Symptomatic diagnosis türkçesi Symptomatic diagnosis nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Hastalığın ana belirtisine bakarak genellikle semptomatik bir tedaviye başlanma zorunluluğundan konan tanı.
  • Semptomatik tanı.

Symptomatic diagnosis ingilizcede ne demek, Symptomatic diagnosis nerede nasıl kullanılır?

Symptomatic : Belirti. Belirti niteliğinde. Belirti türünden. Semptomatik. Belirtisi olan. Bulgu niteliğinde.

Diagnosis : Diyagnoz. Tanılama. Hastalık belirtilerine ve hastalıkla ilgili her türlü muayene bulgularına dayandırılarak hastalığın niteliğinin ortaya konması, diagnoz, diyagnoz, diyagnozis, teşhis. Belirtme. Kemik gövdesi. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir organizmanın bütün ayırıcı karakterlerinin kısaca belirtilmesi. diyagnoz. Diyafiz. Bir veri yığını ya da bilgi gerecinin taranarak incelenen konu çevresinde örgütlenmesi. Teşhis.

Symptomatic abortus : Herhangi bir enfeksiyonun seyri sırasında biçimlenen yavru atma. Semptomatik yavru atma.

Symptomatic alopecia : İkincil kıl dökülmesi. Semptomatik alopesia.

Symptomatic antrax : Yanıkara. Semptomatik şarbon.

Symptomatic rumen tympania : İkincil işkembe şişkinliği. Semptomatik rumen timpanisi.

İngilizce Symptomatic diagnosis Türkçe anlamı, Symptomatic diagnosis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Symptomatic diagnosis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abattoir : Salhane. Mezbaha. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abdomen : Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Karın.

Abaxial : Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Aks kemiği dışında.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Symptomatic diagnosis synonyms : a amplitude mod, abdominal ovariectomy, abdominal fat necrosis, a c syndrom, a crochordon, abamectin.