Bebek nedir, Bebek ne demek
- Meme ya da kucak çocuğu.
- Sevgi bildiren bir seslenme sözü

- Göz bebeği.
- Plastik, tahta, bez vb.nden yapılmış olan insan biçiminde oyuncak.
"Bebek" ile ilgili cümle
- "Uzun kirpikli gözleri sık sık açılıp kapanıyor, bebekleri daima hareket ediyordu." - P. Safa
- "Yarın seni bonmarşeye götüreceğim, beğendiğin bebeği alacağım." - H. E. Adıvar
Yerel Türkçe anlamı:
Kenenin sirkeden sonraki sekiz ayaklı şekli.
Bir çeşit bostan korkuluğu.
Tek kadın tarafından oynanan bir oyun.
Yetişkin erkek: Bizim bebek dağa oduna gitti.
Eğitim alanındaki sözlük anlamı:
Henüz süt emme çağında bulunan çocuk; genellikle bir yaşından daha küçük olan çocuğa verilen ad.
Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:
Anadolu'da kukla oyununa verilen ad.
Tiyatro'daki terim anlamı:
(T.K.O.): Anadolu'da ilkel bir kukla oyununa verilen ad.
İngilizce'de Bebek ne demek? Bebek ingilizcesi nedir?:
baby
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Adıyaman şehri, Akpınar bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Aksaray kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Bebek hakkında bilgiler
Bebek, bir insanın en küçük hali olan doğum anından itibaren yürüme dönemine kadar olan zaman diliminde aldığı isimdir.
Yeni doğmuş olan bir bebek her açıdan anne ve babasına muhtaçtır. Sağlıklı bir bebeğin ağrlığı ortalama 3.2 kg boyu ise 35–50 cm arası olabilir. Erkek bebeklerin ağırlığı kız bebeklere oranla biraz daha fazla olabilir.
İlk aylarda bebeğin gelişimini yakından takip etmek ve bu süreç içerisinde bebekle yakından ilgilenmek çok önemlidir. İlk aylarda bebek, el ve ayaklarını refleks olarak oynatabilir. Yüzüstü yatarken başını çok kısa bir süre için bile olsa yukarı kaldırabilir. Havada ayaküstü tutulunca yürüme hareketleri yapmaya çalışır. Parlak ve hareket eden nesneleri özelliklede etrafında hareket eden insanları izler. Kendisiyle konuşulmasından çok hoşlanır. İşitme duyusu zamanla daha da güçlenir ve seslere karşı tepki vermeye başlar. Yakınlarının özellikle annesinin göz ve ten temasından hoşlanır.
Doğumdan itibaren ilk 6 ay için bebeğin anne sütü ile beslenmesi gerekli ve yeterlidir. Çünkü anne sütü bebeklerin gelişebilmeleri için gerekli olan tüm besinleri içerir, bulaşıcı hastalıklara karşı ona bağışıklık kazandırır. Emzirme, aynı zamanda, anne ile çocuk arasında, çocuğun ruhsal açıdan sağlıklı gelişmesini etkileyen yakın bir ilişkinin doğmasına yardımcı olur.
Bebek ile ilgili Cümleler
- Bebek ağlamayı kesti.
- Hangisi daha ürpetici, konuşan bir oyuncak ayı mı yoksa konuşan bir oyuncak bebek mi?
- Bebek ağlıyor.
- Bebek ağlamaya başladı.
- Birkaç saatlik doğum sancısından sonra, güzel sağlıklı bir bebek doğurdu.
- Bebek ağlıyor. Sanırım o hasta.
- Bebek ağladı.
- O bir bebekken evlat edinilmiştir.
- Tom'un göz yaşları yüzünden akmaya başladı, bebek kızını ilk kez gördüğü zaman.
- Bebek ağlamaktan başka bir şey yapmadı.
- Ali bir bebek gibi uyudu.
- Bu şimdiye kadar gördüğüm en şirin bebek.
- Onlar bebekler.
- Bebek aç olduğu için ağlıyordu.
Bebek anlamı, tanımı:
İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.
Bebe : Bebek, küçük çocuk.
Bebek beklemek : Kadın gebe durumda bulunmak.
Bebek gibi : Bebeğe yakışır bir biçimde. çok güzel (kadın).
Bebek ölümü : Çeşitli hastalıklardan dolayı 0-2 yaş grubunda bulunan çocukların ölümü.
Dandini bebek : Yaşına yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse.
Hoppala bebek : Çocukça davranışları olan kimse.
Koca bebek : Yaşından daha küçük davranışlar gösteren kimse.
Taş bebek : Genellikle alçı vb.nden yapılmış oyuncak bebek. Yaşı ilerlemiş olmasına karşın genç görünen kimse.
