Diagnostic türkçesi Diagnostic nedir

  • Teşhise ait.
  • Tanı.
  • Teşhis.
  • Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Teşhisle ilgili.
  • Tanılayıcı.
  • Tanısal.
  • Kontrol.
  • Hata bulma.
  • Belirti.
  • Tanıya ait olan.
  • Diyagnostik.

Diagnostic ile ilgili cümleler

English: Ali is a brilliant diagnostician.
Turkish: Ali bir muhteşem teşhisçi.

English: The sphygmomanometer is an important diagnostic instrument.
Turkish: Tansiyon ölçme aleti önemli bir tanı aracıdır.

Diagnostic ingilizcede ne demek, Diagnostic nerede nasıl kullanılır?

Diagnostic aid : Tanılama yardımcısı.

Diagnostic check : Tanılayıcı denetim. Tamlayıcı deney. Tamlayıcı kontrol. Hata deneyi. Tanılayıcı deney. Hata kontrolü. Tanılayıcı kontrol. Tanısal kontrol.

Diagnostic control : Tanısal kontrol.

Diagnostic disk : Tanılayıcı disk. Tamlayıcı disk.

Diagnostic function : Bir ölçek sınarının ölçülen tutumla tanıtıcı bir ilişkisinin bulunmasını ya da bu tutuma ilişkin yanıtlar elde edebilmesini öngören ölçekleme kuralı, bk. ölçekleme. Tanı işlevi.

Diagnostic of : Belirtisi.

Diagnostic program : Hata belirleyici program. Tamlayıcı program. Tanılayıcı program. Teşhis programı.

Diagnostic procedure : Tanılayıcı yordam. Tanı yordamı. Arıza teşhis işlemi. Tamlayıcı yordam. Tanılama yordamı.

Diagnostic message : Tanılayıcı ileti. Hata mesajı. Tanılama iletisi. Tanı iletisi.

 

Diagnostic routine : Tamlayıcı yordam. Tanılayıcı izlence. Hata bulucu yordam. Tanılayıcı yordam. Tanılama yordamı.

İngilizce Diagnostic Türkçe anlamı, Diagnostic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diagnostic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Personifications : Canlı örnek. Şahıslandırma. Kişileşme. Kişilik verme. Simge. Kişileştirme. Kişilikleştirme.

Impression : Damga. Baskı. Tabetme. Taklit. Fikir. İzlenim. İntiba. Basım. Kanı. Nüsha.

Controlling : Kontrol etme. Kumanda. Murakabe. Denetleyici. Denetim. Kontrol eden. İdare etme.

Checking : Doldurulmuş bir soru ya da görüşme çizinliğinin gereğince yanıtlanıp yanıtlanmadığını sınamak üzere başvurulan denetim işlemi. Yoklama. Karşılaştırma. Denetleme. İnceleniyor. Kontrol etme. İnceliyor. Puantaj.

Recognition : Tanınırlık. Onaylanma. Onay. Tasvip etme. Bilme. Kabul etme. Takdir. Kabul. Doğrulama.

Error detection : Hata tespiti. Hata sezimi. Yanılgı bulma.

Ascendance : Egemenlik. Nüfuz. Soy. Güç. Yukarı çıkma. Hakimiyet. Üstünlük.

Evidence : Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Tanıt. Belirmek. Göze çarpma. Tanık. Göstermek. İspatlamak. İspat. Şahitlik.

Denotement : İz. İşaret. Gösterge. Emare.

Evidences : Açıklık. Tanıklık. Şahit. Şahitlik. Belirginlik. Göze çarpma. İfade. Bulgu. İspat.

Diagnostic synonyms : medical diagnosis, diagnosis, bodement, clinics, countenances, clinic, countenance, cue, command, composure, control, prognoses, check, foretoken, foretokens, recognitory, characteristic, diagnostics, checkout, circumstantial evidence, checkouts, recognitions, controlment, prognosis, cuing, symptomatic, foretokening, identification, ascendence, control desk, caregiving, identifications, opinion.

 

Diagnostic zıt anlamlı kelimeler, Diagnostic kelime anlamı

Uncharacteristic : -e özgü olmayan. Tipik olmayan. Karakteristik olmayan. Kendine özgü olmayan.

Diagnostic ingilizce tanımı, definition of Diagnostic

Diagnostic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pertaining to, or furnishing, a diagnosis. Indicating the nature of a disease. The mark or symptom by which one disease is known or distinguished from others.