Beşik nedir, Beşik ne demek
- Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola.
- Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma.
- Bir şeyin doğup geliştiği yer.
- Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü

"Beşik" ile ilgili cümleler
- "Sırbistan'ın beşiği ve kaynağı burasıdır." - F. R. Atay
- "Ayaklarının ucuna basarak beşiğin yanına geldi." - H. E. Adıvar
Yerel Türkçe anlamı:
Bebek, beşik çocuğu.
Kağnıya fazla yük yüklemek için okları arasına konulan çatallı ağaçlar.
Keçi, koyun ve sığır gibi hayvanların alınlarmdaki beyazlık veya böyle bir lekeye sahip olan hayvan
Benekli, alnı benekli hayvan
Bir araya gelmiş ot ve ekin demetlerinin meydana getirdiği büyük yığın.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Damlardaki akıntı bölümü. (Söğütlü -Eskişehir)
Bilimsel terim anlamı:
Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş-ayak yönünde sallanma.
İngilizce'de Beşik ne demek? Beşik ingilizcesi nedir?:
bent backwards (rocking on the belly)
Fransızca'da Beşik ne demek?:
berceau
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Çanakkale kenti, Evciler bucağına bağlı bir yer.
Beşik hakkında bilgiler
Beşik, yenidoğan bebeklerin (süt çocuğu) ve emekleyip yürümeye başlayan ufak çocukların yatması için kullanılan sabit ya da sallamalı, çocuğun düşmemesi için genellikle parmaklıklı karyola benzeri yatak aracı. Bütün dünya halklarında farklı stillerde beşik tipleri görülür.
Beşik kelimesi, etimoloji uzmanı Türkolog Hasan Eren'e göre Türkçe beşi- (~ bişi- «sallamak» ) fiiline -k isim yapım eki getirilerek türetilmiştir. Türk dillerinde "sabit ya da sallamalı çocuk karyolası" olarak yaygın olsa da "salıncak" anlamı da vardır ve fiil olarak beşik sallamak kullanılır. Eski çağlardan beri kullanılır. Orta Türkçe ve Eski Kıpçakça'da da beşik olarak geçer. Çuvaşça hariç çağdaş Türk dillerinde de yaygın biçimde kullanılır; Azerice beşik, Türkmence bişik, Özbekçe beşik, Kırgızca beşik, Tatarca bişik, Balkarca beşik, Nogayca besik, Kazakça besik (бесік), Karakalpakça besik, Hakasça pizik, Hakasçanın Sagay ile Kaç ağzında pezik, Şorca pejik, Teleütçe mejik, Altayca pejik, Yakutça bisik. Macarcaya (bölcső) Osmanlı öncesi eski Türk dillerinden geçmiştir. Balkan dillerine (Bulgarca бешик, Sırpça бешика) ise Osmanlı döneminde Türkçeden geçmiştir. Türkçede beşik mecazen "kaynak" (ana çıkış yeri) anlamında da kullanılır.
Etnografik olarak beşikler bütün dünya halklarında görülür ve genel olarak ağaçtan/tahtadan yapılır. Çağdaş tasarımlarda alüminyum ya da çelik gibi metaller de kullanılır. Göçebe ya da yarı göçebe avcı ve toplayıcı halklarda göçebe yaşamın gereği olarak çocuk beşikleri kundak gibi sarmalanıp her an taşınacakmış gibi tutulur ve genel olarak de annesinin sırtında taşınır.
Alaska Atabaskları huş ağacının (Betula papyrifera) kabuğundan yaparlar.
Beşik ile ilgili Cümleler
- Beşikteki bebek çok şirindir.
- Çocuktum, hatırlıyorum, annem beni beşikte sallıyordu.
- Bebek beşikte uyuyor.
- Beşikte öğrenilen mezara kadar taşınır.
- Bebek beşikte uykuya daldı.
- Beşikte bir bebek uyuyor.
- Beşikte uyuyan sevimli bebeğe bak.
- Bebek beşikte uyuyakaldı.
- Beşikte uyuyan bebeğe bak.
- Bebek beşikte yatarak uzanıyordu.
- Bebek kısa sürede beşikte uyuyakaldı.
- beşikteki bebek çok tatlı.
- Beşik sallayan el dünyayı yönetir.
- Bebek beşikte uyuyordu.
Beşik kısaca anlamı, tanımı:
Bebek : Sevgi bildiren bir seslenme sözü. Göz bebeği. Plastik, tahta, bez vb.nden yapılmış olan insan biçiminde oyuncak. Meme veya kucak çocuğu.
Karyola : Üzerine yatak konulup yatılan tahta veya metal ev eşyası.
Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Biçme işi. Tarz. Herhangi bir şeyin benzeri. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
Beşiğini sallamak : Çocukluğundan veya çok eskiden tanımak, büyümesine hizmet etmek.
Beşikten mezara kadar : Bütün hayatı boyunca, ölünceye kadar.
Beşik kertiği : Bebeğin daha beşikteyken anası babası tarafından nişanlandığı kimse.
Beşik kertme : Bebeğin daha beşikteyken bir başka bebekle anası babası tarafından nişanlanması.
Beşik ölümü : Sıklıkla 1-6 ay arasındaki sağlıklı bebeklerde görülen, otopsi yapılmasına karşın ölüm sebebinin aydınlatılamadığı, beklenmedik bebek kaybı.
Beşikörtüsü : İki yana akıntısı olan çatı, eşeksırtı.
Beşik salıncak : Bayram yerinde kurulan bir salıncak türü.
Altınbeşik : Bir eliyle kendi bileklerini kavrayan iki kişinin, öteki eliyle karşılıklı olarak birbirlerinin bileklerini tutmaları.
Tersbeşik : Sırtüstü yatışta kollarla, bükülü durumdaki dizleri kavrayarak sırt üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma, yuvarlanma.
Ecel beşiği : Çok tehlikeli taşıt veya geçit.
Beşikçi : Beşik yapan veya satan kimse.
Beşikdüzü : Trabzon iline bağlı ilçelerden biri.
Beşiklik : Beşik olmaya uygun.
Beşiklik etmek : Beşiklik görevini yapmak.
Beşiktaş : İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.
Biri eşikte biri beşikte : Küçük çocuğu çok olan kimseler için söylenen bir söz.
Gelin eşikte oğlan beşikte : "bir eve gelin gelir gelmez bebek hazırlıklarına başlamak gerekir" anlamında kullanılan bir söz.
Yatırma : Yatırmak işi.
Uyutma : Uyutmak işi.
Tahta : Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Bu ağaçtan yapılmış. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Kara tahta. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer.
Demir : Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça.
Küçük : Kısık, parlak olmayan (ses). Niteliği aşağı olan, bayağı. Niceliği az olan. Küçük abdest. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Değersiz, önemsiz. Geri aşamada. Yaşı daha az olan. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı.
Ambalaj : Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme.
Uygun : Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Orantılı, oranlı. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip.
Emek : Uzun ve yorucu, özenli çalışma. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak için giriştiği hem doğal ve toplumsal çerçevesini hem de kendisini değiştiren çalışma süreci. Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, zahmet.
Bir : Eş, aynı, bir boyda. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Beraber. Bu sayı kadar olan. Bir kez. Ancak, yalnız. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sadece. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Tek. Sayıların ilki. Aynı, benzer.
Yer : Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Durum, konum. Görev, makam. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Ülke. Gezinilen, ayakla basılan taban. Durum, konum, vaziyet. Önem. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Yerküre. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. İz.
Beşik alayı : Padişahın çocuğu doğduğunda yapılan tören.
Beşik biti : Tahtakurusu.
Beşik boncuğu : Çocuğun oynaması için beşiğin kulpuna takılan boncuk.
Beşik düşmek : Güreşte iki pehlivan berabere kalmak.
Beşik görmek : Kızın babası doğan ilk torununa hediye almak.
Beşik kertmeç : Beşik kertmesi, bebekken evlenmelerine karar verilen çocuklar
Beşik kertmek : Beşikte iken kız ve oğlan çocuklarını nişanlamak.
Beşik kertmesi : Kız ve erkek çocukları beşikte iken nişanlama veya böylece nişanlanmış kız, erkek. bk. beşik kertme. Biribirleriyle nişanlanan bebeklerin, beşiklerine yapılan işaret. İki aile arasındaki dostluğu ve sıkı ilişkiyi daha da pekiştirmek amacıyla, ailelerden birinin çok küçük yaştaki kızını ya da oğlunu ötekinin çocuğuyla ilerde evlendirmek üzere sözle bağlama ya da nişanlama.
Beşik örtü : İki yana akıntısı olan çatı
Beşik örtüsü : İki yana akıntısı olan çatı.
Diğer dillerde Beşik anlamı nedir?
İngilizce'de Beşik ne demek? : n. crib, bassinet, cradle
Fransızca'da Beşik : berceau [le], crèche [la]
Almanca'da Beşik : n. Wiege
Rusça'da Beşik : n. колыбель (F), люлька (F)
adj. колыбельный

Bu kısımda Beşik nedir? Beşik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Beşik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Beşik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.