Tüp bebek : Üreme organlarındaki rahatsızlıklar yüzünden ana rahminin dışında yumurtanın döllenmesi ve sonra ana rahmine yerleştirilmesi sonucunda doğan bebek.
Zilli bebek : Şakşakçı.
Göz bebeği : Gözde irisin ortasında bulunan, ışığın azlığına veya çokluğuna göre büyüyüp küçülen yuvarlak delik, bebek. Çok sevilen, önem verilen kimse vb.
Bebekçe : Bebek gibi, bebeğe yakışır bir biçimde.
Bebekleşmek : Bebek gibi davranışlarda bulunmak.
Bebeklik : Yeni doğan yavrunun yetişkinlerin bakımına sürekli olarak bağımlı olduğu dönem. Bebek gibi davranışlarda bulunma. Bebek olma durumu.
Bebeklik etmek : Bebeğe yakışır bir biçimde davranmak.
El bebek gül bebek : Nazlı, şımarık bir biçimde.
Taş bebek gibi : Çok güzel fakat genellikle soğuk ve donuk (kadın).
Meme : Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü. Gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer. Ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı. Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik. Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı.
Kucak : Açık kollarla göğüs arasına sığabilen miktarda olan. Ortam, ocak. Açık kollarla göğüs arasındaki bölüm, aguş. Herhangi bir durumun veya şeyin sınırlarının arası, iç.
Plastik : Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik veya sentetik olarak yapılmış olan madde. Bu maddeden yapılan.
Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta. Bu ağaçtan yapılmış. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh.
Biçim : Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Herhangi bir şeyin benzeri. Tarz. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Biçme işi. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl.
Oyuncak : Önemsiz ve kolay iş. Başkaları tarafından bir araç gibi kullanılan, hiçe sayılan güçsüz kimse. Oyun aracı.
Sevgi : İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Kısık, parlak olmayan (ses). Geri aşamada. Küçük abdest. Niceliği az olan. Yaşı daha az olan. Değersiz, önemsiz. Niteliği aşağı olan, bayağı.
Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.
Göz : Delik, boşluk. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. Bakış, görüş. Bazı deyimlerde, görme ve bakma. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Bazı yaraların uç bölümü. Nazar. Oda. Çekmece. Görme organı, basar. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. Bölüm, hane. Terazi kefesi.
Bir : Beraber. Ancak, yalnız. Sayıların ilki. Eş, aynı, bir boyda. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Tek. Aynı, benzer. Sadece. Bir kez. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayı kadar olan.
Seslenme : Sözü birine veya birilerine yöneltme, hitap. Seslenmek işi.
Bebek bakımevi : Süt çocuklarının genellikle gündüzleri ve kimi durumlarda geceleri bakılmak üzere bırakıldıkları yer.
Bebek büyütücü dili veya dadı dili : Bebeklere bir şey söylerken kullanılan dil.
Bebek endüstri : Yeni kurulduğu için uluslararası rekabet gücüne sahip olamayan endüstri.
Bebek endüstri savı : Yeni kurulan sanayilerin uluslararası rekabet gücü kazanıncaya kadar kotalar, yüksek gümrük vergileri vb. dış ticaret politikası araçlarıyla korunması gerektiğini ileri süren F. List tarafından geliştirilmiş görüş.
Bebek oyunlu ölçer : Özellikle çocukların tutum ve eğilimlerini saptamak üzere, onlara çeşitli toplumsal kişilikleri simgeleyen bebekler vererek, belli yaşam durumlarını oyunluğa koyarcasına oynamalarını isteyen kestirimci ve uzancalı gözlem yordamı, bk. uzancalı yordam
Bebek ölçeri : Bebeklik dönemindeki davranışsal gelişimi değerlendirmeye yarayan bir ölçer.
Bebek ölümü oranı : Bir yıl içinde görülen bir yaşından küçük çocuk ölümü sayısının o yılki canlı doğan çocuk sayısına oranı.
Bebek ustası : Bebek kasrı ve çevresinin korunmasından ve güvenliğinden sorumlu olan bostancı subayı.
Bebekçik : Gelincik çiçeği.
Bebekderesi : Tokat ili, Artova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Diğer dillerde Bebek anlamı nedir?
İngilizce'de Bebek ne demek? : [Bebek] adj. baby, infant, infantile
n. baby, infant, babe; doll; cookie, cooky
Fransızca'da Bebek : bébé [le]; poupon [le]; (oyuncak) poupée [la]
Almanca'da Bebek : n. Hampelmann, Kleine
Rusça'da Bebek : n. младенец (M), дитя (N), ребенок (M), сосунок (M), кроха (F)

Bu kısımda Bebek nedir? Bebek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bebek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bebek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.