Symptom türkçesi Symptom nedir
- Araz.
- Bulgu.
- Beldek.
- Arızanın belirlenmesi yardımcı olan belirti.
- Alamet.
- İşaret.
- Semptom.
- Belirti.
- Belirtiler.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Sadece hasta tarafından hissedilen herhangi bir hastalık belirtisi veya göstergesi. kullanımı her ne kadar alışılagelmiş olmakla birlikte, veteriner hekimlik için uygun bir terim değildir, bk. klinik belirti.
- Gösterge.
- Emare.
Symptom ile ilgili cümleler
English: Don't you recognize the symptoms?
Turkish: Belirtileri tanımıyor musun?
English: Sometimes the first symptom of cardiovascular disease is death.
Turkish: Bazen kardiyovasküler hastalığın ilk belirtisi ölümdür.
English: Did you ever have the symptoms which have just been described?
Turkish: Sen hiç az önce tanımlanan belirtileri yaşadın mı?
English: Do you have this symptom often?
Turkish: Sık sık bu belirtilerin olur mu?
English: Ali was hospitalized with symptoms of dehydration.
Turkish: Ali dehidratasyon belirtileri ile hastaneye kaldırıldı.
Symptom ingilizcede ne demek, Symptom nerede nasıl kullanılır?
Symptom cluster : Semptom kümesi.
Symptom complex : Sendrom.
Constitutional symptom : Genel semptom.
Distance symptom : Hastalığın yerleştiği organdan uzakta lezyonla ilgili olarak biçimlenen bozukluklar. Uzak belirti.
Functinal symptom : İşlevsel semptom. İşlevsel belirti.
Functional symptom : İşlevsel belirti. Görevsel belirti.
Symptomatic diagnosis : Hastalığın ana belirtisine bakarak genellikle semptomatik bir tedaviye başlanma zorunluluğundan konan tanı. Semptomatik tanı.
Symptomatic rumen tympania : İkincil işkembe şişkinliği. Semptomatik rumen timpanisi.
Withdrawal symptom : Geri çekilme semptomu. Yoksunluk semptomu.
Objektive symptom : Objektif belirti. Hastanın bir etkisi olmaksızın hekim tarafından saptanan belirtiler, objektif semptom.
İngilizce Symptom Türkçe anlamı, Symptom eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Symptom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pyrexia : Ateşlenme. Pireksi. Ateş. Vücut ısısının aşırı yükselişi, ateşlenme hali, ateşli durum. Ateşli olma. Yüksek ateş. Humma.
Impression : İntiba. Taklit. İzlenim. Etki. Damga. Basım. İz. Baskı. Kanı. Olgusal durumlara ilişkin işlenmemiş ipuçları ya da henüz çözümlenerek bilgiye dönüştürülmemiş seziler.
Hypokalemia : Kanda potasyum miktarının anormal derecede düşük olması (tıp veya medikal terimi). Kanda potasyum düzeyinin ileri derecede azalışı. Kan potasyum düzeyinin normalin altına inmesi. Hipokalemi.
Finds : Buluş. Bulma. Bulunan şey. Keşif.
A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.
Evidences : Şahitlik. Belirginlik. Göze çarpma. Tanıklık. İspat. İz. Şahit. Delil. Kanıt.
Indigestion : Yutkunma güçlüğü. Dispepsi. Hazım güçlüğü. Zayıf sindirim. Hazım zorluğu. Sindirim güçlüğü. Hazımsızlık. Mide fesadı. Apepsi.
Trouvaille : Keşif. Şans eseri ortay çıkarma. Şans eseri bulma.
Cramp : Sınırlı tutmak. Mengene ile sıkıştırmak. Kramp. Engel olmak. Hareketi kısıtlamak. Gelişimi engellemek. Engellemek. Engel. Tıkıştırmak.
Effect : Sonuca vardırmak. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Bulgu sonucu. Meydana getirmek. Sonuçlandırmak. Tesir. Bir bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız değişken tarafından belirlenen ya da bağımlı konumda olan etken. bk. neden. Birtakım sonuçlar, tepkiler, olaylar ya da görüngüler ortaya çıkaran neden. Anlam. Etkisi olmak.
Symptom synonyms : megacardia, lipoidaemia, febrility, ammoniuria, amenia, jacquemier's sign, eosinopenia, rubor, hyperglycaemia, hyperlipoidaemia, kaliuresis, hyperlipoidemia, hypercholesterolemia, uratemia, uricaciduria, lymphuria, kernig's sign, alkaluria, kaluresis, lipidaemia, crepitation rale, postnasal drip, prodroma, hypercalcinuria, lipoidemia, hypersplenism, uraturia, hypercholesteremia, wasting away, koplik's spots, hyperlipidaemia, hot flash, areflexia.
Symptom zıt anlamlı kelimeler, Symptom kelime anlamı
Hypocalcemia : Hipokalsemi. Hipokalsemiyan. Kanda kalsiyum azlığı (tıp veya medikal terimi). Hipkalsemi. Kan kalsiyum düzeyinin normalin altına inmesi. süt humması. Kanda kalsiyum miktarının azalmış olması hali. Kanda kalsiyumun ileri derecede azalışı. Süt humması.
Hypernatremia : Kanda sodyumunun aşırı miktarda artması, natremi. Kanda aşırı miktarda sodyum bulunması. Hipernatremi.
Hypoglycemia : Kanşeker azlığı. Kan şekerinin normal değerlerin altına düşmesi. pankreastaki işlevsel langerhans hücre tümörlerinde, ineklerde ketozis, koyunların gebelik toksemisinde ve şeker hastalığının tedavisinde aşırı dozda insülin alınması durumlarında ortaya çıkar ve kas zayıflığı, uyuşukluk ve yerden kalkamama belirtileriyle kendini gösterir. Kanda şeker azlığı (tıp veya medikal terimi). Kanda glikoz düzeyinin normalin altına inmesi. Hipoglisemi. Kan şekeri düşüklüğü. Kanda şeker azlığı.
Symptom antonyms : hyperkalemia, hypercalcemia, hyperglycemia, hyponatremia, hypokalemia.
Symptom ingilizce tanımı, definition of Symptom
Symptom kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the causes of disease often lie beyond our sight, but we learn their nature by the symptoms exhibited. A perceptible change in the body or its functions, which indicates disease, or the kind or phases of disease. Any affection which accompanies disease.

Bu kısımda Symptom kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Symptom ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Symptom anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Symptom ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.