Araz nedir, Araz ne demek

Araz; bir felsefe terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Araz" ile ilgili cümleler

  • "Bu hastalığın gösterdiği çeşitli araz üzerindeki sayısız müşahedelerim bana bir nevi pratik ihtisas temin etmişti." - R. N. Güntekin

Yerel Türkçe anlamı:

Soğuk.

Sel, akıntılı su.

[Bakınız: aras]

Sağır ve dilsiz.

Esenlik, saadet: Size araz dilerim.

Hastalık, dert.

Nehir

Bir çeşit ot.

Biyoloji'deki anlamı:

(Yun. syn: beraber; dromein: koşmak) Bir arada görülen ve özel bir durumu veya hastalığı anlatan durum.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Belirti.

Araz isminin anlamı, Araz ne demek:

Erkek ismi olarak; Esenlik, mutluluk. Sel, akıntılı su. Bir tür ot. Soğuk. Belirti, işaret. Kız ismi olarak; Esenlik, mutluluk. Sel, akıntılı su. Bir tür ot. Soğuk. Belirti, işaret.

İngilizce'de Araz ne demek? Araz ingilizcesi nedir?:

syndrome, symptom

Araz kısaca anlamı, tanımı:

Arazbar : Türk müziğinde bir birleşik makam.

Arazbarbuselik : Türk müziğinde bir birleşik makam.

Arazi : Yeryüzü parçası, yerey, toprak. Yer.

Arazi açmak : Fundalık, koruluk, sazlık yerleri temizleyerek tarıma elverişli duruma getirmek.

Arazi aracı : Her türlü arazide kullanılabilecek biçimde ve güçte yapılmış motorlu araç.

Arazi olmak : İşten kaçmak. sıvışmak.

 

Arazi otomobili : Kara yollarında yolcu ve yük taşıyabilecek nitelikte olmakla beraber yüksek motor gücü sayesinde genellikle yol dışında ve engebeli arazide kullanılan taşıt.

Arazi taraması : Güvenlik güçlerinin belli bir bölgede tehlike oluşturabilecek patlayıcı vb. maddeleri özel araçlarla araması.

Arazi yarışı : Her türlü arazi koşulunda özel motorlu araçlarla yapılmış olan yarış.

Araziye uymak : Görünmemeye çalışmak. ortama, çevreye uymak.

Arazöz : Yolları ve yol kenarlarındaki yeşillikleri sulamakta kullanılan araç.

Vakıf arazisi : Bir vakfın mülkiyeti içinde olan arazi.

İlinek : Bir şeye zorunluluk sonucu bağlı olmayan, onun özünde bulunmayan, rastlantı ile olan nitelik, araz.

Belirti : Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom. Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane.

Araz daraz : Seyrek, aralıklı (dokunmuş veya örülmüş şeyler hakkında).

Arazı : Arazi, bk. arazı, ârâzi

Arazi tamamiyeti : [Bakınız: Toprak bütünlüğü]

Arazi vergisi : Matrahını, ülke sınırları içinde bulunan arazi ve arsa değerinin oluşturduğu bir tür servet vergisi.

Araziye : Toprak, arazi. Alan, tarla, bahçe: Yîmi dölüm arâziyem vâ. Arazi

Araziye uydurmak : Kısa sürede, sezdirmeden çalmak.

Arazoğlu : Kars kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Arazoz : < Fr. arroseuse: arozöz

Arazut : Harmanda kullanılan yaba.

Arazya : Arazi

Araz ile ilgili Cümleler

  • Tom, üzerine bir ev inşa etmek için bir arazi satın aldı.
  • Hiçbir hükümet arazisi kağıt para ile satın alınamıyordu.
  • Aile arazisinin geniş alanını çocuklar arasında eşit olarak böleceğiz.
  • Dünyada dağlar, ormanlar, tarım arazileri, hayvanlar ve insanlar vardır.
  • Ali Mary'nin yaşadığı yerden uzakta olmayan bir parça arazi aldı.
  • Şehrin yaklaşık 3 mil dışında 30 İngiliz dönümü arazim var.
  • Bu arazi on yıllar önce asıl sahibinden kamulaştırılmıştır.
  • Bu araziye ilk olarak iki yüzyıldan uzun bir süre önce Hollandalılar tarafından yerleşildi.
  • Bakın, benim sahip olduklarım sadece bu iki kale, yüz hektar arazi, altı araba, dört yüz baş sığır ve yirmi koşu atı...
  • Ekilebilir arazi mahsul yetiştirilebilen arazi demektir.
 

Diğer dillerde Araz anlamı nedir?

İngilizce'de Araz ne demek? : [Aras River] n. attribute; symptom; accident

Fransızca'da Araz : symptôme [le]

Almanca'da Araz : n. Akzidens

Rusça'da Araz : n. признак (M), симптом (M)