Discommoded türkçesi Discommoded nedir

  • Rahatsızlık vermek.
  • Zahmet vermek.
  • Rahatsız etmek.
  • Taciz etmek.

Discommoded ingilizcede ne demek, Discommoded nerede nasıl kullanılır?

Discommode : Taciz etmek. Rahatsızlık vermek. Zahmet vermek. Rahatsız etmek.

Discommodes : Taciz etmek. Rahatsızlık vermek. Rahatsız etmek. Zahmet vermek.

Discommoding : Taciz etmek. Zahmet vermek. Rahatsız etmek. Rahatsızlık vermek.

Discommodious : Zahmetli. Kullanışsız. Uygunsuz.

Discommodity : Rahatsızlık. Sıkıntı. Külfet. Uygunsuzluk.

Discommend : Suçlamak. Katılmamak. Uygun bulmamak. Uygun görmemek. Aleyhinde olmak.

Discommon : Genel araziyi özelleştirmek. Umumi bir alanı özele çevirmek. Umumi alanı özelleştirmek.

İngilizce Discommoded Türkçe anlamı, Discommoded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discommoded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bait : Cezbetmek. Kışkırtmak. Eziyet etmek. İstek uyandıran şey. Mola. Yem. Cezbetme. Kandırma. Olta yemi. Yapısında organik ve inorganik besin maddelerini bulunduran, belli oranlarda verildiğinde yetiştirciliği yapılan canlının sağlık, gelişme, üreme, verim gibi özellikleri üzerinde olumlu etki yapan maddeler. balıkları cezbetmek için olta iğnesine takılan veya tuzak ağlar içine konulan, sinek, canlı yem, yem solucanı gibi gerçek veya yapay balık yemleri.

 

Incommodes : Sıkıntı vermek. Sıkmak. Huzursuzluk vermek. Huzursuz etmek.

Unsettles : Huzurunu kaçırmak. Sarsmak (inanç veya ekonomi vb'ni). Hasta etmek. Düzenini bozmak. Heyecanlandırmak. Midesini bozmak. Tedirgin etmek. Sarsmak. Yerinden çıkarmak.

Impose on : Zorla kabul ettirmek. Hile ile kabul ettirmek. Empoze etmek. Zorla yüklemek. Sömürüldü. Etkilemek. Birini sömürmek. Faydalanıldı. -e (vergi) koymak.

Undignified : Onursuz. Vakur olmayan. Şerefsiz. Haysiyetsiz.

Bothers : Sinir bozmak. Takmak. Dert vermek. Daraltmak. Üzülmek. Baş belası olmak. Musallat olmak. Can sıkmak. Canını sıkmak.

Unstrung : İpsiz. Telleri gevşemiş. Telleri çıkarılmış. Sinirleri bozuk.

Perturbed : Endişeli. Kaygılı. Aklı karışmış. Tedirgin.

Put out : Dışarı atmak. Canını sıkmak. Öçürmek. İtfa etmek. Şaşırtmak. Vermek (ısı). Bir uzvun yerinden çıkması. Üzmek.

Annoy : Sinir bozmak. Huzursuz etmek. Can sıkmak. İzaç etmek. Sinir etmek. Kızdırmak. Sinirini bozmak. Dalına basmak. Gıcık etmek.

Discommoded synonyms : blushful, hot and bothered, ail, fazed, unsettle, daunted, chagrined, incommode, fashes, bother, badgering, abuse, disconcerted, baited, disoblige, discommoding, impact, beleaguers, agitated, offends, fashed, touch, besiege, inconvenience, fash, flustered, affect, badgered, worrit, touch on, ailed, abuses, discombobulated.

Discommoded zıt anlamlı kelimeler, Discommoded kelime anlamı

Composed : Kendi halinde. Oluşmuş. Bileşmiş. Aynı olay üzerinde çeşitli güçlerin bileşik etkisi. Bileşke. Oluşan. Sakin. Kompoze.

Dignified : Şerefli. Kellifelli. Asil. Saygın. Değerli. Temkinli. Oturaklı. Onurlu. Kıymet verilen. Ağır.

Discommoded antonyms : unagitated.