfosit kökenli tümörlerin gelişimiyle belirgin viral hastalık. Kanatlılarda gelişme geriliği sendromu.

Bannwarth syndrome : Lyme hastalığı. Bannwarthsendromu.

Adam stockes syndrome : Adam-stokes hastalığı. Üçüncü derece atriyoventriküler kalp blokajı.

Aguirre syndrome : Aguirre sendromu. Göz çevresinde tek taraflı pigmentasyon kaybıyla belirgin, siyam kedilerinde genellikle horner sendromu, üst solunum yolu enfeksiyonu veya göz hastalıklarının seyri sırasında ikincil olarak ortaya çıkan bir bozukluk.

İngilizce Syndrome Türkçe anlamı, Syndrome eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Syndrome ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cue : Alıcı yayına girdiğinde, alıcı yönetmenine bunu bildirmek, alıcı önünde bulunanları uyarmak amacıyla alıcıda yanan kırmızı ışık. Yapım imleri. İşaret. Oyuncunun, sözü karşısındakine bırakırken, söylediği son söz ya da sözler. oyunda karşısındakinin sözüne uygun karşılığı verme. karşılık. İşaret vermek. Son söz. Sufle etmek. İpucu. İsteka. Alıcı ışığı.

Zollinger ellison syndrome : Gastrin salgılayan pankreasın adacık hücre tümörlerine veya gastrinomlara bağlı olarak mide asidinin aşırı salgılanması sonucu midenin giriş bölgesinde mukoza hiperplazisi, yemek borusu geri akışı ve mide ülserleriyle belirgin sendrom. Zollinger-ellison sendromu. Zollinger ellison sendromu.

Diagnostic : Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kontrol. Teşhis. Tanılayıcı. Tanısal. Diyagnostik. Teşhise ait. Tanı. Tanıya ait olan.

Cuing : İpucu. Sıraya girmek. Son söz. Sıra. Bilardo sopası. Sufle etmek. İşaret. İşaret vermek. Başlama işareti.

Clinic : Çözüm toplantısı. Vizite. Klinik. Tıbbi tedavi. Hastane pavyonu. Bir hayvanın hasta olup olmadığının veya hastalığın nerede olduğunun araştırılması için gerekli alet ve edevatla donatılmış yer, klinik. Seans. Cerrahi tedavi.

Tss : Toplam kareler toplamı. Tss.

Auspicate : İşaret. Başarı ve iyi şans getirmesi için belirlenmiş törenle başlamak. Emare. Başlamak. Haberci.

Tetanilla : Tetani.

Evidences : Göze çarpma. Şahitlik. Tanıklık. İfade. İz. Tanık. İspat. Belirginlik. Delil.

Composite : Bileşik. Halita. Birçok parçalardan oluşan. Muhtelit. Görüntü ile sesin aynı film üzerinde yer alması durumu. Birleşik. Bileşikgillerden bitki. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Terkip. Kompozit.

Syndrome synonyms : minimal brain dysfunction, fetal alcohol syndrome, radiation syndrome, noonan's syndrome, fallot's syndrome, fallot's tetralogy, tourette's syndrome, intermittent cramp, hyperkinetic syndrome, mbd, munchausen's syndrome, thoracic outlet syndrome, minimal brain damage, tietze's syndrome, attention deficit hyperactivity disorder, attention deficit disorder, ekbom syndrome, cervical disc syndrome, klinefelter syndrome, reye's syndrome, cervical root syndrome, reiter's syndrome, restless legs syndrome, chinese restaurant syndrome, scalenus syndrome, phantom limb syndrome, conn's syndrome, gulf war syndrome, apyretic tetanus, restless legs, tetralogy of fallot, gilles de la tourette syndrome, pms.

Syndrome ingilizce tanımı, definition of Syndrome

Syndrome kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Concurrence.